TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hikaye {i} die Dichtung {f}
hikaye {i} die Erzählung {f}
hikaye {i} die Geschichte {f}
hikaye {s} herzgreifend {adj}
hikaye {i} die Kamelle {f}
hikaye {i} die Novelle {f}
hikaye {i} der Roman {m}
hikaye {i} die Story {f}
hikaye {allg} unterhalb der Gürtellinie {allg}
hikaye anlatan {i} der Geschichtenerzähler {m}
hikaye anlatıcısı {i} der Rhapsode {m}
hikaye anlatmak {fi} eine Geschichte erzählen {v}
hikaye anlatmak {fi} zum besten geben {v}
hikaye anlatmak {allg} etwas zum Besten geben {allg}
hikaye anlatmak {v} fabulieren {v}
hikaye anlatmak {allg} Geschichten erzählen {allg}
hikaye birleşik zamanı {i} [dilb]das Präteritum {n}
hikaye etmek {v} erzählen {v}
hikaye hali {i} [dilb]das Imperfekt {n}
hikaye kipi {i} [dilb]das Imperfekt {n}
hikaye kitabı {i} das Geschichtenbuch {n}
hikaye uydurma {i} die Flunkerei {f}
hikaye uydurmak {itr} flunkern {itr}
hikaye yazarı {i} der Novellist {m}
hikaye yazmak {allg} Prosa schreiben {allg}
hikayeci {i} der Erzähler {m}
hikayeci {i} die Erzählerin {f}
hikayeci {i} der Novellist {m}
hikayeci {i} [ed]der Prosaiker {m}
hikayeci {i} der Prosaist {m}
hikayecilik {i} die Erzählkunst {f}
Indirekte Treffer
çerçeve hikaye {i} die Rahmenerzählung {f}
denizcinin maceralarıyla ilgili hikaye {i} [den]das Seemannsgarn {n}
edebi değeri olmayan sıradan roman veya hikaye {i} die Unterhaltungsliteratur {f}
eğlenceli hikaye {i} die Schnurre {f}
eğlendirici hikaye {i} der Schwank {m}
haydutlardan söz eden hikaye {i} die Räuberpistole {f}
haydutlardan söz eden hikaye {i} die Räubergeschichte {f}
hikaye anlatan {i} der Geschichtenerzähler {m}
hikaye anlatıcısı {i} der Rhapsode {m}
hikaye anlatmak {v} fabulieren {v}
hikaye anlatmak {allg} etwas zum Besten geben {allg}
hikaye anlatmak {fi} zum besten geben {v}
hikaye anlatmak {fi} eine Geschichte erzählen {v}
hikaye anlatmak {allg} Geschichten erzählen {allg}
hikaye birleşik zamanı {i} [dilb]das Präteritum {n}
hikaye etmek {v} erzählen {v}
hikaye hali {i} [dilb]das Imperfekt {n}
hikaye kipi {i} [dilb]das Imperfekt {n}
hikaye kitabı {i} das Geschichtenbuch {n}
hikaye uydurma {i} die Flunkerei {f}
hikaye uydurmak {itr} flunkern {itr}
hikaye yazarı {i} der Novellist {m}
hikaye yazmak {allg} Prosa schreiben {allg}
inanılmaz hikaye {i} die Räuberpistole {f}
inanılmaz hikaye {i} die Räubergeschichte {f}
kısa hikaye {i} die Kurzgeschichte {f}
kısa hikaye {i} die Skizze {f}
mitolojik hikaye {i} die Sage {f}
tarihi hikaye {i} die Sage {f}
tuhaf bir hikaye {allg} eine seltsame Geschichte {allg}
uydurma hikaye {i} das Märchen {n}