DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Bedingung {f} durum {i}
die Bedingung {f} kayıt {i}
die Bedingung {f} koşul {i}
die Bedingung {f} şart {i}
die Bedingung {f} şartlar {i}
Bedingung stellen {v} şart ileri sürmek {fi}
Bedingung stellen {v} şart koşmak {fi}
die Bedingungen {pl} koşullar {ç}
die Bedingungen {pl} şartlar {ç}
Bedingungen angeben {allg} koşulları bildirmek {allg}
Bedingungen einhalten {allg} koşullara uymak {allg}
Bedingungen erfüllen {allg} koşulları yerine getirmek {allg}
Bedingungen nennen {allg} koşulları bildirmek {allg}
Bedingungen stellen {allg} şartlar koşmak {allg}
die Bedingungsfeindlichkeit {f} koşula düşmanlık {i}
die Bedingungsform {f} [Sprachw]koşul kipi {i}
die Bedingungsform {f} [Sprachw]şart kipi {i}
das Bedingungsheft {n} şartname {i}
das Bedingungsheft {n} yönerge {i}
das Bedingungsheft {n} yönetmelik {i}
der Bedingungskauf {m} koşullu satın alma {i}
bedingungslos {adj} kayıtsız {s}
bedingungslos {adj} kayıtsız şartsız {s}
bedingungslos {adj} koşulsuz {s}
bedingungslos {adj} şartsız {s}
bedingungsloses Akzept {allg} koşulsuz kabul {allg}
bedingungsloses Geld {allg} koşulsuz para {allg}
der Bedingungssatz {m} [Sprachw]koşul cümlesi {i}
der Bedingungssatz {m} [Sprachw]şart cümlesi {i}
bedingungsweise {adv} kaydıyla {adv}
bedingungsweise {a} koşullu {a}
bedingungsweise {adv} şartıyla {adv}
Indirekte Treffer
auflösende Bedingung {allg} kaldırıcı koşul {allg}
auflösende Bedingung {allg} infisahi şart {allg}
auflösende Bedingung {allg} bozucu koşul {allg}
auflösende Bedingung {allg} [Jur.]bitirici koşul {allg}
aufschiebende Bedingung {f} taliki şart {i}
die aufschiebende Bedingung {f} geciktirme şartı {i}
die aufschiebende Bedingung {f} erteleyici koşul {i}
die aufschiebende Bedingung {f} [Jur.]erteleyeci şart {i}
die aufschiebende Bedingung {f} talil şart {i}
die aufschiebende Bedingung {f} erteleme şartı {i}
die Bedingung stellen {v} şart koşmak {fi}
Bedingung stellen {v} şart ileri sürmek {fi}
objektive Bedingung der Strafbarkeit {f} cezalandırılabilmenin maddi koşulu {i}
die unannehmbare Bedingung {allg} kabulü mümkün olmaya koşul {allg}
unerlässliche Bedingung {f} zorunlu koşul {i}
die unerlässliche Bedingung {allg} zaruri şart {allg}
unter der Bedingung {allg} şartıyla {allg}
unter dieser Bedingung {allg} bu şartla {allg}
unter dieser Bedingung {allg} bu koşulda {allg}
unzulässige Bedingung {allg} yasak koşul {allg}
zur Bedingung machen {v} şart koşmak {fi}