TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
duvarın dış yüzü {i} [mim]der Mantel {m}
duvarın en üst tarafı {i} die Mauerkrone {f}
Indirekte Treffer
Ağlama Duvarı {i} die Klagemauer {f}
ara duvarı {i} die Scheidewand {f}
ara duvarı {i} die Zwischenwand {f}
ayırma duvarı {i} die Trennwand {f}
bağırsak duvarı {i} die Darmwand {f}
bahçe duvarı {i} die Gartenmauer {f}
Berlin Duvarı {i} die Berliner Mauer {f}
bölme duvarı {i} die Zwischenwand {f}
bölme duvarı {i} die Trennwand {f}
bölme duvarı {i} die Scheidewand {f}
bütün duvarı kaplayan raf {i} die Regalwand {f}
çevre duvarı {i} die Umfassungsmauer {f}
cinsel birleşme sırasında vajina duvarı kaslarının kasılması {i} [hek]der Vaginismus {m}
dayanma duvarı {i} [mim]der Stützpfeiler {m}
ev duvarı {i} die Hauswand {f}
galeri yan duvarı {i} [mad]der Stoß {m}
gemi üst güvertesi koruyucu duvarı {i} [den]das Schanzkleid {n}
göğüs duvarı {i} die Brustwand {f}
hücre duvarı {i} die Zellwand {f}
hücre duvarı {i} [tek]die Membran {f}
ilan duvarı {i} die Anschlagwand {f}
istinat duvarı {i} [mim]die Stützmauer {f}
kale duvarı {i} die Mauer {f}
kalkan duvarı {i} der Giebel {m}
kalkan duvarı penceresi {i} das Giebelfenster {n}
karın duvarı {i} die Bauchwand {f}
kumaşla duvarı kaplamak {v} beschießen {v}
mahkeme duvarı gibi surat yapmak {allg} ein Gesicht wie drei Tage Regenwetter machen {allg}
mahkeme duvarı gibi suratı olmak {allg} hässlich wie die Nacht {allg}
mutfak ve salon duvarı arasındaki servis penceresi {i} die Durchreiche {f}
payanda duvarı {i} die Stützmauer {f}
rıhtım duvarı {i} die Kaimauer {f}
rıhtım duvarı {i} die Buhne {f}
ses duvarı {i} die Schellmauer {f}
ses duvarı {i} [fiz]die Schallmauer {f}
siklop duvarı {i} die Zyklopenmauer {f}
temel duvarı {i} die Grundmauer {f}
tohum duvarı ile ilgili {s} [bitk]parietal {adj}
yangın duvarı {i} die Feuermauer {f}
yangın duvarı {i} die Brandmauer {f}
yangın önleme duvarı {i} die Brandmauer {f}
yapı duvarı {i} das Mauerwerk {n}