TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
dışarı {a} aus {a}
dışarı {i} das Freie {n}
dışarı {adv} heraus {adv}
dışarı {a} hervor {a}
dışarı {adv} hinaus {adv}
dışarı akmak {fi} ausfließen {v}
dışarı akmak {fi} ausrinnen {v}
dışarı akmak {fi} austreten {v}
dışarı akmak {itr} entströmen {itr}
dışarı akmak {fi} hinausgehen {v}
dışarı akmak {fi} hinauslaufen {v}
dışarı atılan sıcaklık {i} [tek]die Abwärme {f}
dışarı atma {i} die Ausscheidung {f}
dışarı atma {i} die Auswertung {f}
dışarı atmak {fi} [oto]auspuffen {v}
dışarı atmak {fi} ausscheiden {v}
dışarı atmak {fi} ausschlagen {v}
dışarı atmak {fi} ausschleudern {v}
dışarı atmak {fi} ausspeien {v}
dışarı atmak {fi} ausstoßen {v}
dışarı atmak {fi} ausweisen {v}
dışarı atmak {fi} hinausschmeißen {v}
dışarı atmak {fi} hinauswerfen {v}
dışarı bırakmak {fi} ausstecken {v}
dışarı bırakmak {fi} hinausstellen {v}
dışarı çekmek {fi} hinausziehen {v}
dışarı çıkabilen yatılı olmayan öğrenci {i} der Externer {m}
dışarı çıkan top {i} [sp]der Ausball {m}
dışarı çıkarma {i} die Abführung {f}
dışarı çıkarmak {fi} ausführen {v}
dışarı çıkarmak {fi} [oto]auspuffen {v}
dışarı çıkarmak {fi} herausfahren {v}
dışarı çıkarmak {fi} herausstellen {v}
dışarı çıkarmak {fi} heraustragen {v}
dışarı çıkartmak {fi} hinausführen {v}
dışarı çıkma {i} der Austritt {m}
dışarı çıkma {i} der Stuhlgang {m}
dışarı çıkma yasağı {i} der Arrest {m}
dışarı çıkma yasağı {i} [ask]das Ausgehverbot {n}
dışarı çıkmak {allg} an die Luft gehen {allg}
dışarı çıkmak {itr} ausfliegen {itr}
dışarı çıkmak {fi} ausgehen {v}
dışarı çıkmak {fi} austreten {v}
dışarı çıkmak {fi} ausziehen {v}
dışarı çıkmak {allg} das Haus verlassen {allg}
dışarı çıkmak {fi} herauskommen {v}
dışarı çıkmak {fi} herausragen {v}
dışarı çıkmak {fi} herausrutschen {v}
dışarı çıkmak {fi} herausstehen {v}
dışarı çıkmak {fi} hervorragen {v}
dışarı çıkmak {fi} hinauskommen {v}
dışarı çıkmak istemek {fi} hinauswollen {v}
dışarı doğru bakmak {fi} herausgucken {v}
dışarı doğru sarkmak {fi} hinausbeugen {v}
dışarı doğru sarkmak {allg} hinauslaufen {allg}
dışarı fırlamak {fi} herausrutschen {v}
dışarı fırlamak {fi} hervorquellen {v}
dışarı fırlamak {fi} hervorragen {v}
dışarı fırlamak {fi} hervorstehen {v}
dışarı fırlatma {i} der Ausstoß {m}
dışarı fırlatmak {fi} ausschleudern {v}
dışarı fışkırmak {fi} herausquellen {v}
dışarı gelmek {fi} herausgehen {v}
dışarı gelmesini sağlamak {fi} herauslocken {v}
dışarı götürmek {fi} hinausbringen {v}
dışarı götürmek {fi} hinausführen {v}
dışarı hava vermek {fi} ablüften {v}
dışarı hücum etmek {itr} entströmen {itr}
dışarı itmek {fi} hinausschieben {v}
dışarı kaçmak {fi} hinausschlüpfen {v}
dışarı koşmak {fi} hinauslaufen {v}
dışarı koymak {fi} ausstecken {v}
dışarı koymak {fi} herausstellen {v}
dışarı koymak {fi} hinausstellen {v}
dışarı sarkmak {fi} hinausragen {v}
dışarı sızmak {itr} bekannt werden {itr}
dışarı sızmak {itr} nach außen dringen {itr}
dışarı taşımak {fi} heraustragen {v}
dışarı taşmak {fi} ausströmen {v}
