TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
güçlü {s} drahtig {adj}
güçlü {s} handfest {adj}
güçlü {s} kernig {adj}
güçlü {s} kräftig {adj}
güçlü {s} kraftvoll {adj}
güçlü {a} leistungsfähig {a}
güçlü {s} [tek]leistungsstark {adj}
güçlü {s} mächtig {adj}
güçlü {s} machtvoll {adj}
güçlü {i} das Mannsbild {n}
güçlü {a} markig {a}
güçlü {i} der Naturbursche {m}
güçlü {s} potent {adj}
güçlü {s} robust {adj}
güçlü {s} rüstig {adj}
güçlü {s} [bitk]saftig {adj}
güçlü {s} sportlich {adj}
güçlü {s} stämmig {adj}
güçlü {s} stark {adj}
güçlü {s} steif {adj}
güçlü {s} stiernackig {adj}
güçlü {s} stramm {adj}
güçlü {s} [müz]taktfest {adj}
güçlü {s} tragkräftig {adj}
güçlü {s} unverbraucht {adj}
güçlü {s} wuchtig {adj}
güçlü {s} valenter {adj}
güçlü adam {i} der Kraftmeier {m}
güçlü bir yapısı olmak {allg} Bärennatur haben {allg}
güçlü ense {i} der Stiernacken {m}
güçlü fırtına {i} der Hurrikan {m}
güçlü gibi görünüp aslında yüreksiz olan kişi {i} der Papiertiger {m}
güçlü his {i} die Inbrunst {f}
güçlü kaslı {s} muskulös {adj}
güçlü kuvvetli {s} athletisch {adj}
güçlü kuvvetli {i} der Berserker {m}
güçlü kuvvetli {s} drall {adj}
güçlü kuvvetli {s} hünenhaft {adj}
güçlü kuvvetlilik {i} die Robustheit {f}
güçlü olmak {v} vertragen {v}
güçlü savunma mevzii {s} [ask]sturmfrei {adj}
güçlü sesler {ç} [müz]die Obertöne {pl}
güçlü ülkelerin devlet adamlarının katıldığı toplantı {i} die Gipfelkonferenz {f}
güçlü yapı {i} die Bärennatur {f}
güçlüğü yenme {i} die Überbrückung {f}
güçlük {i} [eko]der Engpass {m}
güçlük {i} die Erschwernis {f}
güçlük {i} die Härte {f}
güçlük {i} die Kalamität {f}
güçlük {i} [coğ]die Klippe {f}
güçlük {i} die Kompliziertheit {f}
güçlük {i} die Misere {f}
güçlük {i} die Mühe {f}
güçlük {i} die Schwere {f}
güçlük {i} die Schwierigkeit {f}
güçlük {i} die Subtilität {f}
güçlük {i} die Unannehmlichkeit {f}
güçlük {ç} die Unannehmlichkeiten {pl}
güçlük {i} die Klippe {f}
güçlük {i} die Komplikation {f}
güçlük {i} die Problematik {f}
güçlük {i} das Rosenbeet {n}
güçlük {i} [bitk]der Rosengarten {m}
güçlük {i} die Schwierigkeit {f}
güçlük çekmeden {s} reibungslos {adj}
güçlük çekmek {fi} abmühen {v}
güçlük olmadan {s} reibungslos {adj}
güçlük verici {s} mühsam {adj}
güçlükle {a} kaum {a}
güçlükle {allg} mit Anstrengung {allg}
güçlükle {allg} mit Müh und Not {allg}
güçlükle açmak {fi} aufnesteln {v}
güçlükle ayrılmak {fi} losreißen {v}
güçlükle elde etmek {fi} abringen {v}
güçlükle elde etmek {itr} erkämpfen {itr}
güçlükle ilerlemek {allg} schleppen {allg}
güçlükle karşılaşmak {allg} auf Granit beißen {allg}
güçlükle kurtulmak {allg} entringen {allg}
güçlükle sahip olmak {v} entringen {v}
güçlükle toplamak {v} klauben {v}
Indirekte Treffer
çiftleşme açısından güçlü erkek geyik {i} [hayb]der Platzhirsch {m}
çok güçlü {s} bullenstark {adj}
çok güçlü {s} riesig {adj}
çok güçlü {s} riesenstark {adj}
çok güçlü {s} herkulisch {adj}
çok güçlü bir adam {allg} ein starker Mann {allg}
daha güçlü {allg} noch kräftiger {allg}
devletin güçlü olması {i} [pol]die Vormachtstellung {f}
güçlü adam {i} der Kraftmeier {m}
güçlü bir yapısı olmak {allg} Bärennatur haben {allg}
güçlü ense {i} der Stiernacken {m}
güçlü fırtına {i} der Hurrikan {m}
güçlü gibi görünüp aslında yüreksiz olan kişi {i} der Papiertiger {m}
güçlü his {i} die Inbrunst {f}
güçlü kaslı {s} muskulös {adj}
güçlü kuvvetli {s} hünenhaft {adj}
güçlü kuvvetli {s} drall {adj}
güçlü kuvvetli {i} der Berserker {m}
güçlü kuvvetli {s} athletisch {adj}
güçlü kuvvetlilik {i} die Robustheit {f}
güçlü olmak {v} vertragen {v}
güçlü savunma mevzii {s} [ask]sturmfrei {adj}
güçlü sesler {ç} [müz]die Obertöne {pl}
güçlü ülkelerin devlet adamlarının katıldığı toplantı {i} die Gipfelkonferenz {f}
güçlü yapı {i} die Bärennatur {f}
kendini güçlü hissetmek {allg} stark fühlen {allg}
oldukça güçlü {s} riesig {adj}