TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
korumak {fi} abschirmen {v}
korumak {fi} absichern {v}
korumak {fi} aufrecht erhalten {v}
korumak {fi} Aufrecht halten {v}
korumak {fi} aufrechterhalten {v}
korumak {v} bedecken {v}
korumak {v} befördern {v}
korumak {v} begünstigen {v}
korumak {fi} behüten {v}
korumak {v} beschirmen {v}
korumak {fi} betreuen {v}
korumak {i} die Betreuung {f}
korumak {v} bewahren {v}
korumak {v} [ask]decken {v}
korumak {v} erhalten {v}
korumak {v} favorisieren {v}
korumak {v} fördern {v}
korumak {v} hegen {v}
korumak {v} hüten {v}
korumak {fi} instand halten {v}
korumak {fi} instandhalten {v}
korumak {allg} [den]jdm {allg}
korumak {v} konservieren {v}
korumak {v} präservieren {v}
korumak {v} protegieren {v}
korumak {v} retten {v}
korumak {v} schirmen {v}
korumak {v} schonen {v}
korumak {v} schützen {v}
korumak {v} sichern {v}
korumak {v} verhüten {v}
korumak {v} verschonen {v}
korumak {v} verteidigen {v}
korumak {v} verwahren {v}
korumak {v} wahren {v}
Indirekte Treffer
bir grubun ya da bireylerin çıkarlarını korumak için kurdukları dernek {i} der Interessenverband {m}
birini korumak {fi} [Redw.]jemanden unter seine Fittiche nehmen {v}
birini korumak {allg} jemandem die Stange halten {allg}
birisini korumak {v} begönnern {v}
birisini korumak {fi} abwehren jdm etw {v}
birisini korumak {allg} über jdn wachen {allg}
birisini korumak {allg} Schutz gewähren {allg}
birisini korumak {v} beschützen {v}
bulunduğu yeri korumak {itr} verbleiben {itr}
bütünlüğünü korumak {fi} zusammenstimmen {v}
büyüyle korumak {v} feien {v}
canı gibi korumak {fi} werthalten {v}
çıkarlarını korumak {allg} nicht die Butter vom Brot nehmen lassen {allg}
çıkarlarını korumak {allg} seinen Vorteil wahren {allg}
dengeyi korumak {allg} das Gleichgewicht halten {allg}
gözbebeği gibi korumak {fi} wie seinen Augapfel {v}
güneşten korumak {v} beschatten {v}
kendini korumak için barikat kurmak {allg} verbarrikadieren {allg}
kıymetini korumak {v} behalten {v}
madencilerin arkalarını korumak için kullandıkları deri korumalık {i} das Arschleder {n}
menfaatleri korumak amacıyla bir araya gelmek {fi} zusammenschließen {v}
menfaatlerini korumak {allg} seine Interessen wahr nehmen {allg}
soğukkanlılığını korumak {allg} kaltes Blut bewahren {allg}
sükunetini korumak {fi} ruhig bleiben {v}
sükunetini korumak {allg} seine Selbstbeherrschung bewahren {allg}
varlığını korumak {fi} bestehen bleiben {v}
yerini korumak {allg} behaupten {allg}