TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
güvenilir {s} authentisch {adj}
güvenilir {s} gediegen {adj}
güvenilir {s} glaubwürdig {adj}
güvenilir {s} kreditfähig {adj}
güvenilir {s} kreditwürdig {adj}
güvenilir {s} lauter {adj}
güvenilir {s} mündelsicher {adj}
güvenilir {s} offenherzig {adj}
güvenilir {s} redlich {adj}
güvenilir {s} reell {adj}
güvenilir {s} schwesterlich {adj}
güvenilir {s} sicher {adj}
güvenilir {s} solide {adj}
güvenilir {s} [müz]taktfest {adj}
güvenilir {s} treu {adj}
güvenilir {s} verlässlich {adj}
güvenilir {s} vertrauenswürdig {adj}
güvenilir {s} zuverlässig {adj}
güvenilir arkadaş {i} der Kumpel {m}
güvenilir bir arkadaş olmak {allg} mit jemandem Pferde stehlen können {allg}
güvenilir insan {i} der V-Mann {m}
güvenilir kimse {i} [huk]der Treuhändler {m}
güvenilir kimse {i} der Vertrauensmann {m}
güvenilir kişi {i} der Fiduziar {m}
güvenilir kişi {i} der Treuhänder {m}
güvenilir kişi {i} die Treuhänderin {f}
güvenilir kişi {i} der Treunehmer {m}
güvenilir kişi {i} die Treunehmerin {f}
güvenilir kişi {i} die Vertrauensperson {f}
güvenilir kişi {i} der Vertraute {m}
güvenilir kişi {i} [huk]der Zwangsverwalter {m}
güvenilir kişilere verilen kadro {i} die Vertrauensstellung {f}
güvenilir olma {i} die Glaubwürdigkeit {f}
güvenilir olma {i} die Triftigkeit {f}
güvenilir olmama {i} die Unsicherheit {f}
güvenilir olmama {i} die Unzuverlässigkeit {f}
güvenilir olmayan {s} perfide {adj}
güvenilir olmayan {s} unsicher {adj}
güvenilir olmayan {s} wackelig {adj}
güvenilir olmayan {s} wacklig {adj}
güvenilir olmayan firma {allg} eine zweifelhafte Firma {allg}
güvenilir şekilde işlem yapmak {allg} vertraulich behandeln {allg}
güvenilirlik {i} die Authentie {f}
güvenilirlik {i} die Authentizität {f}
güvenilirlik {i} die Gediegenheit {f}
güvenilirlik {i} die Glaubhaftigkeit {f}
güvenilirlik {i} die Glaubwürdigkeit {f}
güvenilirlik {i} die Lauterkeit {f}
güvenilirlik {i} die Verlässlichkeit {f}
güvenilirlik {i} die Vertrauenswürdigkeit {f}
güvenilirlik {i} die Zuverlässigkeit {f}
güvenilirlik {i} [ruhb]die Reliabilität {f}
Indirekte Treffer
çok güvenilir {s} vertrauensvoll {adj}
güvenilir arkadaş {i} der Kumpel {m}
güvenilir bir arkadaş olmak {allg} mit jemandem Pferde stehlen können {allg}
güvenilir insan {i} der V-Mann {m}
güvenilir kimse {i} der Vertrauensmann {m}
güvenilir kimse {i} [huk]der Treuhändler {m}
güvenilir kişi {i} der Fiduziar {m}
güvenilir kişi {i} [huk]der Zwangsverwalter {m}
güvenilir kişi {i} die Treunehmerin {f}
güvenilir kişi {i} der Treunehmer {m}
güvenilir kişi {i} die Treuhänderin {f}
güvenilir kişi {i} der Vertraute {m}
güvenilir kişi {i} der Treuhänder {m}
güvenilir kişi {i} die Vertrauensperson {f}
güvenilir kişilere verilen kadro {i} die Vertrauensstellung {f}
güvenilir olma {i} die Triftigkeit {f}
güvenilir olma {i} die Glaubwürdigkeit {f}
güvenilir olmama {i} die Unsicherheit {f}
güvenilir olmama {i} die Unzuverlässigkeit {f}
güvenilir olmayan {s} wacklig {adj}
güvenilir olmayan {s} wackelig {adj}
güvenilir olmayan {s} unsicher {adj}
güvenilir olmayan {s} perfide {adj}
güvenilir olmayan firma {allg} eine zweifelhafte Firma {allg}
güvenilir şekilde işlem yapmak {allg} vertraulich behandeln {allg}
hırsızlığa karşı güvenilir ev {allg} einbruchssicheres Haus {allg}