TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yorgun {s} abgearbeitet {adj}
yorgun {s} abgekämpft {adj}
yorgun {s} abgeschlagen {adj}
yorgun {s} abgespannt {adj}
yorgun {s} abgetakelt {adj}
yorgun {s} angegriffen {adj}
yorgun {s} angeschlagen {adj}
yorgun {s} angestrengt {adj}
yorgun {s} duhn {adj}
yorgun {s} dun {adj}
yorgun {adv} entkräftet {adv}
yorgun {adv} ermattet {adv}
yorgun {s} erschlafft {adj}
yorgun {itr} erschlagen {itr}
yorgun {s} erschöpft {adj}
yorgun {s} fertig {adj}
yorgun {s} flau {adj}
yorgun {s} gerädert {adj}
yorgun {a} kaputt {a}
yorgun {s} lasch {adj}
yorgun {s} marode {adj}
yorgun {s} matsch {adj}
yorgun {s} matt {adj}
yorgun {s} müde {adj}
yorgun {s} ruhebedürftig {adj}
yorgun {s} strapaziert {adj}
yorgun {s} verlebt {adj}
yorgun argın {s} schlapp {adj}
yorgun argın {a} todmüde {a}
yorgun düşmek {itr} erlahmen {itr}
yorgun düşmek {fi} erschlaffen {v}
yorgun düşmek {allg} fix und fertig {allg}
yorgun olmak {allg} ausgebrannt sein {allg}
yorgun olmak {allg} erschossen sein {allg}
yorgun olmayan {s} hellwach {adj}
yorgun ve bitkin olmak {fi} fertig sein {v}
yorgun yürümek {fi} trotten {v}
yorgunluğu gidermek {fi} abspannen {v}
yorgunluk {i} die Abgeschlagenheit {f}
yorgunluk {i} die Abgespanntheit {f}
yorgunluk {i} die Abspannung {f}
yorgunluk {i} die Ermattung {f}
yorgunluk {i} die Ermüdung {f}
yorgunluk {i} die Erschöpfung {f}
yorgunluk {i} die Mattigkeit {f}
yorgunluk {i} die Müdigkeit {f}
yorgunluk {i} die Mühe {f}
yorgunluk {i} die Überanstrengung {f}
yorgunluk {i} die Übermüdung {f}
yorgunluk belirtisi {i} die Ermüdungserscheinung {f}
yorgunluktan çatlamak {fi} schlappmachen {v}
yorgunluktan dizlerinin bağı çözülmüş halde {s} knieweich {adj}
yorgunluktan dolayı ölü gibi {s} sterbensmatt {adj}
yorgunluktan gebertmek {fi} abschinden {v}
yorgunluktan ölmüş {s} abgeschlafft {adj}
yorgunmuş gibi bir izlenim yaratmak {allg} abgeschlagenen Eindruck machen {allg}
yorgunu {s} [yol]wegmüde {adj}
yorgunum {allg} ich bin müde {allg}
Indirekte Treffer
antrenman yapmaktan yorgun düşmüş {s} übertrainiert {adj}
çok yorgun {s} hundsmüde {adj}
çok yorgun {s} übermüdet {adj}
çok yorgun {s} hundemüde {adj}
çok yorgun {s} todmüde {adj}
çok yorgun {s} groggy {adj}
çok yorgun {s} sterbensmatt {adj}
çok yorgun {s} schläfrig {adj}
kıpırdayamayacak kadar yorgun {s} todmüde {adj}
köpek gibi yorgun olmak {allg} hundemüde sein {allg}
koşmaktan yorgun düşmek {allg} ablaufen {allg}
yolculuk sebebiyle yorgun düşmüş {s} [yol]wegmüde {adj}
yorgun argın {s} schlapp {adj}
yorgun argın {a} todmüde {a}
yorgun düşmek {allg} fix und fertig {allg}
yorgun düşmek {fi} erschlaffen {v}
yorgun düşmek {itr} erlahmen {itr}
yorgun olmak {allg} erschossen sein {allg}
yorgun olmak {allg} ausgebrannt sein {allg}
yorgun olmayan {s} hellwach {adj}
yorgun ve bitkin olmak {fi} fertig sein {v}
yorgun yürümek {fi} trotten {v}