TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
rağmen {bağ} sowohl.... als auch.... {konj}
rağmen {a} obgleich {a}
rağmen {öt} obschon {prp}
rağmen {öt} obwohl {prp}
rağmen {öt} obzwar {prp}
rağmen {adv} so {adv}
rağmen {öt} Trotz {prp}
rağmen {a} trotzdem {a}
rağmen {a} ungeachtet {a}
rağmen {allg} wenn auch {allg}
rağmen {allg} wenn auch ... {allg}
rağmen {öt} wenngleich {prp}
Indirekte Treffer
-e rağmen {öt} ungeachtet {prp}
-e rağmen {bağ} obgleich {konj}
olmamasına rağmen sık sık bir şeyler yeme {fi} naschen {v}
böyle olmasına rağmen {bağ} desungeachtet {konj}
böyle olmasına rağmen {adv} dessen ungeachtet {adv}
buna rağmen {adv} demungeachtet {adv}
buna rağmen {öt} trotzdem {prp}
buna rağmen {bağ} desungeachtet {konj}
buna rağmen {adv} darum {adv}
buna rağmen {öt} nichtsdestoweniger {prp}
buna rağmen {adv} dessen ungeachtet {adv}
buna rağmen {adv} dabei {adv}
buna rağmen {adv} nichtsdestotrotz {adv}
buna rağmen {bağ} dennoch {konj}
buna rağmen {allg} bei alledem {allg}
buna rağmen {adv} drum {adv}
buna rağmen {adv} demunterachtet {adv}
buna rağmen {allg} aber dennoch {allg}
buna rağmen {bağ} doch {konj}
bütün zorluklara rağmen {allg} auf Biegen oder Brechen {allg}
her şeye ragmen {allg} trotz allem {allg}
her şeye rağmen {allg} trotz allem {allg}
her şeye rağmen {allg} bei allem {allg}
herşeye rağmen {allg} auf Biegen oder Brechen {allg}
işten çıkarmaya rağmen verimlilik {i} die Entlassungs-Produktivität {f}
işten çıkarmaya rağmen verimlilik {i} die Entlassungsproduktivität {f}
sarhoşluğa rağmen trafiğe çıkma {i} [huk]die Trunkenheit im Verkehr {f}
şehir dışında oturmasına rağmen heınşehrilik hakkı olan kişi {i} der Pfahlbürger {m}
sise rağmen {allg} trotz des Nebels {allg}
tüm bunlara rağmen {allg} schließlich doch {allg}
tüm zorluklara rağmen başarmak {v} auskämpfen {v}
uyarıya rağmen {allg} trotz Abmahnung {allg}
uyarıya rağmen {allg} [Redw.]trotz der Abmahnung {allg}
yasağa rağmen {adv} verbotenerweise {adv}
yeni olmasına rağmen her tarafı dökülen araba {i} das Montagsauto {n}
yurtdışında suç işlemesine rağmen suçluyu iade etmeyip kendi adalet sistemine göre yargılama prensibi {i} [huk]das Heimatprinzip {n}