TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
öncesinde {allg} im Vorfeld {allg}
öncesini de içeren {s} retroaktiv {adj}
öncesini de içeren {s} rückwirkend {adj}
öncesini de kapsama {i} die Rückwirkung {f}
öncesiz {a} ewig {a}
öncesiz {s} urewig {adj}
öncesizlik {i} die Ewigkeit {f}
öncesizlik {i} die Urewigkeit {f}
Indirekte Treffer
borsa öncesi fiyat {allg} vorbörslicher Kurs {allg}
borsada resmi açılış saati öncesi alışverişler {i} [tic]die Vorbörse {f}
doğum öncesi {a} pränatal {a}
doğum öncesi {s} [hek]perinatal {adj}
doğum öncesi ile ilgili {s} pränatal {adj}
duruşma öncesi uzlaştırma girişimi {i} [huk]der Sühneversuch {m}
eğlence öncesi {i} die Vorfeier {f}
endüstri devrimi öncesi {s} vorindustriell {adj}
evlilik öncesi {s} vorehelich {adj}
hayvanın kesim öncesi ağırlığı {i} das Lebendgewicht {n}
iki dik ve bir yatay taştan oluşan tarih öncesi mezar {i} der Dolmen {m}
İslam öncesi {a} [din]vorislamisch {a}
kambriyen öncesi {s} [yerb]präkambrisch {adj}
kış öncesi {i} der Vorwinter {m}
Kızılderililerin savaş öncesi vücutlarını boyaması {i} die Kriegsbemalung {f}
Noel öncesi {i} die Vorweihnachtszeit {f}
Noel öncesi havasında {s} vorweihnachtlich {adj}
okul öncesi {i} die Vorschule {f}
okul öncesi döneme ait {s} vorschulisch {adj}
okul öncesi eğitim {allg} vorschulische Erziehung {allg}
okul öncesi eğitim {i} die Vorschulerziehung {f}
okul öncesi sınıfı {i} der Schulkindergarten {m}
olay öncesi durum {i} die Vorgeschichte {f}
savaş öncesi dönemi {i} die Vorkriegszeit {f}
sezon öncesi {i} die Vorsaison {f}
stopaj öncesi gelirler {allg} Erträge vor Abzug der Steuern {allg}
tarih öncesi {i} die Vorwelt {f}
tarih öncesi {i} die Vorgeschichte {f}
tarih öncesi {i} die Urgeschichte {f}
tarih öncesi {i} die Prähistorie {f}
tarih öncesi dönemde kullanılan taştan yapılma balta {i} der Donnerkeil {m}
tarih öncesi ile ilgili {s} urgeschichtlich {adj}
tarih öncesi zaman {i} die Vorzeit {f}
vergi öncesi {allg} vor Abzug der Steuern {allg}
vergi öncesi hasılat {i} das Bruttobetriebsergebnis {n}
vergi öncesi kar {allg} Ertrag vor Abzug der Steuern {allg}
vergi öncesi kar {i} das Bruttoergebnis {n}
vergi öncesi kar {i} das Bruttobetriebsergebnis {n}
vergi öncesi kar {allg} Gewinn vor Steuern {allg}
yolculuk öncesi duyulan heyecan {i} das Reisefieber {n}