TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
özgürlüğü {i} [din]die Religionsfreiheit {f}
özgürlüğü bağlayıcı ceza {i} die Freiheitsstrafe {f}
özgürlüğün kısıtlanması {i} die Freiheitsberaubung {f}
özgürlüğüne kavuşmak {fi} loskommen {v}
özgürlüğüne kavuşturma {i} die Emanzipation {f}
özgürlüğüne kavuşturmak {fi} emanzipieren {v}
özgürlüğü kısıtlamak {fi} kurzhalten {v}
Indirekte Treffer
basın özgürlüğü {i} die Pressefreiheit {f}
basın özgürlüğü {allg} Freiheit der Presse {allg}
basın yayın özgürlüğü {i} die Pressefreiheit {f}
bilgi alişverişi özgürlüğü {i} die Informationsfreiheit {f}
bilim özgürlüğü {i} die Wissenschaftsfreiheit {f}
çalışma özgürlüğü {i} die Arbeitsfreiheit {f}
din özgürlüğü {i} [din]die Religionsfreiheit {f}
din özgürlüğü {i} [din]die Bekenntnisfreiheit {f}
din seçme ve inançlarını özgürce yerine getirebilme özgürlüğü {i} [din]die Religionsfreiheit {f}
düşünce özgürlüğü {i} die Gedankenfreiheit {f}
düşünce özgürlüğü {i} die Denkfreiheit {f}
düşünce özgürlüğü {i} die Meinungsfreiheit {f}
düşünce özgürlüğü kısıtlaması {i} der Maulkorb {m}
düşüncelerini ifade etme özgürlüğü {i} die Meinungsfreiheit {f}
düşüncelerini serbestçe açıklama özgürlüğü {i} die Redefreiheit {f}
düşünme özgürlüğü {i} die Gedankenfreiheit {f}
eğitim özgürlüğü {allg} akademische Freiheit {allg}
fikir özgürlüğü {i} die Meinungsfreiheit {f}
haber alma özgürlüğü {i} die Informationsfreiheit {f}
haberleşme özgürlüğü {i} die Informationsfreiheit {f}
hareket etme özgürlüğü {i} die Bewegungsfreiheit {f}
hareket özgürlüğü {i} der Spielraum {m}
hareket özgürlüğü {i} die Bewegungsfreiheit {f}
içeriğini serbestçe belirleme özgürlüğü {i} die Inhaltsfreiheit {f}
ifade özgürlüğü {i} die Redefreiheit {f}
iletişim özgürlüğü {i} das Fernsprechgeheimnis {n}
inanç özgürlüğü {i} die Glaubensfreiheit {f}
inanç özgürlüğü {i} die Gewissensfreiheit {f}
irade özgürlüğü {i} die Willensfreiheit {f}
özgürlüğü {i} die Arbeitsfreiheit {f}
istemlerine göre yaşama özgürlüğü {i} die Willensfreiheit {f}
karar verme özgürlüğü {i} [huk]die Entscheidungsfreiheit {f}
karar verme özgürlüğü {allg} freier Wille {allg}
koalisyon özgürlüğü {i} das Koalitionssrecht {n}
konuşma özgürlüğü {i} die Redefreiheit {f}
mezhep özgürlüğü {i} [din]die Bekenntnisfreiheit {f}
öğretim özgürlüğü {allg} akademische Freiheit {allg}
öğretim özgürlüğü {i} die Lehrfreiheit {f}
örgütlenme özgürlüğü {i} die Vereinigungsfreiheit {f}
özgürlüğü bağlayıcı ceza {i} die Freiheitsstrafe {f}
radyo kanalıyla haber özgürlüğü {i} die Rundfunkfreiheit {f}
sanat özgürlüğü {i} die Kunstfreiheit {f}
seçme özgürlüğü {i} [huk]die Wahlfreiheit {f}
serbest dolaşabilme özgürlüğü {i} die Bewegungsfreiheit {f}
sözleşme özgürlüğü {i} die Privatautonomie {f}
sözleşme özgürlüğü {i} die Vertragsfreiheit {f}
sözleşme yapma özgürlüğü {i} [huk]die Abschlussfreiheit {f}
ticaret ve yapabilirlik özgürlüğü {allg} [tic]Handels- und Gewerbefreiheit {allg}
ticaret yapma özgürlüğü {i} [tic]die Handelsfreiheit {f}
toplanma özgürlüğü {i} die Versammlungsfreiheit {f}
toplantı özgürlüğü {i} die Versammlungsfreiheit {f}
vatandaşlık seçme özgürlüğü {i} [pol]die Option {f}
vicdan özgürlüğü {i} die Gewissensfreiheit {f}
yerleşme özgürlüğü {i} die Niederlassungsfreiheit {f}
zarar özgürlüğü indirimi {i} der Schadensfreiheitsrabatt {m}