DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
hinaus {a} defol! {a}
hinaus {adv} dışarı {adv}
hinaus {a} dışarıya {a}
hinaus {adv} dışarıya doğru {adv}
hinaus sein {v} atlatmış olmak {fi}
hinaus sein {v} dışına çıkmak {fi}
hinaus sein {v} gidilecek bir yeri geçmiş olmak {fi}
hinaus sein {v} uzak olmak {fi}
hinausbefördern {v} kapı dışarı etmek {fi}
hinausbefördern {v} kovmak {fi}
hinausbegleiten {v} kapıyı göstermek {fi}
hinausbegleiten {v} yolu göstermek {fi}
hinausbeugen {v} dışarı doğru sarkmak {fi}
hinausbringen {v} çıkarmak {fi}
hinausbringen {v} dışarı götürmek {fi}
hinausekeln {v} kötü davranışta bulunarak dışarı çıkmasını sağlamak {fi}
hinausexpedieren {v} kapıdışarı etmek {fi}
hinausexpedieren {v} kovmak {fi}
hinausexpedieren {v} sepetlemek {fi}
hinausfliegen {v} çıkmak {fi}
hinausfliegen {v} kovulmak {fi}
hinausführen {v} aşmak {fi}
hinausführen {v} dışarı çıkartmak {fi}
hinausführen {v} dışarı götürmek {fi}
hinausgehen {v} açılmak {fi}
hinausgehen {v} bakmak {fi}
hinausgehen {v} çıkmak {fi}
hinausgehen {v} dışarı akmak {fi}
hinausgehen {v} sınırı aşmak {fi}
hinausgehen über {v} aşmak {fi}
hinausgehen über {v} yenmek {fi}
hinausgeschoben {adv} ertelenmiş {adv}
hinausgeschoben {adv} ötelenmiş {adv}
hinausgeschoben {adv} tehir edilmiş {adv}
hinausgeschobene Zahlung {allg} ertelenmiş ödeme {allg}
hinauskommen {v} dışarı çıkmak {fi}
hinauskommen {v} rütbe aşaması yapmak {fi}
hinauskomplimentieren {v} başından savmak {fi}
hinauskomplimentieren {v} sepetlemek {fi}
hinauslaufen {v} dışarı akmak {fi}
hinauslaufen {v} dışarı koşmak {fi}
hinauslaufen {allg} dışarı doğru sarkmak {allg}
hinauslaufen auf {v} sonuçlanmak {fi}
hinauslegen {v} düzenlemek {fi}
hinauslegen {v} tanzim etmek {fi}
hinauslegen {v} tesis etmek {fi}
hinausposaunen {v} gizli bir sırrı herkese anlatmak {fi}
hinausragen {v} dışarı sarkmak {fi}
hinausragen {v} dışarı taşmak {fi}
hinausragen {v} dışarıya doğru çıkmak {fi}
hinausschieben {v} dışarı itmek {fi}
hinausschieben {v} ertelemek {fi}
hinausschieben {v} geciktirmek {fi}
hinausschieben {v} ileri bir tarihe atmak {fi}
hinausschieben {v} tehir etmek {fi}
die Hinausschiebung {f} erteleme {i}
die Hinausschiebung {f} geciktirme {i}
die Hinausschiebung {f} tehir {i}
hinausschießen {v} aceleyle dışarı doğru koşmak {fi}
hinausschießen {v} aceleyle dışarı kaçmak {fi}
hinausschlüpfen {v} dışarı kaçmak {fi}
hinausschmeißen {v} dışarı atmak {fi}
hinausschmeißen {v} kapıdışarı etmek {fi}
hinausschmeißen {v} kovmak {fi}
hinaussetzen {v} evden) çıkarmak {fi}
hinaussetzen {v} kapının önüne koymak {fi}
hinausstellen {v} dışarı bırakmak {fi}
hinausstellen {v} dışarı koymak {fi}
hinausstellen {v} [Sp]oyundan atmak {fi}
hinaustun {v} dışarıya koymak {fi}
hinauswachsen {v} büyüyerek daha uzun olmak {fi}
hinauswerfen {v} dışarı atmak {fi}
hinauswerfen {v} dışarıya atmak {fi}
hinauswerfen {v} işten atmak {fi}
hinauswerfen {v} kapı dışarı etmek {fi}
hinauswollen {v} dışarı çıkmak istemek {fi}
hinauswollen auf {v} kastetmek {fi}
der Hinauswurf {m} işten atma {i}
hinausziehen {v} çıkarmak {fi}
hinausziehen {v} dışarı çekmek {fi}
Indirekte Treffer
darüber hinaus {allg} ayrıca {allg}
darüber hinaus {allg} bunun ötesinde {allg}
darüber hinaus {allg} bundan başka {allg}
hinaus sein {v} gidilecek bir yeri geçmiş olmak {fi}
hinaus sein {v} dışına çıkmak {fi}
hinaus sein {v} atlatmış olmak {fi}
hinaus sein {v} uzak olmak {fi}
hoch hinaus wollen {allg} gözü yükseklerde olmak {allg}
sein Geld zum Fenster hinaus werfen {allg} parasını sokağa atmak {allg}
über etw hinaus {allg} bir şeyden öte {allg}
übers Ziel hinaus schießen {allg} haddini aşmak {allg}
übers Ziel hinaus schießen {allg} sınırı aşmak {allg}
vom Fenster hinaus {allg} pencereden dışarı {allg}
weit hinaus {adv} uzakta {adv}
weit hinaus {adv} uzağa {adv}
zu hoch hinaus wollen {v} gözü yükseklerde olmak {fi}