DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
stecken {allg} birisine gizlice haber vermek {allg}
stecken {itr} bulunmak {itr}
stecken {v} dikmek {fi}
stecken {v} [Bot.]ekimini yapmak {v}
stecken {v} [Bot.]ekmek {v}
stecken {v} iğnelemek {fi}
stecken {itr} olmak {itr}
stecken {v} sokmak {fi}
stecken {itr} takılı olmak {itr}
stecken {itr} takılmış olmak {itr}
stecken bleiben {v} ilerleyememek {fi}
stecken bleiben {v} saplanmak {fi}
stecken bleiben {v} takılıp kalmak {fi}
stecken lassen {v} olduğu yerde bırakmak {fi}
stecken lassen {v} yerinden çıkarmamak {fi}
stecken lassen {v} yerinden oynatmamak {fi}
das Steckenpferd {n} düşkü {i}
das Steckenpferd {n} hobi {i}
das Steckenpferd {n} korku {i}
das Steckenpferd {n} oyuncak at başlı sopa {i}
Indirekte Treffer
das bis an den Hals in Schulden stecken {allg} gırtlağa kadar borçlu olmak {allg}
dahinter stecken {v} arkasında bir şey gizli olmak {fi}
dahinter stecken {v} ucunda bir şey olmak {fi}
den Kopf in den Sand stecken {allg} gerçekleri görmek istememek {allg}
den Kopf in den Sand stecken {allg} Devekuşu gibi başını kuma gömmek {allg}
Dreck am Stecken haben {allg} alnına kara leke vurulmuş olmak {allg}
ein Ziel stecken {allg} kendine bir hedef edinmek {allg}
Geld in etw stecken {allg} bir şeyin içine para koymak {allg}
Halse stecken bleiben {allg} burnundan gelmek {allg}
Halse stecken bleiben {allg} boğazında kalmak {allg}
hinter jemandem stecken {allg} birinin arkasına gizlenmek {allg}
im Hals stecken bleiben {allg} boğazında kalmak {allg}
im Schnee stecken bleiben {allg} kara saplanmak {allg}
in Brand stecken {v} kundaklamak {fi}
in Brand stecken {v} ateşe vermek {fi}
in Brand stecken {v} tutuşturmak {fi}
in die Scheide stecken {allg} kınına sokmak {allg}
in die Scheide stecken {allg} kılıfına sokmak {allg}
in ein Kloster stecken {allg} bir manastıra kapanmak {allg}
in Schulden stecken {allg} gırtlağına kadar borca batmak {allg}
in stecken {allg} bir şeyi bir yere sokmak {allg}
in stecken {allg} eklemek {allg}
jdn ins Gefängnis stecken {allg} birisini hapishaneye tıkmak {allg}
jemandem bleibt der Bissen im Halse stecken {allg} lokma boğazında kaldı {allg}
jemandem bleibt der Bissen im Halse stecken {allg} boğazında kalmak {allg}
jemanden in den Sack stecken {allg} birine üstün gelmek {allg}
mit jdm unter einer Decke stecken {allg} birisiyle danışıklı dövüşlü olmak {allg}
mit jemandem unter einer Decke stecken {allg} biriyle suç ortaklığı etmek {allg}
nicht in jemandes Haut stecken wollen {allg} birinin yerinde olmak istememek {allg}
noch in den Kinderschuhen stecken {allg} daha ilerlememiş olmak {allg}
seine Nase in alles stecken {allg} herşeye karışmak {allg}
seine Nase in alles stecken {allg} herşeye burnunu sokmak {allg}
seine Nase in eine Angelegenheit stecken {allg} her işe burnunu sokmak {allg}
seine Nase in jeden Dreck stecken {allg} herşeye karışmak {allg}
seine Nase in jeden Dreck stecken {allg} her boka burnunu sokmak {allg}
stecken bleiben {v} saplanmak {fi}
stecken bleiben {v} ilerleyememek {fi}
stecken bleiben {v} takılıp kalmak {fi}
stecken lassen {v} yerinden oynatmamak {fi}
stecken lassen {v} yerinden çıkarmamak {fi}
stecken lassen {v} olduğu yerde bırakmak {fi}
unter einer Decke stecken {allg} [Sp]şike yapmak {allg}
unter einer Decke stecken {allg} danışıklı dövüşmek {allg}
unter einer Decke stecken {allg} anlaşmış olmak {allg}