TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
içme {i} der Genuss {m}
içme {i} der Kurort {m}
içme {i} das Trinken {n}
içme {i} der Trunk {m}
içme denemesi {i} die Weinprobe {f}
içme sularına zehir katılması {i} [huk]die Brunnenvergiftung {f}
içme suyu {i} das Frischwasser {n}
içme suyu {i} das Trinkwasser {n}
içme suyu darboğazı {i} die Trinkwasserknappheit {f}
içme suyu sağlanması {i} die Trinkwasserversorgung {f}
içme suyu sıkıntısı {i} die Trinkwasserknappheit {f}
içme suyu temini {i} die Trinkwasserversorgung {f}
içmece {i} die Heilquelle {f}
içmece {i} die Thermalquelle {f}
içmeğe gitmek {allg} einen heben gehen {allg}
içmek {fi} abtrinken {v}
içmek {fi} antrinken {v}
içmek {fi} auftrinken {v}
içmek {v} genießen {v}
içmek {fi} hinuntergießen {v}
içmek {fi} rauchen {v}
içmek {fi} saufen {v}
içmek {allg} einen hinter die Binde gießen {allg}
içmek {fi} einverleiben {v}
içmek {v} trinken {v}
içmeler {i} der Brunnen {m}
içmeler {i} die Brunnenanstalt {f}
içmeler {i} der Gesundbrunnen {m}
içmeler {i} das Heilbad {n}
içmeler {i} das Kurhaus {n}
içmeler {i} der Kurort {m}
içmeler tedavisi {i} die Brunnenkur {f}
içmeye başlamak {itr} antrinken {itr}
içmeye düşkün {allg} auf Trinken erpicht {allg}
Indirekte Treffer
ant içme {i} [huk]die Eidesleistung {f}
ant içme töreni {i} die Angelobung {f}
aşırı içki içme sonucu oluşan karaciğer rahatsızlığı {i} [hek]die Säuferleber {f}
çay içme vakti {i} die Teestunde {f}
hapı içme {i} die Tabletteneinnahme {f}
hayvan su içme kabı {i} die Tränke {f}
içki içme {i} die Säuferei {f}
içki içme yeri {i} die Trinkhalme {f}
içme denemesi {i} die Weinprobe {f}
içme sularına zehir katılması {i} [huk]die Brunnenvergiftung {f}
içme suyu {i} das Frischwasser {n}
içme suyu {i} das Trinkwasser {n}
içme suyu darboğazı {i} die Trinkwasserknappheit {f}
içme suyu sağlanması {i} die Trinkwasserversorgung {f}
içme suyu sıkıntısı {i} die Trinkwasserknappheit {f}
içme suyu temini {i} die Trinkwasserversorgung {f}
kahve içme günü {i} das Kaffeekränzchen {n}
Lütfen veya ne olur içme {allg} Bitte trinke nicht! {allg}
madensuyu içme kürü {i} [hek]die Trinkkur {f}
sağliğina içme {i} der Trinkspruch {m}
sağliğina içme {i} der Toast {m}
sigara içme alışkanlığından vazgeçirme {i} die Rauchentwöhnung {f}
sigara içme bölümü {i} das Rauchzimmer {n}
sigara içme salonu {i} der Rauchsalon {m}
sigara içme yasağı {i} das Rauchverbot {n}
sigara içme yasağı olan kompartıman {allg} Abteil für Nichtraucher {allg}
şişede içme suyu {i} das Tafelwasser {n}
sürekli sigara içme {i} das Kettenrauchen {n}
yeme içme {i} der Genuss {m}
yeme içme {i} der Anstand {m}
yeme içme {i} der Verzehr {m}
yeme içme {i} die Kost {f}
yeme içme ve yatma {allg} Kost und Logis {allg}
yeme içme yeri {i} die Wirtschaft {f}
yiyip içme {i} die Verzehrung {f}