TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
aşırı {s} exorbitant {adj}
aşırı {s} Extrem {adj}
aşırı {a} extremistisch {a}
aşırı {s} exzessiv {adj}
aşırı {s} fanatisch {adj}
aşırı {s} immens {adj}
aşırı {s} klotzig {adj}
aşırı {a} krass {a}
aşırı {s} manieriert {adj}
aşırı {a} maßlos {a}
aşırı {s} radikal {adj}
aşırı {s} überhöht {adj}
aşırı {a} übermäßig {a}
aşırı {a} überspannt {a}
aşırı {s} übertrieben {adj}
aşırı {s} unbescheiden {adj}
aşırı {a} unmäßig {a}
aşırı {s} unverhältnismäßig {adj}
aşırı {s} unverschämt {adj}
aşırı {allg} zu hoch {allg}
aşırı ahlakçı {i} der Rigorist {m}
aşırı alıngan {i} [bitk]die Mimose {f}
aşırı alıngan {s} überempfindlich {adj}
aşırı alınganlık {i} [ruhb]die Überempfindlichkeit {f}
aşırı alkalileştirme {i} die Überalkalisierung {f}
aşırı alkollü {s} betrunken {adj}
aşırı alkollü {s} [Redw.]blau {adj}
aşırı Alman milliyetçiliği {i} die Deutschtümelei {f}
aşırı arzu {i} die Gier {f}
aşırı aybaşı kanamasının {i} die Hypermenorrhoe {f}
aşırı bağnaz {s} ultraradikal {adj}
aşırı basınç {i} der Überdruck {m}
aşırı baskı {i} der Überdruck {m}
aşırı beslenme {i} die Überernährung {f}
aşırı beslenmiş {s} überernährt {adj}
aşırı borçlandırmak {allg} zuviel belasten {allg}
aşırı borçlanma {i} die Überschuldung {f}
aşırı büyük {s} immens {adj}
aşırı büyük {s} protzig {adj}
aşırı büyük {s} übermäßig {adj}
aşırı büyümek {itr} [bitk]überwachsen {itr}
aşırı büyümüş {s} hypertrophisch {adj}
aşırı çaba {i} der Übereifer {m}
aşırı cinsel istek {i} die Erotomanie {f}
aşırı çok yeme {i} die Fressgelage {f}
aşırı coşku {i} die Euphorie {f}
aşırı coşku {i} die Überschwenglichkeit {f}
aşırı coşkulu {s} überschwänglich {adj}
aşırı cüretli {s} vermessen {adj}
aşırı değer verme {i} die Überbewertung {f}
aşırı değer verme {i} die Überwertung {f}
aşırı değişim {i} [coğ]die Ultrametamorphose {f}
aşırı derece hava sıcaklığı {i} die Hitze {f}
aşırı derecede {a} drastisch {a}
aşırı derecede {s} unmäßig {adj}
aşırı derecede {adv} außergewöhnlich {adv}
aşırı derecede bakıma muhtaçlık {i} die Schwerstpflegebedürftigkeit {f}
aşırı derecede kendine düşkünlük {i} die Ichsucht {f}
aşırı derecede kirli çevre {a} hochbelastet {a}
aşırı derecede yormak {fi} erschöpfen {v}
aşırı dernekçi {i} der Vereinsmeier {m}
aşırı devriklik {i} das Hyperbaton {n}
aşırı dinci {s} klerikal {adj}
aşırı doyma derecesi {i} der Übersättigungsgrad {m}
aşırı doyma durumu {i} [kim]die Übersättigung {f}
aşırı doyma katsayısı {i} der Übersättigungskoeffizient {m}
aşırı doymuş eriyik {allg} übersättigte Lösung {allg}
aşırı doymuş piyasa {allg} übersättigter Markt {allg}
aşırı doyurmak {v} [kim]übersättigen {v}
aşırı doyurmak {v} übersaturieren {v}
aşırı doyurulmuş {s} übersaturiert {adj}
aşırı doyurulmuş şerbet {allg} saturierter Saft {allg}
aşırı doz {i} [hek]die Überdosis {f}
