TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
gıda {i} die Beköstigung {f}
gıda {i} die Ernährung {f}
gıda {i} die Kost {f}
gıda {ç} die Lebensmittel {pl}
gıda {i} der Lebensmitteleinzelhandel {m}
gıda {i} die Nahrung {f}
gıda alerjisi {i} die Nahrungsmittelallergie {f}
gıda alımı {i} die Nahrungsaufnahme {f}
gıda alma {i} die Nahrungsaufnahme {f}
gıda bayii {i} der Lebensmittelfilialist {m}
gıda bölümü {i} die Lebensmittelabteilung {f}
gıda boyası {i} [San]die Lebensmittelfarbe {f}
gıda dondurarak saklamak {v} einfrieren {v}
gıda dondurmak {v} einfrieren {v}
gıda harcamaları {i} der Beköstigungsaufwand {m}
gıda ihtiyacı {i} der Nahrungsbedarf {m}
gıda kimyageri {i} der Nahrungsmittelchemiker {m}
gıda kontrolü {i} die Kur {f}
gıda maddeleri {ç} die Ernährungsgüter {pl}
gıda maddeleri {ç} die Lebensmittel {pl}
gıda maddeleri {ç} die Nährmittel {pl}
gıda maddeleri {ç} die Nahrungsmittel {pl}
gıda maddeleri etiketleme {i} die Lebensmittelkennzeichnung {f}
gıda maddeleri gereksinimi {i} der Lebensmittelbedarf {m}
Gıda Maddeleri Hukuku {i} [huk]das Lebensmittelrecht {n}
gıda maddeleri ithalatı {ç} die Lebensmitteleinfuhren {pl}
gıda maddeleri kanunu {i} das Lebensmittelgesetz {n}
gıda maddeleri perakendeciliği {i} der Lebensmittelhandel {m}
gıda maddeleri sağlama {i} die Lebensmittelversorgung {f}
gıda maddeleri sanayi {i} die Lebensmittelindustrie {f}
gıda maddeleri stoku {i} der Lebensmittelvorrat {m}
gıda maddeleri toptancılığı {i} der Lebensmittelgroßhandel {m}
gıda maddeleri toptancısı {i} der Lebensmittelgroßhändler {m}
gıda maddeleri yönetimi {i} die Lebensmittelbewirtschaftung {f}
gıda maddelerine karıştırma {i} die Lebensmittelfälschung {f}
gıda maddelerini etiketleme {i} die Lebensmittelauszeichnung {f}
gıda maddelerini işleme {i} die Lebensmittelverarbeitung {f}
gıda maddesi {ç} die Esswaren {pl}
gıda maddesi {ç} die Fressalien {pl}
gıda maddesi {i} das Lebensmittel {n}
gıda maddesi {i} das Nahrungsmittel {n}
gıda maddesi kıtlılığı {i} die Lebensmittelknappheit {f}
gıda maddesi tüketimi {i} der Nahrungsmittelverbrauch {m}
gıda maddesi yasası {i} das Nahrungsmittelgesetz {n}
gıda maddesinden dolayı zehirlenme {i} die Lebensmittelvergiftung {f}
gıda malı satın alıp stok etme {i} der Hamsterkauf {m}
gıda mühendisi {i} der Ernährungswissenschaftler {m}
gıda mühendisliği {i} [San]die Nahrungstechnik {f}
gıda pazarı {i} das Lebensmittelgeschäft {n}
gıda pazarı {i} der Lebensmittelladen {m}
gıda pazarları zinciri {i} die Lebensmittelkette {f}
gıda sanayii {i} die Ernährungswirtschaft {f}
gıda sanayii {i} die Lebensmittelindustrie {f}
gıda satış mağazalarındaki üstü açık soğutucu dolap {i} die Kühlung {f}
gıda sektörü {i} die Lebensmittelbranche {f}
gıda taşımacılığında soğuk hava sistemi ağı {i} die Kühlkette {f}
gıda zehirlenmesi {i} die Lebensmittelvergiftung {f}
gıda zehirlenmesi {i} die Nahrungsmittelvergiftung {f}
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı {i} [pol]das Ministerium für Lebensmittel, Landwirtschaft und Viehzucht {n}
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı {i} [pol]das Ministerium für Nahrungsmittel, Landwirtschaft und Viehzucht {n}
gıdaklamak {itr} gackern {itr}
gıdaklayan tavuk {i} [hayb]die Gluckhenne {f}
gıdasızlık {i} die Unterernährung {f}
gıda dondurarak konserve etmek {v} frosten {v}
gıda reddetme {i} die Nahrungsverweigerung {f}
Indirekte Treffer
Avrupa Birliği standartları dahilinde gıda maddeleri ve et ürünlerinin bilgisayarda tanımlandığı tanıtım kodu {i} der EAN-Code {m}
besliyici gıda {i} die Vollwertkost {f}
bir sonda ile verilen özel gıda {i} die Sondenernährung {f}
dondurulmuş gıda maddesi {i} die Tiefkühlware {f}
