DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
treten {v} adım atmak {fi}
treten {itr} ayak basmak {itr}
treten {itr} bir yere yerleşmek {itr}
treten {v} çiğnemek {fi}
treten {v} ezmek {fi}
treten {itr} gelmek {itr}
treten {itr} girmek {itr}
treten {itr} gitmek {itr}
treten {v} incitmek {v}
treten {v} kalbini kırmak {v}
treten {v} tekme atmak {v}
treten {v} tekme savurmak {v}
treten {v} tekmelemek {v}
treten {v} tepmek {fi}
treten {v} yaralamak {v}
treten {itr} yerleşmek {itr}
treten Sie näher {allg} içeri girin! {allg}
treten Sie näher {allg} Yaklaşın! {allg}
treten Sie näher {allg} yaklaşın {allg}
Indirekte Treffer
Anstand und Ehre mit den Füßen treten {allg} haya ve namusu ayaklar altına almak {allg}
auf den Schwanz treten {allg} birisine hakaret etmek {allg}
auf der Stelle treten {allg} olduğu yerde saymak {allg}
auf der Stelle treten {allg} bağlandığı yerde otlanmak {allg}
auf der Stelle treten {allg} yerinde saymak {allg}
auseinander treten {v} dağılmak {fi}
beiseite treten {v} yana basmak {fi}
beiseite treten {v} kenara çekilmek {fi}
beiseite treten {v} kenara basmak {fi}
beiseite treten {v} yana çekilmek {fi}
das Recht mit Füßen treten {allg} hakları çiğnemek {allg}
in Aktion treten {allg} faaliyete sokmak {allg}
in Aktion treten {allg} faaliyete başlamak {allg}
in Ausstand treten {allg} [Handel]greve başlamak {allg}
in Ausstand treten {allg} [Handel]greve gitmek {allg}
in Berührung treten {allg} temasa geçmek {allg}
in Berührung treten {allg} ilişkiye geçmek {allg}
in den Ausstand treten {v} greve başlamak {fi}
in den Ausstand treten {v} greve gitmek {fi}
in den Ehestand treten {allg} dünyaevine girmek {allg}
in den Hintergrund treten {allg} geri plana düşmek {allg}
in den Stand der Ehe treten {v} evlenmek {fi}
in Dienst treten {allg} [mil.]askerliğini yapmak {allg}
in Erscheinung treten {v} ortaya çıkmak {fi}
in Erscheinung treten {v} gözükmek {fi}
in Erscheinung treten {v} görülmek {fi}
in Erscheinung treten {v} belirmek {fi}
in jemandes Fußstapfen treten {allg} izinden yürümek {allg}
in jemandes Fußstapfen treten {allg} birinin izinden gitmek {allg}
in Kraft treten {v} kesinleşmek {fi}
in Kraft treten {v} geçerlilik kazanmak {fi}
in Kraft treten {v} yürürlüğe girmek {fi}
in Liquidation treten {allg} iflasa gitmek {allg}
in Streik treten {allg} grev yapmak {allg}
in Verbindung treten {v} temasa geçmek {fi}
ins Fettnäpfchen treten {v} gaf yapmak {fi}
ins Fettnäpfchen treten {v} damarına basmak {fi}
ins Fettnäpfchen treten {v} çam devirmek {fi}
ins Fettnäpfchen treten {v} bamteline basmak {fi}
ins Fettnäpfchen treten {v} pot kırmak {fi}
ins Fettnäpfchen treten {v} baltayı taşa vurmak {fi}
jemandem auf den Fuß treten {allg} birinin moralini bozmak {allg}
jemandem auf den Fuß treten {allg} birini incitmek {allg}
jemandem auf den Schlips treten {allg} nasırına basmak {allg}
jemandem auf den Schlips treten {allg} birine karşı ayıbetmek {allg}
jemandem auf den Schwanz treten {allg} kuyruğuna basmak {allg}
jemandem in den Weg treten {allg} birinin yolunu kapamak {allg}
jemandem zu nahe treten {allg} rencide etmek {allg}
jemandem zu nahe treten {allg} birini gücendirmek {allg}
jemanden mit Füßen treten {allg} birini adam yerine koymamak {allg}
mit Füßen treten {allg} çiğnemek {allg}
mit Füßen treten {allg} ayaklar altına almak {allg}
nahe treten {v} sıkı fıkı olmak {fi}
nahe treten {allg} sokulmak {allg}
nahe treten {v} içlidışlı olmak {fi}
nahe treten {allg} birisine yaklaşmak {allg}
näher treten {v} yanaşmak {fi}
näher treten {v} yaklaşmak {fi}
näher treten {v} girişmek {fi}
näher treten {v} dibine girmek {fi}
näher treten {v} yanına gitmek {fi}
näher treten {v} başlamak {fi}
schief treten {v} yan basmak {fi}
treten Sie näher {allg} yaklaşın {allg}