TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
tıraş {i} die Rasur {f}
tıraş bıçağı {i} die Klinge {f}
tıraş bıçağı {i} das Rasiermesser {n}
tıraş bıçağı {i} die Klinge {f}
tıraş bıçağı {i} die Rasierklinge {f}
tıraş bıçağı {i} das Rasiermesser {n}
tıraş etme {i} der Schliff {m}
tıraş etmek {fi} abrasieren {v}
tıraş etmek {fi} abscheren {v}
tıraş etmek {v} behauen {v}
tıraş etmek {fi} rasieren {v}
tıraş etmek {v} schleifen {v}
tıraş firçası {i} der Rasierpinsel {m}
tıraş fırçası {i} der Rasierpinsel {m}
tıraş jileti {i} der Rasierer {m}
tıraş jileti {i} die Rasierklinge {f}
tıraş köpüğü {i} der Rasierschaum {m}
tıraş kremi {i} die Rasiercreme {f}
tıraş losyonu {i} das Rasierwasser {n}
tıraş makinesi {i} der Rasierapparat {m}
tıraş makinesi {i} der Rasierer {m}
tıraş olmak {fi} rasieren {v}
tıraş olmamış {s} stoppelig {adj}
tıraş olmamış {s} unfrisiert {adj}
tıraş oluyorum {v} ich rasiere mich {v}
tıraş sabunu {i} die Rasierseife {f}
tıraş sabunu ve jiletle tıraş {i} die Nassrasur {f}
tıraş takımı {ç} die Rasiersets {pl}
tıraşçı {i} der Renommist {m}
tıraşçı {i} der Salbader {m}
tıraşçı {i} der Schaumschläger {m}
tıraşçılık {i} die Schaumschlägerei {f}
tıraşlama işletmesi {i} das Kahlschlagbetrieb {n}
tıraşlama kesimi {i} der Kahlschlag {m}
tıraşlamak {fi} abrasieren {v}
tıraşsız {s} unfrisiert {adj}
tıraşsız {s} unrasiert {adj}
Indirekte Treffer
alabros tıraş {i} die Bürstenfrisur {f}
birisini tıraş etmek {allg} jdn rasieren {allg}
elektrikli tıraş makinesi {i} der Trockenrasierer {m}
elektrikli tıraş makinesi {i} der Elektrorasierer {m}
elektrikli tıraş makinesi {allg} elektrischer Rasierapparat {allg}
elektrikli tıraş makinesinin kesi kısmı {i} der Scherkopf {m}
ıslak olarak tıraş etmek {fi} nassrasieren {v}
ıslak tıraş {i} die Nassrasur {f}
ıslak tıraş olan kişi {i} der Nassrasierer {m}
jiletle tıraş etmek {fi} nassrasieren {v}
jiletli tıraş makinesi {i} der Klingenrasierer {m}
mücevher tıraş etme yöntemi {i} der Brillantschliff {m}
taş tıraş makinesi {i} [tek]die Abdrehmaschine {f}
tek kullanımlık tıraş bıçağı {i} der Einwegrasierer {m}
tıraş bıçağı {i} die Rasierklinge {f}
tıraş bıçağı {i} die Klinge {f}
tıraş bıçağı {i} das Rasiermesser {n}
tıraş bıçağı {i} die Klinge {f}
tıraş bıçağı {i} das Rasiermesser {n}
tıraş etme {i} der Schliff {m}
tıraş etmek {fi} abscheren {v}
tıraş etmek {fi} abrasieren {v}
tıraş etmek {v} schleifen {v}
tıraş etmek {fi} rasieren {v}
tıraş etmek {v} behauen {v}
tıraş firçası {i} der Rasierpinsel {m}
tıraş fırçası {i} der Rasierpinsel {m}
tıraş jileti {i} die Rasierklinge {f}
tıraş jileti {i} der Rasierer {m}
tıraş köpüğü {i} der Rasierschaum {m}
tıraş kremi {i} die Rasiercreme {f}
tıraş losyonu {i} das Rasierwasser {n}
tıraş makinesi {i} der Rasierer {m}
tıraş makinesi {i} der Rasierapparat {m}
tıraş olmak {fi} rasieren {v}
tıraş olmamış {s} unfrisiert {adj}
tıraş olmamış {s} stoppelig {adj}
tıraş oluyorum {v} ich rasiere mich {v}
tıraş sabunu {i} die Rasierseife {f}
tıraş sabunu ve jiletle tıraş {i} die Nassrasur {f}
tıraş takımı {ç} die Rasiersets {pl}