TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
obur {s} esslustig {adj}
obur {i} der Fresser {m}
obur {i} der Fresssack {m}
obur {s} gefrässig {adj}
obur {i} der Gourmand {m}
obur {s} happig {adj}
obur {i} der Nimmersatt {m}
obur {allg} starker Esser {allg}
obur {s} verfressen {adj}
obur {i} [hayb]der Vielfrass {m}
öbür {s} andere {adj}
öbür {allg} das andere {allg}
öbür {allg} das da {allg}
öbür {allg} das übernächste {allg}
öbür {allg} der andere {allg}
öbür {allg} der da {allg}
öbür {allg} der übernächste {allg}
öbür {allg} die andere {allg}
öbür {allg} die da {allg}
öbür {allg} die übernächste {allg}
öbür {adv} jene, jener, jenes {adv}
öbür {s} übernächst {adj}
öbür {s} übrig {adj}
öbür dünya {allg} das Jenseits {allg}
öbür dünya {allg} das Reich der Toten {allg}
öbür dünya {i} das Jenseits {n}
öbür dünyaya göç etmek {i} das Ableben {n}
öbür dünyaya göçmek {fi} hinübergehen {v}
öbür dünyaya götürmek {fi} dahinraffen {v}
öbür dünyayı boylamak {fi} dahinscheiden {v}
öbür dünyayı boylamak {allg} ins Jenseits gehen {allg}
öbür gün {a} Übermorgen {a}
öbür hafta {allg} übernächste Woche {allg}
obur kişi {i} der Saumagen {m}
öbür sayfa {allg} die andere Seite {allg}
öbür sefer {allg} nächstes Mal {allg}
öbür tarafa {s} hinüber {adj}
öbür tarafa atmak {fi} hinüberwerfen {v}
öbür tarafa geçebilmek {fi} hinüberkönnen {v}
öbür tarafa geçmesine yardım etmek {fi} hinüberhelfen {v}
öbür tarafa gitmek {fi} dahingehen {v}
öbür tarafa göçmek {fi} dahinfahren {v}
öbür tarafta {adv} drüben {adv}
öbür taraftaki {adv} jenseitig {adv}
oburca {a} gierig {a}
oburca her şeyi yemek {fi} hineinfressen {v}
oburca iştah {i} die Fresslust {f}
oburca yemek {fi} verschlingen {v}
öbür gün {allg} der übermorgige Tag {allg}
oburluk {i} die Essgier {f}
oburluk {i} die Esslust {f}
oburluk {i} die Fresserei {f}
oburluk {i} das Fressgier {n}
oburluk {i} die Fresssucht {f}
oburluk {i} die Gefrässigkeit {f}
oburluk {i} die Verfressenheit {f}
oburluk {i} die Völlerei {f}
Indirekte Treffer
araç ile bir başından öbür başına gitmek {v} durchfahren {v}
bir taraftan girip öbür taraftan çıkmak {fi} durchstoßen {v}
bir taraftan girip öbür taraftan çıkmak {fi} durchgehen {v}
bir ucundan girip öbür ucundan çıkmak {fi} durchgehen {v}
bir ucundan öbür ucuna kadar ölçmek {fi} durchmessen {v}
bir yandan öbür yana {adv} quer {adv}
madalyonun öbür yüzü {i} die Schattenseite {f}
obur {i} der Fresssack {m}
obur {i} der Nimmersatt {m}
obur {i} der Fresser {m}
obur {s} happig {adj}
obur {s} esslustig {adj}
obur {i} [hayb]der Vielfrass {m}
obur {i} der Gourmand {m}
obur {s} verfressen {adj}
obur {s} gefrässig {adj}
obur {allg} starker Esser {allg}
öbür dünya {allg} das Jenseits {allg}
öbür dünya {i} das Jenseits {n}
öbür dünya {allg} das Reich der Toten {allg}
öbür dünyaya göç etmek {i} das Ableben {n}
öbür dünyaya göçmek {fi} hinübergehen {v}
öbür dünyaya götürmek {fi} dahinraffen {v}
öbür dünyayı boylamak {allg} ins Jenseits gehen {allg}
öbür dünyayı boylamak {fi} dahinscheiden {v}
öbür gün {a} Übermorgen {a}
öbür hafta {allg} übernächste Woche {allg}
obur kişi {i} der Saumagen {m}
öbür sayfa {allg} die andere Seite {allg}
öbür sefer {allg} nächstes Mal {allg}
öbür tarafa {s} hinüber {adj}
öbür tarafa atmak {fi} hinüberwerfen {v}
öbür tarafa geçebilmek {fi} hinüberkönnen {v}
öbür tarafa geçmesine yardım etmek {fi} hinüberhelfen {v}
öbür tarafa gitmek {fi} dahingehen {v}
öbür tarafa göçmek {fi} dahinfahren {v}
öbür tarafta {adv} drüben {adv}
öbür taraftaki {adv} jenseitig {adv}
yarın değil öbür gün {adv} Übermorgen {adv}