düşük proteinli gıda {allg} eiweißarme Ernährung {allg}
fazlaca gıda alma {i} die Überernährung {f}
gıda alerjisi {i} die Nahrungsmittelallergie {f}
gıda alımı {i} die Nahrungsaufnahme {f}
gıda alma {i} die Nahrungsaufnahme {f}
gıda bayii {i} der Lebensmittelfilialist {m}
gıda bölümü {i} die Lebensmittelabteilung {f}
gıda boyası {i} [San]die Lebensmittelfarbe {f}
gıda dondurarak saklamak {v} einfrieren {v}
gıda dondurmak {v} einfrieren {v}
gıda harcamaları {i} der Beköstigungsaufwand {m}
gıda ihtiyacı {i} der Nahrungsbedarf {m}
gıda kimyageri {i} der Nahrungsmittelchemiker {m}
gıda kontrolü {i} die Kur {f}
gıda maddeleri {ç} die Nährmittel {pl}
gıda maddeleri {ç} die Lebensmittel {pl}
gıda maddeleri {ç} die Ernährungsgüter {pl}
gıda maddeleri {ç} die Nahrungsmittel {pl}
gıda maddeleri etiketleme {i} die Lebensmittelkennzeichnung {f}
gıda maddeleri gereksinimi {i} der Lebensmittelbedarf {m}
Gıda Maddeleri Hukuku {i} [huk]das Lebensmittelrecht {n}
gıda maddeleri ithalatı {ç} die Lebensmitteleinfuhren {pl}
gıda maddeleri kanunu {i} das Lebensmittelgesetz {n}
gıda maddeleri perakendeciliği {i} der Lebensmittelhandel {m}
gıda maddeleri sağlama {i} die Lebensmittelversorgung {f}
gıda maddeleri sanayi {i} die Lebensmittelindustrie {f}
gıda maddeleri stoku {i} der Lebensmittelvorrat {m}
gıda maddeleri toptancılığı {i} der Lebensmittelgroßhandel {m}
gıda maddeleri toptancısı {i} der Lebensmittelgroßhändler {m}
gıda maddeleri yönetimi {i} die Lebensmittelbewirtschaftung {f}
gıda maddelerine karıştırma {i} die Lebensmittelfälschung {f}
gıda maddelerini etiketleme {i} die Lebensmittelauszeichnung {f}
gıda maddelerini işleme {i} die Lebensmittelverarbeitung {f}
gıda maddesi {i} das Lebensmittel {n}
gıda maddesi {ç} die Fressalien {pl}
gıda maddesi {ç} die Esswaren {pl}
gıda maddesi {i} das Nahrungsmittel {n}
gıda maddesi kıtlılığı {i} die Lebensmittelknappheit {f}
gıda maddesi tüketimi {i} der Nahrungsmittelverbrauch {m}
gıda maddesi yasası {i} das Nahrungsmittelgesetz {n}
gıda maddesinden dolayı zehirlenme {i} die Lebensmittelvergiftung {f}
gıda malı satın alıp stok etme {i} der Hamsterkauf {m}
gıda mühendisi {i} der Ernährungswissenschaftler {m}
gıda mühendisliği {i} [San]die Nahrungstechnik {f}
gıda pazarı {i} der Lebensmittelladen {m}
gıda pazarı {i} das Lebensmittelgeschäft {n}
gıda pazarları zinciri {i} die Lebensmittelkette {f}
gıda sanayii {i} die Lebensmittelindustrie {f}
gıda sanayii {i} die Ernährungswirtschaft {f}
gıda satış mağazalarındaki üstü açık soğutucu dolap {i} die Kühlung {f}
gıda sektörü {i} die Lebensmittelbranche {f}
gıda taşımacılığında soğuk hava sistemi ağı {i} die Kühlkette {f}
gıda zehirlenmesi {i} die Nahrungsmittelvergiftung {f}
gıda zehirlenmesi {i} die Lebensmittelvergiftung {f}
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı {i} [pol]das Ministerium für Nahrungsmittel, Landwirtschaft und Viehzucht {n}
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı {i} [pol]das Ministerium für Lebensmittel, Landwirtschaft und Viehzucht {n}
hamurdan yapılmış gıda maddesi {i} die Teigware {f}
normal gıda {i} die Normalkost {f}
pişmemiş gıda {i} die Rohkost {f}
sağlığa yararlı vitamin ve mineraller açısından zengin gıda maddeleri {i} die Reformkost {f}
soğutuculu gıda taşıma vagonu {i} der Kühlwagen {m}
tamamlayıcı gıda maddeleri {ç} die Nahrungsergänzungsmittel {pl}
tamamlayıcı gıda maddeleri yönetmeliği {i} die Nahrungsergänzungsmittelverordnung {f}
temel gıda {i} die Hauptnahrung {f}
temel gıda maddeleri {ç} die Grundnahrungsmittel {pl}
temel gıda maddesi {i} das Grundnahrungsmittel {n}
unlu gıda {i} die Mehlspeise {f}
vitamin ve mineraller açısından zengin gıda maddeleri satış yeri {i} das Reformhaus {n}