TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
sevgi {i} die Flamme {f}
sevgi {i} die Freundschaft {f}
sevgi {i} die Minne {f}
sevgi {i} die Pietät {f}
sevgi {i} die Zuneigung {f}
sevgi {i} die Zuwendung {f}
sevgi {i} die Liebe {f}
sevgi dolu {s} liebreich {adj}
sevgi dolu {s} [ed]minniglich {adj}
sevgi dolu {s} mütterlich {adj}
sevgi dolu {s} zärtlich {adj}
sevgi dolu dindar {i} der Pietist {m}
sevgi dolu olma {i} die Zärtlichkeit {f}
sevgi gösterisi {i} die Ovation {f}
sevgi içinde dindarlık felsefesi {i} der Pietismus {m}
sevgi ifade seslenişi {i} [hayb]das Mäuschen {n}
sevgi ispatı {i} der Liebesbeweis {m}
sevgi sözcüğü {i} das Herzblatt {n}
sevgi sözcüğü {i} der Schatz {m}
sevgi sözcüğü {i} das Schätzchen {n}
sevgi sözcüğü {i} das Schätzlein {n}
sevgi ve saygı eksikliği {i} [ruhb]die Deprivation {f}
sevgi ve yakınlık duyma {i} die Sympathie {f}
sevgi yitimi {i} [ruhb]die Deprivation {f}
sevgiden mahrum etme {i} der Liebesentzug {m}
sevgiden yoksun {s} lieblos {adj}
sevgiler {allg} [Redw.]Lieben (eine Verabschiedungsfloskel) {allg}
Sevgilerle {allg} [Redw.]Liebe Grüße {allg}
sevgili {i} die Beischläferin {f}
sevgili {mf} Beste {mf}
sevgili {mf} Buhle {mf}
sevgili {i} der Darling {m}
sevgili {i} die Dulzinea {f}
sevgili {i} die Flamme {f}
sevgili {i} der Galan {m}
sevgili {s} geliebt {adj}
sevgili {i} die Geliebte {f}
sevgili {i} der Geliebter {m}
sevgili {fm} Herzallerliebste(r) {fm}
sevgili {fm} Herzliebste(r) {fm}
sevgili {i} der Holde {m}
sevgili {i} das Lieb {n}
sevgili {i} die Freundschaft {f}
sevgili {i} der Liebhaber {m}
sevgili {i} die Liebhaberin {f}
sevgili {i} der Liebling {m}
sevgili {i} das Mädchen {n}
sevgili {i} der Schatz {m}
sevgili {i} das Schätzchen {n}
sevgili {s} teuer {adj}
sevgili {s} [ed]traut {adj}
sevgili ... {allg} liebste ... {allg}
sevgili ... {allg} liebster ... {allg}
sevgili babacığım! {allg} lieber Vater {allg}
Sevgililer Günü {i} der Valentinstag {m}
sevgilim {i} das Lieb {n}
sevgilim {allg} mein Mäuschen {allg}
sevgilim {allg} mein Schatz {allg}
sevgilim! {i} das Liebchen {n}
sevgilim! {allg} mein Darling {allg}
sevgilim! {allg} mein Liebling {allg}
sevgilisi olmayan kişi {i} die Single {f}
sevgisi olmak {v} lieben {v}
sevgisine karşılık bulamamak {allg} keine Gegenliebe finden {allg}
sevgisini kazanmak {fi} lieb gewinnen {v}
sevgisini kazanmak için çabalamak {fi} Umwerben {v}
sevgisiz {s} lieblos {adj}
sevgisiz {s} pietätlos {adj}
sevgisiz {s} stiefmütterlich {adj}
sevgisizlik {i} die Lieblosigkeit {f}
sevgiyle {allg} [Redw.]mit Liebe (eine Verabschiedungsfloskel) {allg}
Indirekte Treffer
ana-babasına karşı beslediği sevgi {i} die Kindesliebe {f}
aşırı sevgi {i} der Kult {m}
candan sevgi {allg} innige Liebe {allg}
göstermelik sevgi {i} der Judaskuss {m}
kardeş gibi sevgi {allg} brüderliche Liebe {allg}
karşılıklı sevgi {i} die Gegenliebe {f}
karşılıklı sevgi duymak {fi} lieben {v}
sahte sevgi {i} der Judaskuss {m}
sahte sevgi {allg} falsche Liebe {allg}
sevgi dolu {s} zärtlich {adj}
sevgi dolu {s} mütterlich {adj}
sevgi dolu {s} [ed]minniglich {adj}
sevgi dolu {s} liebreich {adj}
sevgi dolu dindar {i} der Pietist {m}
sevgi dolu olma {i} die Zärtlichkeit {f}
sevgi gösterisi {i} die Ovation {f}
sevgi içinde dindarlık felsefesi {i} der Pietismus {m}
sevgi ifade seslenişi {i} [hayb]das Mäuschen {n}
sevgi ispatı {i} der Liebesbeweis {m}
sevgi sözcüğü {i} das Schätzchen {n}
sevgi sözcüğü {i} der Schatz {m}
sevgi sözcüğü {i} das Herzblatt {n}
sevgi sözcüğü {i} das Schätzlein {n}
sevgi ve saygı eksikliği {i} [ruhb]die Deprivation {f}
sevgi ve yakınlık duyma {i} die Sympathie {f}
sevgi yitimi {i} [ruhb]die Deprivation {f}
taparcasına sevgi {i} der Kult {m}
zayıf ve ufak çoçuklara sevgi sözcüğü {i} [hayb]der Spatz {m}