DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
der Widder {m} [Zoo]koç {i}
der Widder {m} [Astr.]koç burcu {i}
der Widder {m} [Zoo]koçbaşı {i}
wider {a} aleyh {a}
wider {a} aleyhinde {a}
wider {prp} aleyhine {öt}
wider {a} aykırı {a}
wider {prp} karşı {öt}
wider {prp} karşın {öt}
wider besseres Wissen {allg} bile bile {allg}
wider Willen {allg} bilmeyerek {allg}
wider Willen {allg} istemeyerek {allg}
wider Willen {allg} kasıtsız {allg}
widerborstig {adj} dik kafalı {s}
widerborstig {adj} inatçi {s}
der Widerchrist {m} Hıristiyanlık düşmanı {i}
der Widerchrist {m} iblis {i}
der Widerchrist {m} şeytan {i}
widereinander {adv} birbirine karşı {adv}
widerfahren {itr} başına bir olay gelmek {itr}
widerfahren {v} başına gelmek {fi}
widerfahren {itr} başından geçmek {itr}
widerhaarig {adj} aksi {s}
widerhaarig {adj} dik kafalı {s}
widerhaarig {adj} inatçı {s}
der Widerhaken {m} ters kanca {i}
der Widerhall {m} akis {i}
der Widerhall {m} eko {i}
der Widerhall {m} yankı {i}
widerhallen {v} [ökon.]aksetmek {fi}
widerhallen {v} [ökon.]yankılanmak {fi}
widerhallen {v} [ökon.]yapmak {fi}
der Widerhalt {m} dayanak {i}
der Widerhalt {m} destek {i}
die Widerklage {f} [Jur.]karşı dava {i}
die Widerklage {f} karşılıklı dava {i}
das Widerlager {n} [Arc]dayanma ayağı {i}
das Widerlager {n} [Arc]köprü ayağı {i}
widerlegbar {adj} aksi ispat edilebilir {s}
widerlegbar {adj} çürütülebilir {s}
widerlegen {v} aksini ispat etmek {fi}
widerlegen {v} çürütmek {v}
widerlegen {v} yanlışlığını kanıtlamak {v}
widerlegen {v} [Jur.]cerhetmek {fi}
die Widerlegung {f} aksini ispat etme {i}
die Widerlegung {f} çürütme {i}
widerlich {adj} hoş olmayan {s}
widerlich {adj} iğrenç {s}
widerlich {adj} menfur {s}
widerlich {adj} nahoş çirkin {s}
widerlich {adj} tiksindirici {s}
widerlich {a} mekruh {a}
die Widerlichkeit {f} çirkinlik {i}
die Widerlichkeit {f} hoş olmama {i}
die Widerlichkeit {f} iğrençlik {i}
widern {v} iğrendirmek {v}
widern {v} tiksindirmek {v}
widernatürlich {adj} doğal olmayan {s}
widernatürlich {adj} doğaya aykırı {s}
die Widernatürlichkeit {f} doğal olmama {i}
die Widernatürlichkeit {f} doğaya aykırılık {i}
widerraten {v} salık vermek {v}
widerraten {v} tavsiye etmek {v}
widerraten {v} tavsiye etmemek {v}
widerrechtlich {a} adaletsiz {a}
widerrechtlich {a} haksiz {a}
widerrechtlich {a} haksız {a}
widerrechtlich {adj} [Jur.]hukuka aykırı {s}
widerrechtlich {a} kanuna aykırı {a}
widerrechtlich {adj} yasal olmayan {s}
widerrechtlich {adj} yasalara aykırı {s}
widerrechtliche Entnahme {allg} gasp {allg}
widerrechtlicher Gebrauch {allg} kanuna aykırı kullanım {allg}
widerrechtlicher Gebrauch {allg} kanuna aykırı kullanma {allg}
die Widerrechtlichkeit {f} adaletsizlik {i}
die Widerrechtlichkeit {f} haksızlık {i}
die Widerrechtlichkeit {f} [Jur.]hukuka aykırılık {i}
die Widerrechtlichkeit {f} kanunsuzluk {i}
die Widerrechtlichkeit {f} yasal olmama {i}
die Widerrechtlichkeit {f} yasaya aykırılık {i}