TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
yeşil {s} frisch {adj}
yeşil {s} grün {adj}
yeşil {s} jung {adj}
yeşil ada {i} [coğ]die Au {f}
yeşil ağaç pitonu {i} [hayb]grüner Baumpython {nom}
yeşil ağaçkakan {i} [hayb]der Grünspecht {m}
yeşil ağaçkakan {i} der Specht {m}
yeşil akçaağaç {i} [bitk]die Alpenerle {f}
yeşil akçaağaç {i} [bitk]die Bergerie {f}
yeşil alan {i} die Anlage {f}
yeşil alan {i} die Freifläche {f}
yeşil alan {i} die Grasfläche {f}
yeşil alan {i} das Grasland {n}
yeşil alan {i} [bitk]der Rasen {m}
yeşil bir mineral {i} [mad]das Plasma {n}
yeşil budama {i} die Grünastung {f}
yeşil çatı {allg} [mim]begrüntes Dach {allg}
yeşil çekirge {i} [hayb]das Heupferd {n}
yeşil düzlük {i} [coğ]die Au {f}
yeşil elmas {i} der Demantoid {m}
yeşil fasulye {i} [bitk]die Brechbohne {f}
yeşil fasulye {ç} [bitk]die grüne Bohnen {pl}
yeşil fasulye {allg} [bitk]junge Bohnen {allg}
yeşil fasulye {i} [bitk]die Schnittbohne {f}
yeşil ispinoz {i} der Fink {m}
yeşil ispinoz {i} der Grünfink {m}
yeşil ispinoz {i} der Grünling {m}
yeşil ışık {i} der Countdown {m}
yeşil ışık {allg} grünes Licht {allg}
yeşil ışık yakmak {allg} grünes Licht geben {allg}
yeşil karakurbağası {i} die Kröte {f}
yeşil karakurbağası {i} die Wechselkröte {f}
yeşil karga {i} [hayb]die Blauracke {f}
yeşil kertenkele {i} die Eidechse {f}
yeşil kertenkele {i} die Smaragdeidechse {f}
yeşil keten {i} der Grünflachs {m}
yeşil küf {i} der Grünspan {m}
yesil kurbağa {i} [hayb]der Laubfrosch {m}
yeşil kuşak {i} der Grüngürtel {m}
yeşil lahana {i} [bitk]der Braunkohl {m}
yeşil lahana {i} [bitk]der Grünkohl {m}
yeşil lahana {i} [bitk]der Winterkohl {m}
yeşil lamba dalgası {allg} grüne Welle {allg}
yeşil mercimek {i} [mutf]die Grüne Linsen {f}
yeşil ot {i} das Gras {n}
yeşil ot {i} der Ried {m}
yeşil ötleğen {i} [hayb]der Laubsänger {m}
yeşil pas {i} der Grünspan {m}
yeşil pas {i} die Patina {f}
yeşil renk {i} das Grün {n}
yeşil salata {allg} grüner Salat {allg}
yeşil salata {i} [bitk]der Kopfsalat {m}
yeşil sazan {i} die Schlei {f}
yeşil sazan {i} die Schleie {f}
yeşil sebze {i} [bitk]das Kraut {n}
yeşil sinek {i} [hayb]der Brummer {m}
yeşil soğan {i} die Frühlingszwiebel {f}
yeşil su biberi {i} der Pfeffer {m}
yeşil su biberi {i} der Wasserpfeffer {m}
yeşil su kurbağa {i} der Frosch {m}
yeşil su kurbağa {i} der Grünfrosch {m}
yeşil şurup {i} der Zentrifugiersirup {m}
yeşil vadi {i} [coğ]die Au {f}
yeşil ve taze ot {i} das Grünfutter {n}
Yeşilay {allg} Grüner Halbmond {allg}
yeşilaycı {s} abstinent {adj}
yeşilaycı {i} der Abstinenzler {m}
yeşilaycı {i} die Abstinenzlerin {f}
yeşilaycı {i} der Alkoholgegner {m}
yeşilaycı {i} der Antialkoholiker {m}
yeşilaycı {i} die Antialkoholikerin {f}
yeşilaycı {s} enthaltsam {adj}
yeşilaycı {i} der Temperenzler {m}
yeşilbağa {i} der Frosch {m}
yeşilbağa {i} der Laubfrosch {m}
yeşilbaş {i} die Eidechse {f}
yeşilbaş {i} die Ente {f}
yeşilbaş {i} die Smaragdeidechse {f}
yeşilbaş {i} die Stockente {f}
