DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
anhaben {v} üzerinde olmak {fi}
anhaben {allg} birisine kötülük yapmak {allg}
anhaften {v} üstüne sinmek {fi}
anhaften {v} yapışık kalmak {fi}
anhaften {v} yapışıp kalmak {fi}
anhäkeln {v} kroşe ile çakmak {fi}
anhäkeln {v} kroşe vurmak {fi}
anhaken {v} çengele takmak {fi}
anhaken {v} işaret koymak {fi}
anhaken {v} takmak {fi}
anhaken {allg} takılıp kalmak {allg}
der Anhalt {m} belirti {i}
der Anhalt {m} dayanak {i}
der Anhalt {m} destek {i}
der Anhalt {m} durak {i}
der Anhalt {m} esas {i}
der Anhalt {m} ipucu {i}
der Anhalt {m} mesnet {i}
der Anhalt {m} otostop {i}
der Anhalt {m} temel {i}
anhalten {v} ara vermek {fi}
anhalten {v} devam etmek {fi}
anhalten {v} durdurmak {fi}
anhalten {v} durmak {fi}
anhalten {v} ıkınmak {fi}
anhalten {v} kıza talip olmak {fi}
anhalten {v} müsadere etmek {fi}
anhalten {v} stop etmek {fi}
anhalten {v} sürmek {fi}
anhalten {v} tembih etmek {fi}
anhalten {v} teneffüs vermek {fi}
anhalten {v} teşvik etmek {fi}
anhalten {v} tevkif etmek {fi}
anhalten {v} tutmak {fi}
anhalten {v} yakalamak {fi}
anhalten {v} zaptetmek {fi}
anhalten {allg} bir şeye bağlı kalmak {allg}
anhalten {allg} bir şeye dayanmak {allg}
anhaltend {adj} daima {s}
anhaltend {adj} devamlı {s}
anhaltend {adj} hep {s}
anhaltend {adj} mütemadiyen {s}
anhaltend {adj} sürekli {s}
anhaltender Regen {allg} aralıksız yağmur {allg}
anhaltender Regen {allg} sağanak yağmur {allg}
anhaltender Regen {allg} sürekli yağmur {allg}
der Anhalter {m} otostopçu {i}
die Anhalterin {f} otostopçu {i}
der Anhaltspunkt {m} belirti {i}
der Anhaltspunkt {m} emare {i}
der Anhaltspunkt {m} ipucu {i}
der Anhaltspunkt {m} iz {i}
der Anhaltswert {m} kıstas {i}
anhand {adv} bir şeye istinaden {adv}
anhand {adv} vasıtasıyla {adv}
anhand {suf} [Sprachw]ile {sonk}
der Anhang {m} dost {i}
der Anhang {m} ek {i}
der Anhang {m} ekleme {i}
der Anhang {m} hısım {i}
der Anhang {m} ilave {i}
der Anhang {m} kişi {i}
der Anhang {m} maiyet {i}
der Anhang {m} takım {i}
der Anhang {m} tamlama {i}
der Anhang {m} taraftar {i}
der Anhang {m} taraftarlar {i}
der Anhang {m} tümleme {i}
der Anhang {m} ulama {i}
der Anhang {m} yakın {i}
der Anhang {m} zümre {i}
anhangen {v} bir şeye düşkün olmak {fi}
anhangen {v} pes etmemek {fi}
anhangen {v} peşini bırakmamak {fi}
anhängen {v} asmak {fi}
anhängen {v} bağlamak {fi}
anhängen {v} bir yere asmak {fi}
anhängen {v} eklemek {fi}
anhängen {v} elbise büyük gelmek {fi}
anhängen {v} ilave etmek {fi}