TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
eşlik {i} [müz]das Akkompagnement {n}
eşlik {i} die Aufsicht {f}
eşlik {i} [müz]die Begleitung {f}
eşlik {i} das Geleit {n}
eşlik {i} das Geleite {n}
eşlik {i} die Partnerschaft {f}
eşlik {i} die Untermalung {f}
eşlik biti {i} das Paritybit {n}
eşlik denetimi {i} die Paritätsprüfung {f}
eşlik denetimi {i} der Parity-Check {m}
eşlik eden {i} der Begleiter {m}
eşlik eden {i} der Partner {m}
eşlik eden {a} einhergehend {a}
eşlik etme {i} [müz]das Akkompagnement {n}
eşlik etme {i} die Begleitung {f}
eşlik etmek {v} [müz]akkompagnieren {v}
eşlik etmek {v} begleiten {v}
eşlik etmek {v} bringen {v}
eşlik etmek {v} eskortieren {v}
eşlik etmek {itr} folgen {itr}
eşlik etmek {v} geleiten {v}
eşlik etmek {fi} hinzugesellen {v}
eşlik etmek {fi} mitgehen {v}
eşlik etmek {fi} mithalten {v}
eşlik etmek {fi} mitkommen {v}
eşlik etmek {itr} [müz]sekundieren {itr}
eşlik etmek {v} untermalen {v}
eşlik etmek {itr} mit etw. einhergehen {itr}
eşlik yanlışı {i} der Paritätsfehler {m}
eşlikçi {i} der Begleiter {m}
eşlikçi {i} die Begleiterin {f}
Indirekte Treffer
bayana eşlik eden erkek {i} der Ritter {m}
birisine dönüş yolunda eşlik etmek {fi} zurückbegleiten {v}
birisine eşlik etmek {fi} mitgehen {v}
birisine eşlik etmek {allg} Gesellschaft leisten {allg}
düğünde geline eşlik eden erkek {i} der Brautführer {m}
düğünde geline eşlik eden genç kız {i} die Brautjungfer {f}
eşlik biti {i} das Paritybit {n}
eşlik denetimi {i} der Parity-Check {m}
eşlik denetimi {i} die Paritätsprüfung {f}
eşlik eden {i} der Partner {m}
eşlik eden {i} der Begleiter {m}
eşlik eden {a} einhergehend {a}
eşlik etme {i} die Begleitung {f}
eşlik etme {i} [müz]das Akkompagnement {n}
eşlik etmek {fi} mitkommen {v}
eşlik etmek {v} geleiten {v}
eşlik etmek {v} [müz]akkompagnieren {v}
eşlik etmek {itr} folgen {itr}
eşlik etmek {fi} mithalten {v}
eşlik etmek {itr} mit etw. einhergehen {itr}
eşlik etmek {v} eskortieren {v}
eşlik etmek {fi} mitgehen {v}
eşlik etmek {v} untermalen {v}
eşlik etmek {v} bringen {v}
eşlik etmek {itr} [müz]sekundieren {itr}
eşlik etmek {fi} hinzugesellen {v}
eşlik etmek {v} begleiten {v}
eşlik yanlışı {i} der Paritätsfehler {m}
evine kadar eşlik etmek {fi} heimbegleiten {v}
geline kilisede eşlik eden evlenmemiş genç kız {i} die Kranzjungfer {f}
genç bir kıza eşlik eden kadın {i} die Anstandsdame {f}
körlere eşlik eden köpek {i} der Blindenhund {m}
müzik aleti ile eşlik etme {i} die Musikbegleitung {f}
resmi yemekli davetlerde hanıma eşlik eden erkek {i} der Tischherr {m}
tek eşlik {i} die Unpaarigkeit {f}
tek eşlik {allg} ungerade Parität {allg}