DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
das Land {n} arazi {i}
das Land {n} bölge {i}
das Land {n} diyar {i}
das Land {n} ekenek {i}
das Land {n} eyalet {i}
das Land {n} kara {i}
das Land {n} kara parçası {i}
das Land {n} kır {i}
das Land {n} köy {i}
das Land {n} memleket {i}
das Land {n} tarla {i}
das Land {n} taşra {i}
das Land {n} toprak {i}
das Land {n} ülke {i}
das Land {n} vatan {i}
das Land {n} yurt {i}
Land bewirtschaften {allg} araziyi ekmek {allg}
Land bewirtschaften {allg} araziyi işletmek {allg}
Land bewirtschaften {allg} toprak ekmek {allg}
Land bewirtschaften {allg} toprak işletmek {allg}
Land und Leute kennen lernen {allg} farklı ülkeler ve insanlar tanımak {allg}
der Landabschnitt {m} kara parçası {i}
der Landadel {m} büyük toprak sahibi {i}
die Landarbeit {f} tarımsal emek {i}
der Landarbeiter {m} tarım işçisi {i}
der Landarbeiter {m} tarla işçisi {i}
die Landarbeiterin {f} tarım işçisi {i}
die Landarbeiterin {f} tarla işçisi {i}
die Landarmee {f} [mil.]kara ordusu {i}
der Landarzt {m} köy doktoru {i}
der Landarzt {m} taşra doktoru {i}
der Landaufenthalt {m} köyde hayat sürme {i}
Landaus, landein {adv} dünyanın her yerinde {adv}
die Landbank {f} Tarım Bankası {i}
der Landbau {m} çiftçilik {i}
der Landbau {m} tarım {i}
der Landbesitz {m} arazi zilyetliği {i}
der Landbesitz {m} emlak {i}
der Landbesitz {m} gayri menkul {i}
der Landbesitzer {m} arazi sahibi {i}
der Landbesitzer {m} arazi zilyedi {i}
der Landbesitzer {m} emlak sahibi {i}
der Landbesitzer {m} toprak sahibi {i}
die Landbesitzerin {f} emlak sahibi {i}
die Landbevölkerung {f} kırsal nüfus {i}
die Landbevölkerung {f} köy halkı {i}
die Landbevölkerung {f} köylüler {i}
die Landbewirtschaftung {f} çiftçilik {i}
die Landbewirtschaftung {f} tarım {i}
der Landeanflug {m} [Luftf.]alçalma uçusu {i}
der Landeanflug {m} [Luftf.]inişe geçiş {i}
die Landebahn {f} iniş pisti {i}
die Landebahn {f} uçak iniş pisti {i}
die Landeerlaubnis {f} iniş izni {i}
die Landegebühr {f} havaalanı vergisi {i}
Landeinwärts {adv} ülkenin içine doğru {adv}
landen {itr} bir yere varmak {itr}
landen {v} [mil.]denizden karaya birlik çıkarmak {v}
landen {v} [mil.]havadan karaya indirmek {v}
landen {itr} inmek {itr}
landen {v} karaya çıkarmak {fi}
landen {v} karaya yanaşmak {fi}
landen {v} konmak {fi}
landen {itr} limana yanaşmak {itr}
landen {v} yere indirmek {fi}
landen {itr} yere inmek {itr}
landen {itr} yere konmak {itr}
der Landeplatz {m} rıhtım {i}
der Landeplatz {m} uçak iniş pisti {i}
der Landeplatz {m} vapur iskelesi {i}
die Ländereien {pl} büyük emlak ve arazi {ç}
Ländereinstellungen {allg} [EDV]bölgesel ayarlar {allg}
ländersache {a} eyaletlerin görev alanında {a}
ländersache {a} eyaletlerin işi {a}
die Landerschließung {f} arazi edindirme {i}
die Landerschließung {f} bayındırlık {i}
die Landerschließung {f} imar {i}
die Landerschließung {f} toprak değerlendirme {i}
die Landerschließung {f} toprak geliştirme {i}
der Landerwerb {m} arazi iktisabı {i}
Indirekte Treffer
der am wenigsten entwickeltes Land {allg} en az gelişen ülke {allg}
an Land bringen {allg} karaya çıkarmak {allg}
an Land gehen {allg} [Naut.]karaya çıkmak {allg}
anbaufähiges Land {allg} imarı mümkün arazi {allg}
angebautes Land {allg} ekili arazi {allg}
ans Land gehen {allg} karaya çıkmak {allg}
ans Land gespült werden {allg} kıyıya vurmak {allg}
ans Land gespült werden {allg} karaya vurmak {allg}
auf dem Land {allg} kırsal kesimde {allg}
auf dem Land {allg} köyde {allg}
außer Land {allg} yurtdışı {allg}
baureifes Land {allg} imar ve iskana hazır arazi {allg}
bebautes Land {allg} imar edilmiş bölge {allg}
Betriebslehre der Land- und Forstwirtschaft {allg} tarım ve ormancılık işletmeciliği {allg}
blühendes Land {allg} [Handel]gelişmekte olan ülke {allg}
das flache Land {allg} kır {allg}
das ganze Land {allg} tüm ülke {allg}
das ganze Land {allg} bütün ülke {allg}
das Heilige Land {allg} Filistin {allg}
das Heilige Land {allg} kutsal topraklar {allg}
das Land besetzen {allg} [Naut.]ülkeyi işgal etmek {allg}
dreisprachiges Land {allg} üç resmi dilli ülke {allg}
dreisprachiges Land {allg} üç dil konuşulan ülke {allg}
ein Land bevölkern {allg} bir yere ahali yerleştirmek {allg}
ein Land erobern {v} ülke almak {fi}
industrieschwaches Land {allg} endüstriyel olarak gelişmemiş ülke {allg}
Land bewirtschaften {allg} toprak ekmek {allg}
Land bewirtschaften {allg} araziyi işletmek {allg}
Land bewirtschaften {allg} araziyi ekmek {allg}
Land bewirtschaften {allg} toprak işletmek {allg}
Land und Leute kennen lernen {allg} farklı ülkeler ve insanlar tanımak {allg}
landwirtschaftlich genutztes Land {allg} tarım için kullanılan arazi {allg}
Pacht (von etw., das Früchte abwirft, z.B. Land) {f} [Jur.]ürün kirası {i}
die Pacht (von etw., das Früchte abwirft, z.B. Land) {f} [Jur.]hasılat kirası {i}
die präferenzbegünstigtes Land {allg} imtiyazlı ülke {allg}
sein Land verlassen {allg} terki diyar etmek {allg}
über ein Land herrschen {allg} ülkeye hükmetmek {allg}
über ein Land herrschen {allg} bir ülkede hüküm sürmek {allg}
über Land und Meer {allg} [Naut.]karadan ve denizden {allg}
unterentwickeltes Land {allg} az gelişmiş ülke {allg}
weniger entwickeltes Land {allg} az gelişmiş ülke {allg}