TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hücre {i} die Arrestzelle {f}
hücre {i} die Bude {f}
hücre {i} die Kammer {f}
hücre {i} die Klause {f}
hücre {i} die Nische {f}
hücre {i} die Zelle {f}
hücre {önk} zyto- {prä}
hücre bilimi {i} die Zellenlehre {f}
hücre bilimi {i} [biy]die Zytologie {f}
hücre bölünmesi {i} die Mitose {f}
hücre bölünmesi {i} [biy]die Zellteilung {f}
hücre büyümesini durdurucu madde {i} [hek]das Zytostatikum {n}
hücre çekirdeği {i} [biy]der Nukleus {m}
hücre çekirdeği {i} [biy]der Zellkern {m}
hücre çekirdeği {i} [anat]der Zytoblast {m}
hücre çeperi {i} die Zellwand {f}
hücre dokusu {i} [anat]das Zellgewebe {n}
hücre dokusu iltihaplanması {i} die Zellgewebsentzündung {f}
hücre duvarı {i} [tek]die Membran {f}
hücre duvarı {i} die Zellwand {f}
hücre ekle {allg} [biliş]Zellen einfügen {allg}
hücre hapis sistemi {i} das Zellenhaftsystem {n}
hücre hapsi {i} die Alleinhaft {f}
hücre hapsi {i} [ask]der Arrest {m}
hücre hapsi {i} die Einzelhaft {f}
hücre içi {adv} [biy]intrazellular {adv}
hücre oluşumu {i} die Zellbildung {f}
hücre solunumu {i} die Zellatmung {f}
hücre veya doku canlılığını kaybetmesi ile ortaya çıkan bir durum {i} die Nekrose {f}
hücre yapısı {i} der Zellbau {m}
hücre zehiri {i} das Zytotoxin {n}
hücrelerarası {adv} [biy]interzellular {adv}
hücrelere zararlı {s} zytotoxisch {adj}
hücreleri öldüren {s} zytozid {adj}
hücrelerin içe geçmesi {i} [tic]die Fusion {f}
hücrelerin sınırsız büyümesiyle karakterize patolo {i} das Neoplasma {n}
hücreli {sonk} zellig {suf}
hücreli {s} [biy]zellular {adj}
hücreli {s} [tek]zytogen {adj}
hücreli döner filtre {i} das Zellentrommeldrehfilter {n}
hücreli filtre {i} das Zellenfilter {n}
hücreli filtre emme kurutucusu {i} der Zellenfiltersaugtrockner {m}
hücreli hapishane {i} das Zellengefängnis {n}
hücreli hayvan {i} [tek]das Protozoon {n}
hücreli hayvan {i} [tek]das Urtier {n}
hücreli hayvan {i} [tek]das Urtierchen {n}
hücreli kirpikli hayvan {i} [tek]das Wimpertierchen {n}
hücreli tonoz {i} [mim]das Zellengewölbe {n}
hücresel {s} zellenartig {adj}
hücresel {s} zellenförmig {adj}
hücresel {sonk} zellig {suf}
hücresel {s} [biy]zellular {adj}
hücresel {i} [tek]zellulares Mobilfunknetz {nom}
hücresel boşluk eni {i} [biy]das Lumen {n}
hücreye kapanma {i} die Klausur {f}
Indirekte Treffer
bakteri yok edici hücre {i} [biy]die Phagozyte {f}
canlı organizmasını oluşturan hücre {i} die Desoxyribonucleinsäure {f}
fotoelektrik hücre {allg} fotoelekrische Zelle {allg}
gözde ışığa hassas hücre {i} das Stäbchen {n}
hücre bilimi {i} [biy]die Zytologie {f}
hücre bilimi {i} die Zellenlehre {f}
hücre bölünmesi {i} die Mitose {f}
hücre bölünmesi {i} [biy]die Zellteilung {f}
hücre büyümesini durdurucu madde {i} [hek]das Zytostatikum {n}
hücre çekirdeği {i} [anat]der Zytoblast {m}
hücre çekirdeği {i} [biy]der Zellkern {m}
hücre çekirdeği {i} [biy]der Nukleus {m}
hücre çeperi {i} die Zellwand {f}
hücre dokusu {i} [anat]das Zellgewebe {n}
hücre dokusu iltihaplanması {i} die Zellgewebsentzündung {f}
hücre duvarı {i} die Zellwand {f}
hücre duvarı {i} [tek]die Membran {f}
hücre ekle {allg} [biliş]Zellen einfügen {allg}
hücre hapis sistemi {i} das Zellenhaftsystem {n}
hücre hapsi {i} [ask]der Arrest {m}
hücre hapsi {i} die Alleinhaft {f}
hücre hapsi {i} die Einzelhaft {f}
hücre içi {adv} [biy]intrazellular {adv}
hücre oluşumu {i} die Zellbildung {f}
hücre solunumu {i} die Zellatmung {f}
hücre veya doku canlılığını kaybetmesi ile ortaya çıkan bir durum {i} die Nekrose {f}
hücre yapısı {i} der Zellbau {m}
hücre zehiri {i} das Zytotoxin {n}
ışığa karşı duyarlı hücre {allg} lichtempfindliche Zelle {allg}
kanser hücre büyümesinin durması {s} [hek]zytostatisch {adj}
kök hücre {i} die Stammzelle {f}
ölü hücre {s} [hek]brandig {adj}
organ ve vücut yüzeylerini örten hücre tabakası {i} das Epithel {n}
sıvı hücre stoplazması {i} [biy]das Paraplasma {n}