DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
reden {v} demek {fi}
reden {v} ifade etmek {fi}
das Reden {n} konuşma {i}
reden {v} konuşmak {fi}
reden {v} nutuk atmak {fi}
reden {v} söylemek {fi}
reden {v} söylev vermek {fi}
reden aus dem Stegreif {v} hazırlıksız konuşmak {fi}
Reden ist Silber, Schweigen ist Gold {allg} söz gümüşse {allg}
Reden ist Silber, Schweigen ist Gold {allg} sükut altındır {allg}
reden wie einem der Schnabel gewachsen ist {allg} hiç çekinmeden konuşmak {allg}
die Redensart {f} deyim {i}
die Redensart {f} tabir {i}
Indirekte Treffer
die Blech reden {allg} saçma sapan konuşmak {allg}
Blech reden {allg} zırvalamak {allg}
Blech reden {allg} saçmalamak {allg}
demagogische Reden {allg} kışkırtıcı konuşmalar {allg}
demagogische Reden {allg} demagojik konuşmalar {allg}
du hast gut reden {allg} söylemesi kolay sen bunun ne kadar zor olduğunu anlamıyorsun {allg}
dummes Zeug reden {allg} aptalca şeyler söylemek {allg}
durch die Nase reden {allg} genzinden konuşmak {allg}
durcheinander reden {v} hep birlikte konuşmak {fi}
ehrlich und geradeheraus reden {allg} dobra dobra konuşmak {allg}
geschraubt reden {allg} anlaşılması güç bir şekilde konuşmak {allg}
in den Wind reden {allg} duvarla konuşmak {allg}
in den Wind reden {allg} boşuna çene yormak {allg}
ins Gewissen reden {allg} vicdanına seslenmek {allg}
jemandem ein Loch in den Bauch reden {allg} kafa şişirmek {allg}
jemandem nach dem Munde reden {allg} birinin ağzına göre laf etmek {allg}
jemandem nach dem Munde reden {allg} birine yağcılık etmek {allg}
jemanden dumm reden {allg} kafa ütülemek {allg}
Käse reden {allg} saçma sapan konuşmak {allg}
lästerliche Reden {allg} [Rel.]dine {allg}
mit den Händen reden {allg} işaret diliyle konuşmak {allg}
mit Engelszungen reden {allg} dil dökmek {allg}
offen reden {allg} dobra dobra konuşmak {allg}
offen reden {allg} açık saçık konuşmak {allg}
offen reden {allg} müstehcen konuşmak {allg}
offenes Wort reden {v} sözünü esirgemeden konuşmak {fi}
offenes Wort reden {v} açık konuşmak {fi}
reden aus dem Stegreif {v} hazırlıksız konuşmak {fi}
Reden ist Silber, Schweigen ist Gold {allg} sükut altındır {allg}
Reden ist Silber, Schweigen ist Gold {allg} söz gümüşse {allg}
reden wie einem der Schnabel gewachsen ist {allg} hiç çekinmeden konuşmak {allg}
stockend reden {allg} ık mık ederek konuşmak {allg}
stockend reden {allg} dura dura konuşmak {allg}
über dies und das reden {allg} havadan sudan konuşmak {allg}
über Gott und die Welt reden {allg} dereden tepeden konuşmak {allg}
Unsinn reden {v} saçmalamak {fi}
Unsinn reden {v} [Redw.]geyik çevirmek {fi}
wie ein Buch reden {allg} aralıksız konuşmak {allg}
wie ein Wasserfall reden {allg} çok konuşmak {allg}
wie ein Wasserfall reden {allg} takır takır söylemek {allg}