DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
schon {adv} artık {adv}
schon {adv} bile {adv}
schon {adv} çoktan {adv}
schon {adv} daha {adv}
schon {adv} erkenden {adv}
schon {adv} hele {adv}
schon {adv} mutlaka {adv}
schon {adv} nihayet {adv}
schon {a} önceden {a}
schon {adv} sadece {adv}
schon {adv} şimdiden {adv}
schon {adv} zaten {adv}
schön {adj} ahenkli {s}
schön {a} ceylan gibi {a}
schön {adj} çok {s}
schön {a} dilber {a}
schön {adj} güzel {s}
schön {adj} hayranlık uyandıran {s}
schön {adj} hoş {s}
schön {adj} hoşa giden {s}
schön {a} iyi tamam {a}
schön {adj} nefis {s}
schön {adj} pek {s}
schön {a} pekçok {a}
schön {adj} sempatik {s}
schön {adj} sevimli {s}
schön {adj} tatlı {s}
schön {adj} uyumlu {s}
schön {a} yakışıklı {a}
schon damals {allg} daha o zaman {allg}
schön dass du dich meldest {allg} aradığına sevindim {allg}
schon der Gedanke {allg} düşüncesi bile {allg}
schön fließend {a} tiril tiril {a}
schön gebaut {allg} artist gibi {allg}
schön gebaut {allg} güzel yapılı {allg}
schön geformt {allg} biçimli {allg}
schon gut {adv} iyi tamam {adv}
schon gut {allg} peki {allg}
schon gut {allg} tamam {allg}
schon immer {allg} oldum olası {allg}
schon immer {allg} oldum olasıya {allg}
schon immer {allg} öteden beri {allg}
schon jetzt {allg} şimdiden {allg}
schon längst vergessen {allg} çoktan unutulup gitti {allg}
schön machen {v} süslenmek {fi}
schön singend {allg} ötücü {allg}
schon teuer genug {allg} zaten o yeterince pahalı {allg}
schon wieder {allg} gene mi {allg}
schon wieder {allg} gene mi? {allg}
schon wieder? {allg} gene mi {allg}
schön, dass es dich gibt {allg} [Redw.]iyi ki varsın {allg}
der Schonbezug {m} kılıf {i}
der Schonbezug {m} tozluk {i}
schönbusig {adj} bomba gibi göğüslü {s}
schönbusig {adj} güzel göğüslü {s}
die Schöne {f} çok güzel bir kız {i}
die Schöne {f} güzellik {i}
schöne Frau {allg} fıstık {allg}
schöne Frau {allg} güzel kadın {allg}
schöne Frau {allg} piliç {allg}
schöne Träume {allg} renkli rüyalar {allg}
schöne Worte machen {allg} pohpohları veriştirmek {allg}
schöne Worte machen {allg} tatlı dil dökmek {allg}
schöne Worte machen {allg} yağcılık etmek {allg}
schöne Worte machen {allg} yaltaklanmak {allg}
schonen {v} bakmak {fi}
schonen {v} dikkat göstermek {v}
schonen {v} esirgemek {v}
schonen {v} himaye etmek {v}
schonen {v} kollamak {v}
schonen {v} korumak {v}
schonen {v} özen göstermek {v}
schonen {v} sakınmak {v}
schonen {allg} kendi gücünü idareli kullanmak {allg}
schönen Dank {allg} çok teşekkürler {allg}
schonend {adj} dikkatli {s}
schonend {adj} özenli {s}
schonend {a} özenti {a}
der Schoner {m} [Naut.]çok direkli yelkenli {i}
der Schoner {m} koruyucu örtü {i}
Indirekte Treffer
der ach wie schön {allg} ne güzel! {allg}
bitte schön {allg} rica ederim {allg}
bitte schön {allg} buyrun {allg}
bitte schön {allg} birşey değil {allg}
danke schön {allg} teşekkür ederim {allg}
danke schön {allg} teşekkür ederim! {allg}
das ist ganz schön happig {allg} bu çok riskli {allg}
das wäre schön {allg} güzel olurdu {allg}
Der Bus ist schon durch {allg} otobüs çoktan geçip gitmiş {allg}
echt schön {allg} çok güzel! {allg}
er wird schon noch kommen {allg} o mutlaka gelecek {allg}
es wird schon klappen {allg} iyi olacak {allg}
es wird schon klappen {allg} her şey yoluna girecek {allg}
es wird schon klappen {allg} düzelecek {allg}
heute ist es schön {allg} bugün hava güzel {allg}
hier ist es schön {allg} burası güzel {allg}
ich komme schon {allg} hemen geliyorum! {allg}
ich war schon einmal da {allg} daha önce orada bulundum {allg}
Komm schon! {s*be} [Redw.]Hadi ama! {s*be}
man muss schon sagen {allg} açıkça söylemek gerekir ki! {allg}
nicht sonderlich schön {allg} pek güzel değil {allg}
nun mach schon {allg} hadi! {allg}
nun mach schon {allg} çabuk ol! {allg}
nun mach schon! {allg} çabuk ol! {allg}
nun mach schon! {allg} hadi! {allg}
schön {a} yakışıklı {a}
schön {adj} çok {s}
schön {a} pekçok {a}
schön {adj} hoş {s}
schön {adj} uyumlu {s}
schön {a} ceylan gibi {a}
schön {adj} pek {s}
schön {adj} hayranlık uyandıran {s}
schön {adj} tatlı {s}
schön {adj} ahenkli {s}
schön {adj} nefis {s}
schön {adj} güzel {s}
schön {adj} sevimli {s}
schön {a} iyi tamam {a}
schön {a} dilber {a}
schön {adj} sempatik {s}
schön {adj} hoşa giden {s}
schon damals {allg} daha o zaman {allg}
schön dass du dich meldest {allg} aradığına sevindim {allg}
schon der Gedanke {allg} düşüncesi bile {allg}
schön fließend {a} tiril tiril {a}
schön gebaut {allg} güzel yapılı {allg}
schön gebaut {allg} artist gibi {allg}
schön geformt {allg} biçimli {allg}
schon gut {allg} tamam {allg}
schon gut {allg} peki {allg}
schon gut {adv} iyi tamam {adv}
schon immer {allg} öteden beri {allg}
schon immer {allg} oldum olasıya {allg}
schon immer {allg} oldum olası {allg}
schon jetzt {allg} şimdiden {allg}
schon längst vergessen {allg} çoktan unutulup gitti {allg}
schön machen {v} süslenmek {fi}
schön singend {allg} ötücü {allg}
schon teuer genug {allg} zaten o yeterince pahalı {allg}
schon wieder {allg} gene mi? {allg}
schon wieder {allg} gene mi {allg}
schon wieder? {allg} gene mi {allg}
schön, dass es dich gibt {allg} [Redw.]iyi ki varsın {allg}
sehr schön {allg} kız gibi {allg}
sehr schön {allg} fıstık gibi {allg}
sehr schön {allg} çok güzel {allg}
sei schön brav {allg} uslu ol! {allg}