TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
hoşa giden {s} dankbar {adj}
hoşa giden {adv} erwünscht {adv}
hoşa giden {s} lieb {adj}
hoşa giden {s} lieblich {adj}
hoşa giden {s} schick {adj}
hoşa giden {s} schmeichelhaft {adj}
hoşa giden {s} schön {adj}
hoşa giden {s} sympathisch {adj}
hoşa giden şey {i} die Sinnenfreude {f}
hoşa gitmediği takdirde {allg} bei Nichtgefallen {allg}
hoşa gitmek {fi} ansprechen {v}
hoşa gitmek {itr} belieben {itr}
hoşa gitmek {allg} gut ankommen {allg}
hoşa gitmek {fi} zusagen {v}
hoşa gitmeme {i} das Missbehagen {n}
hoşa gitmeme {i} das Missfallen {n}
hoşa gitmeme {i} das Nichtgefallen {n}
hoşa gitmemek {itr} Missbehagen {itr}
hoşa gitmemek {itr} missfallen {itr}
hoşa gitmemezlik {i} die Unannehmlichkeit {f}
hoşa gitmeyen {s} ärgerlich {adj}
hoşa gitmeyen {s} belemmert {adj}
hoşa gitmeyen {s} missfällig {adj}
hoşa gitmeyen {s} unangenehm {adj}
hoşa gitmeyen {s} unerfreulich {adj}
hoşa gitmeyen {s} unlieb {adj}
hoşa gitmeyen taraf {i} der Beigeschmack {m}
hoşa gitmeyen ve can sıkıcı çalgı {i} [müz]die Dudelei {f}
hoşaf {i} die Kaltschale {f}
hoşaf gibi {a} todmüde {a}
hoşafına gitme {i} das Gefallen {n}
Indirekte Treffer
dokunması hoşa giden {s} kuschelig {adj}
hoşa giden {s} lieblich {adj}
hoşa giden {s} sympathisch {adj}
hoşa giden {s} lieb {adj}
hoşa giden {s} schön {adj}
hoşa giden {adv} erwünscht {adv}
hoşa giden {s} schmeichelhaft {adj}
hoşa giden {s} dankbar {adj}
hoşa giden {s} schick {adj}
hoşa giden şey {i} die Sinnenfreude {f}
hoşa gitmediği takdirde {allg} bei Nichtgefallen {allg}
hoşa gitmek {allg} gut ankommen {allg}
hoşa gitmek {itr} belieben {itr}
hoşa gitmek {fi} ansprechen {v}
hoşa gitmek {fi} zusagen {v}
hoşa gitmeme {i} das Nichtgefallen {n}
hoşa gitmeme {i} das Missfallen {n}
hoşa gitmeme {i} das Missbehagen {n}
hoşa gitmemek {itr} missfallen {itr}
hoşa gitmemek {itr} Missbehagen {itr}
hoşa gitmemezlik {i} die Unannehmlichkeit {f}
hoşa gitmeyen {s} belemmert {adj}
hoşa gitmeyen {s} unlieb {adj}
hoşa gitmeyen {s} ärgerlich {adj}
hoşa gitmeyen {s} unerfreulich {adj}
hoşa gitmeyen {s} unangenehm {adj}
hoşa gitmeyen {s} missfällig {adj}
hoşa gitmeyen taraf {i} der Beigeschmack {m}
hoşa gitmeyen ve can sıkıcı çalgı {i} [müz]die Dudelei {f}