TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
mutlu {s} fidel {adj}
mutlu {s} froh {adj}
mutlu {adv} frohgemut {adv}
mutlu {s} fröhlich {adj}
mutlu {s} glücklich {adj}
mutlu {a} selig {a}
mutlu {s} vergnügt {adj}
mutlu bir yaşam sürmek {allg} ein glückliches Leben führen {allg}
mutlu eden {i} der Beglücker {m}
mutlu etmek {v} beglücken {v}
mutlu etmek {v} beseligen {v}
mutlu etmek {v} freuen {v}
mutlu etmek {allg} glücklich machen {allg}
mutlu haber {allg} frohe Botschaft {allg}
mutlu kılma {i} die Beglückung {f}
mutlu kılmak {v} beglücken {v}
mutlu kılmak {v} beseligen {v}
mutlu kılmak {v} glücklich machen {v}
Mutlu Noeller! {allg} Fröhliche Weihnachten {allg}
mutlu olmak {fi} freuen {v}
mutlu son {allg} guter Ausgang {allg}
mutlu son {i} das Happyend {n}
mutlu yaşam sürmek {allg} den Himmel auf Erden erleben {allg}
mutluluğu yüzünden okunan {s} glückstrahlend {adj}
mutluluğu yüzünden okunmak {allg} über das ganze Gesicht strahlen {allg}
mutluluğun en üst derecesi {i} die Seligkeit {f}
mutluluğunu belli etmek {allg} Freude ausdrücken {allg}
mutluluğunu ifade etmek {allg} Freude ausdrücken {allg}
mutluluk {i} die Beglückung {f}
mutluluk {i} die Beseligung {f}
mutluluk {i} das Glück {n}
mutluluk {i} das Heil {n}
mutluluk {i} das Hochgefühl {n}
mutluluk {i} die Lust {f}
mutluluk {allg} überquellende Freude {allg}
mutluluk {i} das Wohl {n}
mutluluk {i} das Wohlbefinden {n}
mutluluk {i} das Wohlbehagen {n}
mutluluk {i} das Wohlergehen {n}
mutluluk {i} die Wohlfahrt {f}
mutluluk {i} das Wohlgefallen {n}
mutluluk {i} die Zufriedenheit {f}
mutluluk dağıtmak {allg} Glück bescheren {allg}
mutluluk dilemek {allg} Glück wünschen {allg}
mutluluk gözyaşları {allg} Tränen der Freude {allg}
mutluluk içinde {s} wonnevoll {adj}
mutluluk içinde yaşamak {allg} glücklich und zufrieden leben {allg}
mutluluk saçan {s} glückstrahlend {adj}
mutluluk sözü veren {s} Glück versprechend {adj}
mutluluk vaadeden {s} Glück versprechend {adj}
mutluluk veren yer {i} das Paradies {n}
mutluluktan göğün yedi kat yukarısında olmak {allg} im siebten Himmel sein {allg}
mutluluktan heyecan içinde olmak {allg} vor Begeisterung glühen {allg}
mutluluktan uçan {s} glückselig {adj}
mutluluktan uçmak {allg} bis über die Ohren glücklich sein {allg}
Indirekte Treffer
çok mutlu {s} überglücklich {adj}
çok mutlu {s} selig {adj}
çok mutlu {s} hochbeglückt {adj}
çok mutlu {s} glückselig {adj}
çok mutlu olmak {allg} im siebenten Himmel sein {allg}
hayattaki mutlu anlar {i} die Sonnenseite {f}
hep mutlu insan {i} der Sonnenschein {m}
kendini mutlu hissetmek {allg} glücklich fühlen {allg}
kendini son derece mutlu hissetmek {allg} pudelwohl fühlen {allg}
kral gibi mutlu yaşamak {allg} den Himmel auf Erden haben {allg}
mutlu bir yaşam sürmek {allg} ein glückliches Leben führen {allg}
mutlu eden {i} der Beglücker {m}
mutlu etmek {v} freuen {v}
mutlu etmek {v} beseligen {v}
mutlu etmek {v} beglücken {v}
mutlu etmek {allg} glücklich machen {allg}
mutlu haber {allg} frohe Botschaft {allg}
mutlu kılma {i} die Beglückung {f}
mutlu kılmak {v} beseligen {v}
mutlu kılmak {v} beglücken {v}
mutlu kılmak {v} glücklich machen {v}
Mutlu Noeller! {allg} Fröhliche Weihnachten {allg}
mutlu olmak {fi} freuen {v}
mutlu son {i} das Happyend {n}
mutlu son {allg} guter Ausgang {allg}
mutlu yaşam sürmek {allg} den Himmel auf Erden erleben {allg}
oldukça mutlu {adv} pudelwohl {adv}
son derece mutlu {adv} pudelwohl {adv}
yaşamaktan mutlu {s} lebensfroh {adj}