aşırı dozda ilaç almak {v} überdosieren {v}
aşırı düşkün olmak {itr} frönen {itr}
aşırı düşkünlük {i} die Manie {f}
aşırı duyarlı {s} reizbar {adj}
aşırı duyarlı {s} sensitiv {adj}
aşırı duyarlık {i} die Reizbarkeit {f}
aşırı duyarlılık {i} die Sensivität {f}
Indirekte Treffer
anneye aşırı bağımlılık hastalığı {i} [ruhb]die Mutterbindung {f}
aşırı ahlakçı {i} der Rigorist {m}
aşırı alıngan {s} überempfindlich {adj}
aşırı alıngan {i} [bitk]die Mimose {f}
aşırı alınganlık {i} [ruhb]die Überempfindlichkeit {f}
aşırı alkalileştirme {i} die Überalkalisierung {f}
aşırı alkollü {s} [Redw.]blau {adj}
aşırı alkollü {s} betrunken {adj}
aşırı Alman milliyetçiliği {i} die Deutschtümelei {f}
aşırı arzu {i} die Gier {f}
aşırı aybaşı kanamasının {i} die Hypermenorrhoe {f}
aşırı bağnaz {s} ultraradikal {adj}
aşırı basınç {i} der Überdruck {m}
aşırı baskı {i} der Überdruck {m}
aşırı beslenme {i} die Überernährung {f}
aşırı beslenmiş {s} überernährt {adj}
aşırı borçlandırmak {allg} zuviel belasten {allg}
aşırı borçlanma {i} die Überschuldung {f}
aşırı büyük {s} übermäßig {adj}
aşırı büyük {s} protzig {adj}
aşırı büyük {s} immens {adj}
aşırı büyümek {itr} [bitk]überwachsen {itr}
aşırı büyümüş {s} hypertrophisch {adj}
aşırı çaba {i} der Übereifer {m}
aşırı cinsel istek {i} die Erotomanie {f}
aşırı çok yeme {i} die Fressgelage {f}
aşırı coşku {i} die Euphorie {f}
aşırı coşku {i} die Überschwenglichkeit {f}
aşırı coşkulu {s} überschwänglich {adj}
aşırı cüretli {s} vermessen {adj}
aşırı değer verme {i} die Überwertung {f}
aşırı değer verme {i} die Überbewertung {f}
aşırı değişim {i} [coğ]die Ultrametamorphose {f}
aşırı derece hava sıcaklığı {i} die Hitze {f}
aşırı derecede {adv} außergewöhnlich {adv}
aşırı derecede {s} unmäßig {adj}
aşırı derecede {a} drastisch {a}
aşırı derecede bakıma muhtaçlık {i} die Schwerstpflegebedürftigkeit {f}
aşırı derecede kendine düşkünlük {i} die Ichsucht {f}
aşırı derecede kirli çevre {a} hochbelastet {a}
aşırı derecede yormak {fi} erschöpfen {v}
aşırı dernekçi {i} der Vereinsmeier {m}
aşırı devriklik {i} das Hyperbaton {n}
aşırı dinci {s} klerikal {adj}
aşırı doyma derecesi {i} der Übersättigungsgrad {m}
aşırı doyma durumu {i} [kim]die Übersättigung {f}
aşırı doyma katsayısı {i} der Übersättigungskoeffizient {m}
aşırı doymuş eriyik {allg} übersättigte Lösung {allg}
aşırı doymuş piyasa {allg} übersättigter Markt {allg}
aşırı doyurmak {v} übersaturieren {v}
aşırı doyurmak {v} [kim]übersättigen {v}
aşırı doyurulmuş {s} übersaturiert {adj}
aşırı doyurulmuş şerbet {allg} saturierter Saft {allg}
aşırı doz {i} [hek]die Überdosis {f}
aşırı dozda ilaç almak {v} überdosieren {v}
aşırı düşkün olmak {itr} frönen {itr}
aşırı düşkünlük {i} die Manie {f}
aşırı duyarlı {s} sensitiv {adj}
aşırı duyarlı {s} reizbar {adj}
aşırı duyarlık {i} die Reizbarkeit {f}