TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
işine gelmek {allg} etwas kommt jemandem gelegen {allg}
işine gelmek {fi} jemandem recht sein {v}
işine gelmek {itr} passen {itr}
işine karışmak {fi} dareinreden {v}
işine karışmak {fi} hineinreden {v}
işine karışmak {allg} ins Gehege kommen {allg}
işine karışmak {fi} jemandem ins Gehege kommen {v}
işine karışmak {fi} einmischen {v}
işine sadık {s} angespannt {adj}
işine son verme {i} der Rausschmiss {m}
işine son verme hakkı {i} das Kündigungsrecht {n}
işine son verme yazısı {i} das Kündigungsschreiben {n}
işine son vermek {fi} aufkündigen {v}
işine son vermek {fi} kündigen {v}
işine yaramak {allg} gut gebrauchen können {allg}
işine yaramak {fi} jemanden zugute kommen {v}
Indirekte Treffer
başkasının işine burnunu sokmak {fi} dreinreden {v}
çalışanın işine son verme nedeni {i} der Kündigungsgrund {m}
çalışanın işine son verme süresi {i} die Kündigungsfrist {f}
işçinin işine son verme {allg} Kündigung des Arbeitsverhältnisses durch den Arbeitgeber {allg}
işine gelmek {itr} passen {itr}
işine gelmek {fi} jemandem recht sein {v}
işine gelmek {allg} etwas kommt jemandem gelegen {allg}
işine karışmak {fi} dareinreden {v}
işine karışmak {fi} einmischen {v}
işine karışmak {fi} jemandem ins Gehege kommen {v}
işine karışmak {allg} ins Gehege kommen {allg}
işine karışmak {fi} hineinreden {v}
işine sadık {s} angespannt {adj}
işine son verme {i} der Rausschmiss {m}
işine son verme hakkı {i} das Kündigungsrecht {n}
işine son verme yazısı {i} das Kündigungsschreiben {n}
işine son vermek {fi} aufkündigen {v}
işine son vermek {fi} kündigen {v}
işine yaramak {fi} jemanden zugute kommen {v}
işine yaramak {allg} gut gebrauchen können {allg}
işverenin işçinin işine son vermesi {i} die Kündigung {f}
kendi işine bak! {allg} fass dich an deine eigene Nase {allg}
kendi işine bak! {allg} fass dich an deine eigene Nase! {allg}
kendi işine bakmak {allg} vor seiner eigenen Tür kehren {allg}
yazılı olarak çalışanın işine son verme {allg} schriftliche Kündigung {allg}