DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
treffen {allg} ateş ederek isabet ettirmek {allg}
treffen {allg} birisiyle buluşmak {allg}
treffen {allg} randevulaşmak {allg}
treffen {v} bulunmak {fi}
treffen {v} buluşmak {fi}
treffen {v} [Jur.]ait olmak {v}
treffen {v} almak {fi}
treffen {v} başına gelmek {v}
das Treffen {n} buluşma {i}
das Treffen {n} çarpışma {i}
das Treffen {n} [mil.]çatışma {i}
treffen {v} denk gelmek {fi}
das Treffen {n} görüşme {i}
treffen {v} içine işlemek {v}
treffen {v} incitmek {v}
treffen {v} isabet etmek {fi}
treffen {v} isabet ettirmek {v}
treffen {v} kalbini kırmak {v}
das Treffen {n} [Sp]karşılaşma {i}
treffen {v} [mil.]karşılaşmak {v}
treffen {v} kırmak {v}
treffen {v} koymak {v}
das Treffen {n} müsabaka {i}
treffen {itr} müsabaka etmek {itr}
treffen {v} müsadere etmek {v}
das Treffen {n} randevu {i}
das Treffen {n} raspalamak {i}
treffen {v} rast gelmek {v}
das Treffen {n} rastlama {i}
treffen {v} rastlamak {v}
treffen {itr} rastlasmak {itr}
treffen {v} tesadüfen karşılaşmak {v}
treffen {v} tesadüfen olmak {fi}
das Treffen {n} toplantı {i}
treffen {v} uygun düşmek {fi}
treffen {v} uymak {fi}
treffen {v} üzmek {v}
treffen {v} vurmak {fi}
treffen {v} yaralamak {v}
treffend {a} isabetli {a}
treffend {adj} kati {s}
treffend {adj} kesin {s}
treffend {adj} tam {s}
treffend {adj} uygun {s}
treffend {adj} yerinde {s}
Indirekte Treffer
Abkommen treffen {v} anlaşmaya varmak {fi}
Abmachung treffen {v} anlaşmaya varmak {fi}
Abrede treffen {v} anlaşmaya varmak {fi}
Anstalten treffen {allg} başlamak {allg}
Arrangement mit Gläubigern treffen {allg} alacaklılarla uzlaşmak {allg}
Arrangement mit Gläubigern treffen {allg} alacaklılarla anlaşmak {allg}
aufeinander treffen {v} burun buruna gelmek {fi}
aufeinander treffen {v} yüz yüze gelmek {fi}
aufeinander treffen {v} karşı karşıya gelmek {fi}
den Nagel auf den Kopf treffen {allg} taşı gediğine koymak {allg}
den Nagel auf den Kopf treffen {allg} tam üstüne basmak {allg}
den Nerv treffen {allg} kanına dokunmak {allg}
ein Abkommen treffen {allg} anlaşmaya varmak {allg}
eine Abmachung treffen {allg} sonuca varmak {allg}
eine Abmachung treffen {allg} karara varmak {allg}
eine Abrede treffen {allg} uzlaşma {allg}
eine Abrede treffen {allg} uyuşmak {allg}
eine Abrede treffen {allg} anlaşmak {allg}
eine Absprache treffen {allg} söz birliği etmek {allg}
eine Absprache treffen {allg} ağız birliği etmek {allg}
eine Änderung treffen {allg} bir değişiklik yapmak {allg}
eine Auswahl treffen {allg} seçmek {allg}
eine Entscheidung treffen {v} karara varmak {fi}
eine Entscheidung treffen {v} karar vermek {fi}
eine Vereinbarung treffen {allg} bir anlaşma yapmak {allg}
eine Wahl treffen {allg} bir seçim yapmak {allg}
Entscheidung treffen {allg} karara varmak {allg}
es gut treffen {allg} iyi bir şekilde karşılamak {allg}
Gegenmaßregel treffen {allg} karşı tedbir almak {allg}
ins Schwarze treffen {allg} onikiden vurmak {allg}
ins Schwarze treffen {allg} turnayı gözünden vurmak {allg}
keine Schuld treffen {allg} hiç suçu olmamak {allg}
Maßnahmen treffen {allg} tedbir almak {allg}
Maßnahmen treffen {allg} önlem almak {allg}
Vorkehrungen treffen {allg} gerekli önlemleri almak {allg}
Vorsorge treffen {allg} önlem almak {allg}