TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
çalmak {fi} abservieren {v}
çalmak {fi} abspielen {v}
çalmak {fi} abstauben {v}
çalmak {fi} abstehlen {v}
çalmak {fi} [müz]aufführen {v}
çalmak {fi} auftragen {v}
çalmak {fi} ausposaunen {v}
çalmak {itr} [müz]bearbeiten {itr}
çalmak {fi} beiseite bringen {v}
çalmak {fi} bestehlen {v}
çalmak {fi} blasen {v}
çalmak {fi} [müz]darbieten {v}
çalmak {v} entwenden {v}
çalmak {allg} mitlaufen lassen {allg}
çalmak {itr} hämmern {itr}
çalmak {v} klauen {v}
çalmak {v} klemmen {v}
çalmak {itr} klingen {itr}
çalmak {fi} läuten {v}
çalmak {v} mausen {v}
çalmak {allg} mitgehen lassen {allg}
çalmak {v} nehmen {v}
çalmak {fi} pochen {v}
çalmak {v} rauben {v}
çalmak {fi} [müz]schlagen {v}
çalmak {fi} vergreifen {v}
çalmak {fi} [müz]spielen {v}
çalmak {v} stehlen {v}
çalmak {fi} stibitzen {v}
çalmak {fi} wegstehlen {v}
Indirekte Treffer
ağzına bir parmak bal çalmak {fi} abspeisen {v}
alarm borusu çalmak {allg} [ask]Alarm blasen {allg}
aynı telden çalmak {allg} in das gleiche Horn stoßen {allg}
başkasının eserini çalmak {fi} plagiieren {v}
başlama düdüğü çalmak {fi} [sp]anpfeifen {v}
bir müzik aleti çalmak {allg} ein Instrument beherrschen {allg}
bir müzik enstrümanını çalmak {v} [müz]intonieren {v}
birisinden bir şey çalmak {v} bestehlen {v}
birisinden bir şey çalmak {v} bemausen {v}
birisinden bir şey çalmak {v} beklauen {v}
birisinin vaktini çalmak {allg} die Zeit stehlen {allg}
boru çalmak {itr} [müz]tuten {itr}
boru çalmak {v} [ask]trompeten {v}
bozuk çalmak {fi} sauer werden {v}
çalgı çalmak {fi} aufspielen {v}
çan çalmak {itr} läuten {itr}
çanı çalmak {v} läuten {v}
çene çalmak {allg} ausplaudern {allg}
çene çalmak {itr} schwätzen {itr}
darbuka çalmak {v} [müz]trommeln {v}
davul çalmak {v} [müz]trommeln {v}
davul çalmak {fi} an die große Glocke hängen {v}
davul çalmak {allg} die Trommel rühren {allg}
değersiz bir şey çalmak {v} stibitzen {v}
dinleyici önünde çalmak {fi} [müz]vorspielen {v}
düdük çalmak {itr} [oto]hupen {itr}
ek olarak çalmak {fi} [müz]zugeben {v}
etekleri zil çalmak {fi} hocherfreut sein {v}
ezbere çalmak {allg} [müz]auswendig spielen {allg}
felekten bir gece çalmak {allg} köstlich amüsieren {allg}
felekten bir gün çalmak {allg} einen fröhlichen Tag erleben {allg}
flüt çalmak {itr} [müz]flöten {itr}
galabe çalmak {fi} ausstechen {v}
giriş müziği çalmak {itr} [müz]präludieren {itr}
gong çalmak {itr} gongen {itr}
her telden çalmak {allg} ein Tausendsassa sein {allg}
hızlı çalmak {fi} [müz]wirbeln {v}
hücum borusu çalmak {allg} [ask]zum Angriff blasen {allg}
ıslık çalmak {fi} pfeifen {v}
kaba çene çalmak {itr} klonen {itr}
kapı çalmak {itr} läuten {itr}
kapı çalmak {fi} anpochen {v}
kapıyı çalmak {v} läuten {v}
kapıyı çalmak {allg} an der Tür schellen {allg}
kapıyı çalmak {fi} anklopfen {v}
kapıyı çalmak {allg} an die Tür pochen {allg}
kapıyı çalmak {allg} an die Tür klopfen {allg}
kapıyı çalmak {allg} an die Tür anpochen {allg}
kara çalmak {fi} verleumden {v}
kara çalmak {fi} anschwärzen {v}