TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
şüphe {i} die Ahnung {f}
şüphe {i} die Anzweifelung {f}
şüphe {i} der Argwohn {m}
şüphe {i} das Bedenken {n}
şüphe {i} die Bedenklichkeit {f}
şüphe {i} die Bezweifelung {f}
şüphe {i} die Frage {f}
şüphe {i} die Grübelei {f}
şüphe {i} das Misstrauen {n}
şüphe {i} der Nebel {m}
şüphe {i} die Skepsis {f}
şüphe {i} die Skrupel {f}
şüphe {i} die Ungewissheit {f}
şüphe {i} der Verdacht {m}
şüphe {i} das Wenn {n}
şüphe {i} [hayb]der Wurm {m}
şüphe {i} der Zweifel {m}
şüphe dolu {s} misstrauisch {adj}
şüphe duyan kimse {i} der Zweifler {m}
şüphe duymak {v} argwöhnen {v}
şüphe duymak {allg} misstrauisch sein {allg}
şüphe duymak {itr} zweifeln {itr}
şüphe duyuran {s} suspekts {adj}
şüphe etmek {v} bezweifeln {v}
şüphe etmek {allg} in Frage ziehen {allg}
şüphe etmek {fi} Misstrauen {v}
şüphe etmek {allg} misstrauisch sein {allg}
şüphe etmek {fi} vermuten {v}
şüphe etmek {fi} zweifeln {v}
şüphe götürmez {s} bombensicher {adj}
şüphe götürmez {s} fraglos {adj}
şüphe götürmez {s} todsicher {adj}
şüphe götürmez {s} unanfechtbar {adj}
şüphe götürmez {s} unbestritten {adj}
şüphe götürmez {s} unumstritten {adj}
şüphe götürmez olmak {allg} außer Frage sein {allg}
şüphe götürmezlik {i} die Unanfechtbarkeit {f}
şüphe halinde {allg} im Zweifel {allg}
şüphe halinde {a} im Zweifelsfall {a}
şüphe kurdu {allg} bohrender Zweifel {allg}
şüphe unsuru {i} das Verdachtsmoment {n}
şüphe uyandıran {s} brenzlich {adj}
şüphe uyandıran {s} brenzlig {adj}
şüphe uyandıran {s} fragwürdig {adj}
şüphe uyandıran {s} suspekts {adj}
şüphe uyandıran {s} zwielichtig {adj}
şüphe uyandırıcı {s} ominös {adj}
şüphe uyandırıcı {s} zweifelhaft {adj}
şüphe uyandırıcı durum {allg} bedenkliche Situation {allg}
şüphe uyandırmak {fi} auftauchen {v}
şüphe uyandırmak {allg} Bedenken erregen {allg}
şüphe uyandırmayan {s} unverfänglich {adj}
şüpheci {s} argwöhnisch {adj}
şüpheci {s} misstrauisch {adj}
şüpheci {i} der Skeptiker {m}
şüpheci {s} skeptisch {adj}
şüpheci {i} der Zweifler {m}
şüpheci kişi {i} der Skeptiker {m}
şüphecilik {i} [fel]der Skeptizismus {m}
şüphelendirmek {fi} ankommen {v}
şüphelendirmek {fi} Zweifel erwecken {v}
şüphelenme {i} die Verdächtigung {f}
şüphelenmek {v} ahnen {v}
şüphelenmek {fi} anzweifeln {v}
şüphelenmek {allg} Argwohn schöpfen {allg}
şüphelenmek {fi} bezweifeln {v}
şüphelenmek {itr} Misstrauen {itr}
şüphelenmek {allg} misstrauisch werden {allg}
şüphelenmek {allg} Verdacht schöpfen {allg}
şüphelenmek {v} verdächtigen {v}
şüphelenmek {itr} zweifeln {itr}
süpheli {s} suspekts {adj}
şüpheli {s} anrüchig {adj}
şüpheli {s} argwöhnisch {adj}
şüpheli {a} dubios {a}
şüpheli {s} dubitativ {adj}
şüpheli {s} dunkel {adj}
şüpheli {a} faul {a}
şüpheli {a} finster {a}
şüpheli {s} fraglich {adj}
Indirekte Treffer
doğruluğundan şüphe duyulan {s} bescholten {adj}
dürüstlüğünden şüphe duyulan {s} bescholten {adj}
hiç şüphe götürmez {a} todsicher {a}
hiç şüphe götürmez {allg} so sicher wie das Amen in der Kirche {allg}
hiç şüphe yok {allg} das ist keine Frage {allg}
hiç şüphe yok {allg} es besteht nicht der geringste Zweifel {allg}
kemirten şüphe {allg} bohrender Zweifel {allg}
kuvvetli şüphe {i} [huk]dringender Verdacht {nom}
şiddetli şüphe {allg} erheblicher Zweifel {allg}
suçlu olup olmadığı konusunda şüphe {i} der Tatverdacht {m}
şüphe dolu {s} misstrauisch {adj}
şüphe duyan kimse {i} der Zweifler {m}
şüphe duymak {itr} zweifeln {itr}
şüphe duymak {allg} misstrauisch sein {allg}
şüphe duymak {v} argwöhnen {v}
şüphe duyuran {s} suspekts {adj}
şüphe etmek {fi} zweifeln {v}
şüphe etmek {v} bezweifeln {v}
şüphe etmek {fi} vermuten {v}
şüphe etmek {allg} misstrauisch sein {allg}
şüphe etmek {fi} Misstrauen {v}
şüphe etmek {allg} in Frage ziehen {allg}
şüphe götürmez {s} unbestritten {adj}
şüphe götürmez {s} unanfechtbar {adj}
şüphe götürmez {s} todsicher {adj}
şüphe götürmez {s} fraglos {adj}
şüphe götürmez {s} unumstritten {adj}
şüphe götürmez {s} bombensicher {adj}
şüphe götürmez olmak {allg} außer Frage sein {allg}
şüphe götürmezlik {i} die Unanfechtbarkeit {f}
şüphe halinde {allg} im Zweifel {allg}
şüphe halinde {a} im Zweifelsfall {a}
şüphe kurdu {allg} bohrender Zweifel {allg}
şüphe unsuru {i} das Verdachtsmoment {n}
şüphe uyandıran {s} brenzlig {adj}
şüphe uyandıran {s} brenzlich {adj}
şüphe uyandıran {s} zwielichtig {adj}
şüphe uyandıran {s} suspekts {adj}
şüphe uyandıran {s} fragwürdig {adj}
şüphe uyandırıcı {s} ominös {adj}
şüphe uyandırıcı {s} zweifelhaft {adj}
şüphe uyandırıcı durum {allg} bedenkliche Situation {allg}
şüphe uyandırmak {allg} Bedenken erregen {allg}
şüphe uyandırmak {fi} auftauchen {v}
şüphe uyandırmayan {s} unverfänglich {adj}