DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
lieb {adj} akıllı {s}
lieb {adj} arkadaşça {s}
lieb {adj} aziz {s}
lieb {adj} beğenilen {s}
lieb {adj} biricik {s}
lieb {a} cana yakın {a}
lieb {a} cana yayın {a}
lieb {adj} candan {s}
lieb {adj} değerli {s}
lieb {adj} dostça {s}
lieb {adj} gözde olan {s}
lieb {adj} hoş {s}
lieb {adj} hoşa giden {s}
lieb {a} itaatkar {a}
lieb {adj} kıymetli {s}
das Lieb {n} sevgili {i}
das Lieb {n} sevgilim {i}
lieb {adj} sevilen {s}
lieb {a} sevimli {a}
lieb {adj} tatlı {s}
lieb {adj} uslu {s}
lieb behalten {v} birisine karşı sevgisini sürdürmek {fi}
lieb gewinnen {v} hoşlanmak {fi}
lieb gewinnen {v} kanı kaynamak {fi}
lieb gewinnen {v} sevgisini kazanmak {fi}
lieb gewinnen {v} sevmeye başlamak {fi}
lieb gewinnen {v} yavaş yavaş sevmeye başlamak {fi}
lieb haben {v} birisinden çok hoşlanmak {fi}
lieb haben {v} birisini çok beğenmek {fi}
lieb haben {v} hoşlanmak {fi}
lieb haben {v} sevmek {fi}
liebäugeln {itr} cilveleşmek {itr}
liebäugeln {itr} göz süzmek {itr}
liebäugeln {v} kesişmek {fi}
das Liebchen {n} aşkım! {i}
das Liebchen {n} nonoşum! {i}
das Liebchen {n} sevgilim! {i}
die Liebe {f} sevgi {i}
die Liebe {f} aşk {i}
Liebe auf den ersten Blick {allg} ilk bakışta aşık olma {allg}
Liebe auf den ersten Blick {allg} yıldırım aşkı {allg}
Liebe auf ersten Blick {allg} yıldırım aşkı {allg}
Liebe Grüße {allg} [Redw.]Sevgilerle {allg}
Liebe meines Lebens {allg} en büyük aşkım {allg}
die Liebelei {f} flört {i}
die Liebelei {f} hovardalık {i}
die Liebelei {f} kısa aşk ilişkisi {i}
liebeln {itr} kur yapmak {itr}
lieben {allg} bir şeyden hoşlanmak {allg}
lieben {allg} zevk almak {allg}
lieben {v} aşık olmak {fi}
lieben {v} beğenmek {fi}
lieben {v} geliştirmek {fi}
lieben {v} hoşlanmak {fi}
lieben {v} sevgisi olmak {v}
lieben {v} sevmek {v}
lieben {v} karşılıklı sevgi duymak {fi}
lieben {v} sevişmek {fi}
Lieben (eine Verabschiedungsfloskel) {allg} [Redw.]sevgiler {allg}
liebenswert {adj} cana yakın {s}
liebenswert {adj} candan {s}
liebenswert {adj} elzem {s}
liebenswert {adj} hoş {s}
liebenswert {adj} sempatik {s}
liebenswert {adj} sevilmeye değer {s}
liebenswert {adj} sevimli {s}
liebenswürdig {adj} elzem {s}
liebenswürdig {adj} cezbedici {s}
liebenswürdig {adj} güler yüzlü {s}
liebenswürdig {a} hatırşinas {a}
liebenswürdig {adj} kibar {s}
liebenswürdig {adj} nazik {s}
liebenswürdig {adj} sevilmeye değer {s}
liebenswürdig {adj} sevimli {s}
liebenswürdig {adj} yardımsever {s}
liebenswürdigerweise {adv} lütfen {adv}
liebenswürdigerweise {adv} nezaketen {adv}
die Liebenswürdigkeit {f} güler yüz {i}
die Liebenswürdigkeit {f} hatırşinaslık {i}
die Liebenswürdigkeit {f} kibarlık {i}
Indirekte Treffer
die einander lieb gewinnen {allg} birbirinden hoşlaşmak {allg}
einander lieb gewinnen {allg} birbirini sevmek {allg}
einander lieb haben {allg} hoşlaşmak {allg}
einander lieb haben {allg} birbirini sevmek {allg}
lieb behalten {v} birisine karşı sevgisini sürdürmek {fi}
lieb gewinnen {v} yavaş yavaş sevmeye başlamak {fi}
lieb gewinnen {v} kanı kaynamak {fi}
lieb gewinnen {v} hoşlanmak {fi}
lieb gewinnen {v} sevmeye başlamak {fi}
lieb gewinnen {v} sevgisini kazanmak {fi}
lieb haben {v} sevmek {fi}
lieb haben {v} hoşlanmak {fi}
lieb haben {v} birisini çok beğenmek {fi}
lieb haben {v} birisinden çok hoşlanmak {fi}