TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
topa sahip olma {i} [sp]der Ballbesitz {m}
Indirekte Treffer
"das" artikeline sahip {s} [dilb]sächlich {adj}
20 khz üzerinde frekansa sahip ses dalgası {i} [elek]die Ultraschallwelle {f}
abone olma {i} das Abonnement {n}
abone olma zorunluluğu {i} der Mitgliedschaftszwang {m}
açık olma ilkesi {i} das Klarheitsprinzip {n}
açık sözlü olma {i} die Geradheit {f}
acılı olma {i} die Trübung {f}
adapte olma {i} die Anpassung {f}
adapte olma {i} die Umstellung {f}
aday olma {i} die Kandidatur {f}
aday olma {i} die Werbung {f}
afiyette olma {i} das Wohlsein {n}
ağzına sahip {s} wortgewandt {adj}
ağzına sahip olmak {allg} seine Zunge zügeln {allg}
ahbap olma {i} die Anfreundung {f}
ahbap olma {i} die Annäherung {f}
ait olma {i} die Zugehörigkeit {f}
ait olma duygusu {i} das Zugehörigsgefühl {n}
aklı başka yerde olma {i} die Entrückung {f}
aklı başka yerde olma {i} die Geistesabwesenheit {f}
alışık olma olma {i} die Bekanntschaft {f}
alışılmamış olma {i} die Fremdartigkeit {f}
alışmış olma {s} bekannt {adj}
alma gücüne sahip {s} rezeptiv {adj}
amir olma {i} das Übergewicht {n}
ani olma {i} die Jähe {f}
aniden olma {i} die Jähe {f}
apaçık olma {i} die Augenfälligkeit {f}
arkadaş olma {i} die Annäherung {f}
arkadaş olma {i} die Anfreundung {f}
arzu edilir olma {i} die Erwünschtheit {f}
asil ruhlu olma {i} die Großherzigkeit {f}
aşı olma zorunluluğu {i} der Impfzwang {m}
aşık olma {i} die Verliebtheit {f}
askerliğe karşı olma {i} [ask]der Antimilitarismus {m}
askıda olma {i} die Schwebende Unwirksamkeit {f}
askıda olma durumu {i} der Schwebezustand {m}
askıda olma durumu {allg} schwebender Fall {allg}
askıntı olma {i} die Belästigung {f}
askıntı olma {i} die Anbändelei {f}
asosyal olma {i} die Selbstgenügsamkeit {f}
ast olma {i} [ask]die Unterordnung {f}
aynı anda iki kişiyle birden evli olma {i} die Doppelehe {f}
aynı anlama sahip {s} gleich bedeutend {adj}
aynı cinsiyete sahip {s} gleichgeschlechtlich {adj}
aynı değerde olma {i} die Ebenbürtigkeit {f}
aynı düşünceye sahip {s} gleich denkend {adj}
aynı düşünceye sahip {s} wahlverwandt {adj}
aynı düşünceye sahip {s} gleich gesinnt {adj}
aynı haklara sahip {s} gleichberechtigt {adj}
aynı haklara sahip {s} gleich gestellt {adj}
aynı karaktere sahip {s} Wesensgleich {adj}
aynı olma {i} die Identität {f}
aynı rütbeye sahip olan {s} [ask]gleichrangig {adj}
aynı seviyede olma durumu {adv} [Redw.]auf Augenhöhe {adv}
aynı zamanda olma {i} das Zusammentreffen {n}
aynı zamanda olma {i} die Simultanität {f}
bağımlı olma {i} die Unterordnung {f}
bağımsız olma {i} die Verselbständigung {f}
bağışıklı olma {s} [hek]immun {adj}
bağlı olma {i} die Anlehnung {f}
bağlı olma {i} die Abhängigkeit {f}
bağlı olma {i} das Festhaften {n}
bakir olma {i} die Unschuld {f}
bakmakla yükümlü olma {i} [huk]die Unterhaltspflicht {f}
baronun sahip olduğu mülkler {i} die Baronie {f}
baş başa olma {i} das Tete-a-tete {n}
başa baş olma noktası {i} die Gewinnschwelle {f}
başarısız olma {i} die Versandung {f}
başına sahip olma {i} [tek]der Eigenbesitz {m}
başkasına muhtaç olma {i} die Unselbständigkeit {f}
batıl olma {i} das Heidentum {n}
bayanla ilişkide olma {i} die Damenbekanntschaft {f}
bedava olma {i} die Unentgeltlichkeit {f}
beklemede olma {i} [elek]das Stand-by {n}
belli bir zaman noktasında bilinçli olma hali {i} die Bewusstseinslage {f}
belli olma {i} die Augenfälligkeit {f}
berbat olma {i} der Verderb {m}
beyana tabi olma {i} die Anmeldepflichtung {f}
bilgili olma {i} die Gelehrigkeit {f}