TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
düzgün {s} ebenmäßig {adj}
düzgün {s} fließend {adj}
düzgün {s} glatt {adj}
düzgün {s} gleichmäßig {adj}
düzgün {s} kunstgerecht {adj}
düzgün {s} ordentlich {adj}
düzgün {s} Plan {adj}
düzgün {adv} plano {adv}
düzgün {s} proper {adj}
düzgün {s} propre {adj}
düzgün {s} regelmäßig {adj}
düzgün {s} regulär {adj}
düzgün {a} sauber {a}
düzgün {s} solide {adj}
düzgün {s} tesseral {adj}
düzgün {s} wohlgesetzt {adj}
düzgün {s} zünftig {adj}
düzgün {s} zusammenhängend {adj}
düzgün biçimde kesmek {fi} zurechtstutzen {v}
düzgün bir anlatım tarzı {allg} korrekte Ausdrucksweise {allg}
düzgün bir ifade şekli {allg} korrekte Ausdrucksweise {allg}
düzgün boyama maddesi {i} [tek]das Egalisiermittel {n}
düzgün çalışmak {allg} reibungslos funktionieren {allg}
düzgün cümleler {allg} [dilb]geschliffene Sätze {allg}
düzgün giyimli {allg} korrekt gekleidet {allg}
düzgün işlemek {allg} reibungslos funktionieren {allg}
düzgün konuşan {allg} korrekt sprechend {allg}
düzgün olarak yerleştirmek {v} stapeln {v}
düzgün olma {i} die Gleichmäßigkeit {f}
düzgün olmayan {s} anomal {adj}
düzgün olmayan {s} anormal {adj}
düzgün olmayan {s} uneinheitlich {adj}
düzgün olmayan {s} ungerade {adj}
düzgün olmayan {s} ungleichförmig {adj}
düzgün sıralar halinde {s*be} in Reih und Glied {s*be}
düzgün tablo {allg} einheitliches Erscheinungsbild {allg}
düzgünce yerleştirmek {v} verstauen {v}
düzgünleştirmek {fi} auswetzen {v}
düzgünleştirmek {v} glätten {v}
düzgünlük {i} die Ebenheit {f}
düzgünlük {i} die Gleichförmigkeit {f}
düzgünlük {i} die Gleichmäßigkeit {f}
düzgünlük {i} die Regelmäßigkeit {f}
düzgünlük {i} die Regularität {f}
Indirekte Treffer
düzgün biçimde kesmek {fi} zurechtstutzen {v}
düzgün bir anlatım tarzı {allg} korrekte Ausdrucksweise {allg}
düzgün bir ifade şekli {allg} korrekte Ausdrucksweise {allg}
düzgün boyama maddesi {i} [tek]das Egalisiermittel {n}
düzgün çalışmak {allg} reibungslos funktionieren {allg}
düzgün cümleler {allg} [dilb]geschliffene Sätze {allg}
düzgün giyimli {allg} korrekt gekleidet {allg}
düzgün işlemek {allg} reibungslos funktionieren {allg}
düzgün konuşan {allg} korrekt sprechend {allg}
düzgün olarak yerleştirmek {v} stapeln {v}
düzgün olma {i} die Gleichmäßigkeit {f}
düzgün olmayan {s} anormal {adj}
düzgün olmayan {s} ungleichförmig {adj}
düzgün olmayan {s} ungerade {adj}
düzgün olmayan {s} anomal {adj}
düzgün olmayan {s} uneinheitlich {adj}
düzgün sıralar halinde {s*be} in Reih und Glied {s*be}
düzgün tablo {allg} einheitliches Erscheinungsbild {allg}
eli yüzü düzgün {s} dezent {adj}
gemiyi düzgün yükleyerek dengesini sağlamak {v} [den]trimmen {v}
giyimi düzgün {allg} ordentlich gekleidet {allg}
kılık kıyafeti düzgün {s} ansehnlich {adj}
şekli düzgün {s} wohl geformt {adj}
üstü başı düzgün {allg} gut angezogen {allg}