DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Brust {f} bağır {i}
die Brust {f} göğüs {i}
die Brust {f} [mil.]istihkam siperi {i}
die Brust {f} koyun {i}
die Brust {f} meme {i}
die Brust {f} sine {i}
Brust geben {allg} meme vermek {allg}
die Brustatmung {f} göğüs solunumu {i}
der Brustbaum {m} önlük {i}
die Brustbeere {f} çiğde {i}
die Brustbeere {f} hünnap {i}
die Brustbeere {f} [Bot.]ünnap yemişi {i}
das Brustbein {n} [anat.]göğüs kemiği {i}
das Brustbein {n} [Zoo]lades kemiği {i}
die Brustbeschwerde {f} göğüs ağırlığı {i}
die Brustbeschwerde {f} tıkanıklık {i}
die Brustbeschwerde {f} zor nefes alma {i}
der Brustbeutel {m} koyna asılan para kesesi {i}
der Brustbeutel {m} para kesesi {i}
das Brustbild {n} belden yukarı resim {i}
Brustbonbon {nm} öksürük pastili {nm}
Brustbonbon {nm} öksürük şekeri {nm}
die Brustboormaschine {f} göğüs matkabı {i}
die Brustdrüse {f} [anat.]meme bezi {i}
brüsten {v} böbürlenmek {fi}
brüsten {v} kurumlanmak {fi}
brüsten {v} övünmek {fi}
brüsten {v} böbürlenmek {fi}
brüsten {v} kurumlanmak {fi}
brüsten {v} övünmek {fi}
brüsten {allg} bir şeyle övünmek {allg}
die Brustenge {f} göğüs darlığı {i}
das Brustfell {n} [anat.]akciğer zarı {i}
das Brustfell {n} göğüs zarı {i}
die Brustfellentzündung {f} [Med.]akciğer zarı iltihabı {i}
die Brustfellentzündung {f} göğüs zarı iltihabı {i}
die Brustfellentzündung {f} [Med.]plörezi {i}
die Brustfellentzündung {f} [Med.]zatülcenp {i}
die Brustflosse {f} [Zoo]göğüs yüzgeci {i}
die Brustgeschwulst {f} göğüs uru {i}
die Brustgeschwulst {f} meme uru {i}
der Brusthalter {m} sütyen {i}
die Brusthöhle {f} [anat.]göğüs boşluğu {i}
die Brusthöhle {f} göğüs kovuğu {i}
das Brustkasten {n} [anat.]göğüs kafesi {i}
das Brustkorb {n} [anat.]göğüs kafesi {i}
der Brustkorb {m} kaburga {i}
der Brustkrebs {m} [Med.]göğüs kanseri {i}
der Brustkrebs {m} meme kanseri {i}
die Brustlehne {f} korkuluk {i}
die Brustlehne {f} [Naut.]küpeşte {i}
die Brustlehne {f} parmaklık {i}
die Brustlehne {f} tırabzan {i}
der Brustmuskel {m} göğüs kası {i}
die Brustschmerzen {f} göğüs ağrısı {i}
das Brustschwimmen {n} kurbağalama {i}
Brustschwimmen {itr} [Sp]kurbağalama stili yüzmek {itr}
das Brustschwimmen {n} [Sp]kurbağalama yüzme {i}
die Bruststimme {f} göğüs sesi {i}
die Bruststimme {f} göğüsten gelen ses {i}
das Bruststück {n} göğüs eti {i}
die Brusttasche {f} cep {i}
die Brusttasche {f} koyun cebi {i}
der Brusttee {m} göğüs yumuşatıcı çay {i}
der Brustton {m} göğüs sesi {i}
der Brustton {m} tok ses {i}
das Brusttuch {n} atkı {i}
das Brusttuch {n} boyun atkısı {i}
das Brusttuch {n} etol {i}
das Brusttuch {n} kaşkol {i}
das Brusttuch {n} şal {i}
der Brusttumor {m} göğüs uru {i}
der Brusttumor {m} meme uru {i}
der Brustumfang {m} göğüs çevresi {i}
der Brustumfang {m} göğüs civarı {i}
die Brüstung {f} korkuluk {i}
die Brüstung {f} [Naut.]küpeşte {i}
die Brüstung {f} [mil.]omuz siperi {i}
die Brüstung {f} parapet {i}
die Brüstung {f} parmaklık {i}
Indirekte Treffer
die an die Brust schlagen {allg} pişman olmak {allg}
an die Brust schlagen {allg} dövünmek {allg}
an die Brust schlagen {allg} başını taştan taşa vurmak {allg}
an die Brust schlagen {allg} başını taşa vurmak {allg}
an die Brust ziehen {allg} bağrına basmak {allg}
aus voller Brust {allg} var gücüyle {allg}
aus voller Brust {allg} tüm gücüyle {allg}
Brust geben {allg} meme vermek {allg}
die Brust geben {v} meme vermek {fi}
die Brust geben {v} emzirmek {fi}
in die Brust werfen {allg} göğsünü germek {allg}
in die Brust werfen {allg} göğsünü gere gere dolanmak {allg}
jemandem die Pistole auf die Brust setzen {allg} birini tehdit ederek istediğini kabul ettirmek {allg}
jemandem die Pistole auf die Brust setzen {allg} gırtlağına basmak {allg}