TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
anlama {i} die Ablesung {f}
anlama {i} das Auffassen {n}
anlama {i} die Begriffsbildung {f}
anlama {i} das Begriffsvermögen {n}
anlama {i} der Durchblick {m}
anlama {i} die Enträtselung {f}
anlama {i} die Erfassung {f}
anlama {i} die Erkennung {f}
anlama {i} die Perzeption {f}
anlama {i} die Realisation {f}
anlama {i} die Realisierung {f}
anlama gücü {i} der Verstand {m}
anlama kabiliyeti {i} die Räson {f}
anlama yeteneği {i} die Auffassungsgabe {f}
anlama yeteneği {i} die Auffassungskraft {f}
anlama yeteneği {i} das Auffassungsvermögen {n}
anlama yeteneği {i} das Erkenntnisvermögen {n}
anlama yeteneği {i} das Fassungsvermögen {n}
anlama yeteneği {i} das Verständnis {n}
anlama zorluğu {i} [hek]die Paralogie {f}
anlamadan {s} verständnislos {adj}
anlamadım {allg} Ich habe es nicht verstanden {allg}
anlamak {fi} ächzen {v}
anlamak {fi} anfühlen {v}
anlamak {fi} anmerken {v}
anlamak {fi} ansehen {v}
anlamak {v} apperzippieren {v}
anlamak {fi} auffassen {v}
anlamak {fi} aufgreifen {v}
anlamak {v} begreifen {v}
anlamak {v} bekappen {v}
anlamak {allg} bewusst sein {allg}
anlamak {fi} durchblicken {v}
anlamak {fi} durchhören {v}
anlamak {fi} durchsehen {v}
anlamak {allg} ein Gefühl haben {allg}
anlamak {fi} eingehen {v}
anlamak {fi} Einsehen {v}
anlamak {v} enträtseln {v}
anlamak {v} erfahren {v}
anlamak {v} erfassen {v}
anlamak {v} ergründen {v}
anlamak {itr} erkennen {itr}
anlamak {v} erleben {v}
anlamak {v} ermessen {v}
anlamak {itr} fassen {itr}
anlamak {fi} feststellen {v}
anlamak {v} begreifen {v}
anlamak {allg} nachfühlen {allg}
anlamak {v} kapieren {v}
anlamak {fi} kennen lernen {v}
anlamak {v} löffeln {v}
anlamak {v} merken {v}
anlamak {fi} mitbekommen {v}
anlamak {fi} mitkriegen {v}
anlamak {fi} nachfühlen {v}
anlamak {fi} nachvollziehen {v}
anlamak {v} nehmen {v}
anlamak {v} perzipieren {v}
anlamak {v} realisieren {v}
anlamak {itr} schalten {itr}
anlamak {itr} sehen {itr}
anlamak {v} verspüren {v}
anlamak {v} verstehen {v}
anlamak {fi} wahrnehmen {v}
anlamak {fi} wegbekommen {v}
anlamamazlık {i} das Nichtverstehen {n}
anlamaya başlamak {fi} aufgehen {v}
anlamazlık {i} das Nichtverstehen {n}
anlamazlık {i} der Stumpfsinn {m}
Indirekte Treffer
anlama gücü {i} der Verstand {m}
anlama kabiliyeti {i} die Räson {f}
anlama yeteneği {i} das Verständnis {n}
anlama yeteneği {i} die Auffassungsgabe {f}
anlama yeteneği {i} das Fassungsvermögen {n}
anlama yeteneği {i} das Erkenntnisvermögen {n}
anlama yeteneği {i} das Auffassungsvermögen {n}
anlama yeteneği {i} die Auffassungskraft {f}
anlama zorluğu {i} [hek]die Paralogie {f}
aynı anlama sahip {s} gleich bedeutend {adj}
beynin konuşma ve anlama merkezi {i} das Sprachzentrum {n}
bu ne anlama geliyor? {allg} was bedeutet das {allg}
çok anlama gelen {s} dehnbar {adj}
farklı anlama çekmek {allg} übel deuten {allg}
gerçeği anlama {i} die Wahrnehmung {f}
gerçekleri anlama {i} der Wahrheitssinn {m}
hissederek anlama {i} die Intuition {f}
konuşma veya konuşulanı anlama yeteneğinin kaybı {i} die Aphasie {f}
laf anlama {i} die Willfährigkeit {f}
sanattan anlama {i} das Kunstverständnis {n}
söyleneni anlama {i} das Hörverständnis {n}
tamamıyle anlama {i} die Durchdringung {f}
yanlış anlama {i} das Missverständnis {n}
yanlış anlama {i} die Missdeutung {f}
yanlış anlama {i} die Täuschung {f}