yeşile çalan gri renk {s} feldgrau {adj}
Indirekte Treffer
açık yeşil {s} Apfelgrün {adj}
açık yeşil {s} meergrün {adj}
açık yeşil {allg} lichtes grün {allg}
açık yeşil {s} hellgrün {adj}
açık yeşil akik {i} [mad]der Chrysopras {m}
açık yeşil renkli değerli taş {i} [mad]der Aquamarin {m}
aracın belli bir hızla sürülmesi halinde sürekli yeşil ışığa denk gelme {allg} grüne Welle {allg}
cadde ve yeşil alan {i} der Platz {m}
çorbaya katılan yeşil sebzeler {i} das Suppengrün {n}
filizi yeşil {s} hellgrün {adj}
hep yeşil {adv} Immergrün {adv}
her zaman yeşil kalan {adv} Immergrün {adv}
koyu yeşil {s} dunkelgrün {adj}
sarıya çalan yeşil {s} gelbgrün {adj}
yeşil ada {i} [coğ]die Au {f}
yeşil ağaç pitonu {i} [hayb]grüner Baumpython {nom}
yeşil ağaçkakan {i} der Specht {m}
yeşil ağaçkakan {i} [hayb]der Grünspecht {m}
yeşil akçaağaç {i} [bitk]die Bergerie {f}
yeşil akçaağaç {i} [bitk]die Alpenerle {f}
yeşil alan {i} die Freifläche {f}
yeşil alan {i} die Anlage {f}
yeşil alan {i} [bitk]der Rasen {m}
yeşil alan {i} das Grasland {n}
yeşil alan {i} die Grasfläche {f}
yeşil bir mineral {i} [mad]das Plasma {n}
yeşil budama {i} die Grünastung {f}
yeşil çatı {allg} [mim]begrüntes Dach {allg}
yeşil çekirge {i} [hayb]das Heupferd {n}
yeşil düzlük {i} [coğ]die Au {f}
yeşil elmas {i} der Demantoid {m}
yeşil fasulye {i} [bitk]die Brechbohne {f}
yeşil fasulye {i} [bitk]die Schnittbohne {f}
yeşil fasulye {allg} [bitk]junge Bohnen {allg}
yeşil fasulye {ç} [bitk]die grüne Bohnen {pl}
yeşil ispinoz {i} der Grünling {m}
yeşil ispinoz {i} der Grünfink {m}
yeşil ispinoz {i} der Fink {m}
yeşil ışık {i} der Countdown {m}
yeşil ışık {allg} grünes Licht {allg}
yeşil ışık yakmak {allg} grünes Licht geben {allg}
yeşil karakurbağası {i} die Wechselkröte {f}
yeşil karakurbağası {i} die Kröte {f}
yeşil karga {i} [hayb]die Blauracke {f}
yeşil kertenkele {i} die Eidechse {f}
yeşil kertenkele {i} die Smaragdeidechse {f}
yeşil keten {i} der Grünflachs {m}
yeşil küf {i} der Grünspan {m}
yesil kurbağa {i} [hayb]der Laubfrosch {m}
yeşil kuşak {i} der Grüngürtel {m}
yeşil lahana {i} [bitk]der Winterkohl {m}
yeşil lahana {i} [bitk]der Grünkohl {m}
yeşil lahana {i} [bitk]der Braunkohl {m}
yeşil lamba dalgası {allg} grüne Welle {allg}
yeşil mercimek {i} [mutf]die Grüne Linsen {f}
yeşil ot {i} das Gras {n}
yeşil ot {i} der Ried {m}
yeşil ötleğen {i} [hayb]der Laubsänger {m}
yeşil pas {i} die Patina {f}
yeşil pas {i} der Grünspan {m}
yeşil renk {i} das Grün {n}
yeşil salata {i} [bitk]der Kopfsalat {m}
yeşil salata {allg} grüner Salat {allg}
yeşil sazan {i} die Schleie {f}
yeşil sazan {i} die Schlei {f}
yeşil sebze {i} [bitk]das Kraut {n}
yeşil sinek {i} [hayb]der Brummer {m}
yeşil soğan {i} die Frühlingszwiebel {f}
yeşil su biberi {i} der Wasserpfeffer {m}
yeşil su biberi {i} der Pfeffer {m}
yeşil su kurbağa {i} der Grünfrosch {m}
yeşil su kurbağa {i} der Frosch {m}
yeşil şurup {i} der Zentrifugiersirup {m}
yeşil vadi {i} [coğ]die Au {f}
yeşil ve taze ot {i} das Grünfutter {n}