TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
tecavüz {i} die Aggression {f}
tecavüz {i} der Anfall {m}
tecavüz {i} der Angriff {m}
tecavüz {i} die Attache {f}
tecavüz {i} [ask]der Eingriff {m}
tecavüz {i} der Exzess {m}
tecavüz {i} die Tätlichkeit {f}
tecavüz {i} der Übergriff {m}
tecavüz {i} die Vergewaltigung {f}
tecavüz {i} die Verletzung {f}
tecavüz {i} der Verstoß {m}
tecavüz edilebilir {s} angreifbar {adj}
tecavüz etme {i} die Schändung {f}
tecavüz etmek {fi} anfallen {v}
tecavüz etmek {fi} angreifen {v}
tecavüz etmek {fi} anpöbeln {v}
tecavüz etmek {fi} antasten {v}
tecavüz etmek {fi} stören {v}
tecavüz etmek {v} überfallen {v}
tecavüz etmek {fi} vergewaltigen {v}
tecavüz etmek {fi} verletzen {v}
tecavüz kurbanı {i} das Vergewaltigungsopfer {n}
tecavüz ve cinayet {i} der Lustmord {m}
tecavüz {i} der Betörer {m}
tecavüz {i} der Mädchenschänder {m}
tecavüz {i} der Peiniger {m}
tecavüze uğrama {i} die Schändung {f}
tecavüze uğramış {s} angegriffen {adj}
tecavüzi harp {i} der Angriffskrieg {m}
tecavüzi sıkıyönetim {i} der Angriffsnotstand {m}
tecavüzkar {i} der Eindringling {m}
tecavüzkar davranışlar {allg} aggressives Verhalten {allg}
tecavüzün refini dava hakkı {i} der Beseitigungsanspruch {m}
Indirekte Treffer
başkasının malına tecavüz {i} der Fremdbesitzerexzess {m}
bir kıza tecavüz etmek {allg} ein Mädchen missbrauchen {allg}
birine tecavüz etmek {fi} vergreifen {v}
birisinin hakkına tecavüz etmek {v} benachteiligen {v}
birisinin hakkına tecavüz etmek {v} verletzen {v}
birisinin hakkına tecavüz etmek {allg} jds Rechte verletzen {allg}
haneye tecavüz {i} [huk]der Hausfriedensbruch {m}
haneye tecavüz {i} [huk]die Eigentumsstörung {f}
ırza tecavüz {i} die Schändung {f}
ırza tecavüz {allg} [huk]unzüchtige Handlung {allg}
ırza tecavüz {i} das Sittlichkeitsverbrechen {n}
mal veya mülke yapılan tecavüz {i} [huk]das Eigentumsdelikt {n}
meskene tecavüz {i} der Hausfiedensbruch {m}
meskene tecavüz {i} [huk]der Hausfriedensbruch {m}
mülkiyete tecavüz {i} die Eigentumsstörung {f}
saldırı. tecavüz {i} die Tatlichkeit {f}
tecavüz edilebilir {s} angreifbar {adj}
tecavüz etme {i} die Schändung {f}
tecavüz etmek {fi} vergewaltigen {v}
tecavüz etmek {fi} angreifen {v}
tecavüz etmek {v} überfallen {v}
tecavüz etmek {fi} stören {v}
tecavüz etmek {fi} anfallen {v}
tecavüz etmek {fi} antasten {v}
tecavüz etmek {fi} verletzen {v}
tecavüz etmek {fi} anpöbeln {v}
tecavüz kurbanı {i} das Vergewaltigungsopfer {n}
tecavüz ve cinayet {i} der Lustmord {m}
toplu tecavüz {i} [huk]die Gruppenvergewaltigung {f}
zorla ırza tecavüz {i} [huk]die Unzucht {f}