dışarı taşmak {fi} hinausragen {v}
Indirekte Treffer
aceleyle dışarı doğru koşmak {fi} hinausschießen {v}
aceleyle dışarı kaçmak {fi} hinausschießen {v}
bilgi dışarı sızmak {fi} bekannt werden {v}
bir şeyi dışarı çıkarmak {fi} auskramen {v}
bir şeyi dışarı doğru tutmak {fi} heraushalten {v}
birini kapı dışarı atmak {allg} jemanden zum Tempel hinausjagen {allg}
çizgiden dışarı çıkmak {fi} ausrücken {v}
çizgiden dışarı taşmak {fi} ausrücken {v}
çık dışarı {allg} raus! {allg}
çık dışarı {allg} raus {allg}
dışarı akmak {itr} entströmen {itr}
dışarı akmak {fi} austreten {v}
dışarı akmak {fi} ausrinnen {v}
dışarı akmak {fi} hinauslaufen {v}
dışarı akmak {fi} ausfließen {v}
dışarı akmak {fi} hinausgehen {v}
dışarı atılan sıcaklık {i} [tek]die Abwärme {f}
dışarı atma {i} die Auswertung {f}
dışarı atma {i} die Ausscheidung {f}
dışarı atmak {fi} ausweisen {v}
dışarı atmak {fi} ausschleudern {v}
dışarı atmak {fi} ausschlagen {v}
dışarı atmak {fi} ausscheiden {v}
dışarı atmak {fi} hinauswerfen {v}
dışarı atmak {fi} ausstoßen {v}
dışarı atmak {fi} [oto]auspuffen {v}
dışarı atmak {fi} hinausschmeißen {v}
dışarı atmak {fi} ausspeien {v}
dışarı bırakmak {fi} hinausstellen {v}
dışarı bırakmak {fi} ausstecken {v}
dışarı çekmek {fi} hinausziehen {v}
dışarı çıkabilen yatılı olmayan öğrenci {i} der Externer {m}
dışarı çıkan top {i} [sp]der Ausball {m}
dışarı çıkarma {i} die Abführung {f}
dışarı çıkarmak {fi} ausführen {v}
dışarı çıkarmak {fi} heraustragen {v}
dışarı çıkarmak {fi} herausstellen {v}
dışarı çıkarmak {fi} herausfahren {v}
dışarı çıkarmak {fi} [oto]auspuffen {v}
dışarı çıkartmak {fi} hinausführen {v}
dışarı çıkma {i} der Stuhlgang {m}
dışarı çıkma {i} der Austritt {m}
dışarı çıkma yasağı {i} [ask]das Ausgehverbot {n}
dışarı çıkma yasağı {i} der Arrest {m}
dışarı çıkmak {fi} ausziehen {v}
dışarı çıkmak {fi} hinauskommen {v}
dışarı çıkmak {fi} herausrutschen {v}
dışarı çıkmak {fi} austreten {v}
dışarı çıkmak {fi} herausragen {v}
dışarı çıkmak {fi} ausgehen {v}
dışarı çıkmak {fi} herauskommen {v}
dışarı çıkmak {itr} ausfliegen {itr}
dışarı çıkmak {fi} hervorragen {v}
dışarı çıkmak {allg} das Haus verlassen {allg}
dışarı çıkmak {allg} an die Luft gehen {allg}
dışarı çıkmak {fi} herausstehen {v}
dışarı çıkmak istemek {fi} hinauswollen {v}
dışarı doğru bakmak {fi} herausgucken {v}
dışarı doğru sarkmak {allg} hinauslaufen {allg}
dışarı doğru sarkmak {fi} hinausbeugen {v}
dışarı fırlamak {fi} hervorstehen {v}
dışarı fırlamak {fi} hervorragen {v}
dışarı fırlamak {fi} hervorquellen {v}
dışarı fırlamak {fi} herausrutschen {v}
dışarı fırlatma {i} der Ausstoß {m}
dışarı fırlatmak {fi} ausschleudern {v}
dışarı fışkırmak {fi} herausquellen {v}
dışarı gelmek {fi} herausgehen {v}
dışarı gelmesini sağlamak {fi} herauslocken {v}
dışarı götürmek {fi} hinausführen {v}
dışarı götürmek {fi} hinausbringen {v}
dışarı hava vermek {fi} ablüften {v}
dışarı hücum etmek {itr} entströmen {itr}
dışarı itmek {fi} hinausschieben {v}
dışarı kaçmak {fi} hinausschlüpfen {v}