TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
karar {i} die Abmachung {f}
karar {i} die Anordnung {f}
karar {i} die Ausdauer {f}
karar {i} das Befinden {n}
karar {i} die Beharrlichkeit {f}
karar {i} der Bescheid {m}
karar {i} der Beschluss {m}
karar {i} die Bestimmung {f}
karar {i} die Beurteilung {f}
karar {i} der Dauerzustand {m}
karar {i} die Dezision {f}
karar {i} das Diktum {n}
karar {i} der Entscheid {m}
karar {i} [huk]die Entscheidung {f}
karar {i} die Entschließung {f}
karar {i} der Entschluss {m}
karar {i} [huk]die Erkenntnis {f}
karar {i} die Festlegung {f}
karar {i} das Gericht {n}
karar {i} die Meinung {f}
karar {i} die Resolution {f}
karar {i} der Spruch {m}
karar {i} [huk]das Urteil {n}
karar {i} der Urteilsspruch {m}
karar {i} die Veranlassung {f}
karar {i} die Verfügung {f}
karar {i} der Vorsatz {m}
karar {i} die Wucht {f}
karar alma için gerekli asgari çoğunluk {i} [huk]das Quorum {n}
karar çizelgesi {i} die Entscheidungstabelle {f}
karar çıkarma {allg} Erlass einer Verfügung {allg}
karar çoğunluğu {i} [huk]das Quorum {n}
karar durum {allg} stabiler Zustand {allg}
karar düzeltmek {fi} abhelfen {v}
karar ermek {itr} beurteilen {itr}
karar gerekçesi {i} [huk]der Entscheidungsgrund {m}
karar icrasının tatili {allg} Beschluss aussetzen {allg}
karar kabiliyeti {i} die Entschlussfähigkeit {f}
karar kılmak {allg} einen Entschluss fassen {allg}
karar kılmak {fi} entschließen {v}
karar mercii {i} der Spruchkörper {m}
karar nedeni {i} der Entscheidungsgrund {m}
karar önerisi {i} die Beschlussvorlage {f}
karar organı {i} das Entscheidungsgremium {n}
karar saati {i} die Entscheidungsstunde {f}
karar sayısı {i} der Matchball {m}
karar süreci {i} der Entscheidungsprozess {m}
karar süresi {i} die Bedenkzeit {f}
karar sureti {i} [huk]die Ausfertigung (Urteil) {f}
karar tarihi {i} das Urteilsdatum {n}
karar tebliği {i} [huk]die Urteilsverkündung {f}
karar toplaması {i} die Entscheidungssammlung {f}
karar verememe durumu {i} der Zweifelsfall {m}
karar verememe korkusu {i} [hek]die Schwellenangst {f}
karar verememek {v} beanstanden {v}
karar verememek {itr} zaudern {itr}
karar veremez jüri üyesi {i} die Entscheidungsunfähige Geschworene {f}
karar veremez jüri üyesi {i} der Entscheidungsunfähiger Geschworener {m}
karar verildi {allg} die Entscheidung ist gefallen {allg}
karar verilecek aşamaya gelmiş {s} spruchreif {adj}
karar verilmesi için sunmak {allg} zur Entscheidung vorlegen {allg}
karar verilmesine katılmak {fi} mitsprechen {v}
karar verme {i} die Beschlussfassung {f}
karar verme {i} die Beurteilung {f}
karar verme {i} das Entscheiden {n}
karar verme {i} die Entscheidungsfindung {f}
karar verme {i} die Entschließung {f}
karar verme {i} die Urteilfällung {f}
karar verme görüşmesi {i} das Beurteilungsgespräch {n}
karar verme hürriyeti {i} [huk]die Entscheidungsfreiheit {f}
karar verme özgürlüğü {i} [huk]die Entscheidungsfreiheit {f}
karar verme özgürlüğü {allg} freier Wille {allg}
karar verme süresi {i} die Bedenkfrist {f}
karar verme yetisi {i} die Entschlussfähigkeit {f}
karar verme yetisini elinden almak {v} [huk]entmündigen {v}
karar verme yetisini kısıtlamak {v} [huk]entmündigen {v}
karar verme yetkisinin temyiz merciine geçmesi {i} der Devolutiveffekt {m}
karar vermek {i} die Abmachung {f}
karar vermek {fi} [huk]aussprechen {v}
karar vermek {v} Befinden {v}
Indirekte Treffer
aceleyle verilen karar {i} der Dringlichkeitsbeschluss {m}
acil durumda verilen karar {i} der Dringlichkeitsbeschluss {m}
adli karar {i} das Gerichtsentscheid {n}
adli karar {i} die Gerichtliche Verfügung {f}
adli karar {i} das Gerichsbeschluss {n}
adli karar {i} [huk]das Gerichtsurteil {n}
ani karar {allg} plötzlicher Entschluss {allg}
anında karar vererek satın alma {allg} spontanes Kaufen {allg}
ara karar {i} das Zwischenurteil {n}
ara karar {i} [huk]der Interimsbescheid {m}
ara karar {i} die Zwischenverfügung {f}
bağlayıcı karar {allg} bindender Beschluss {allg}
bağlayıcı karar {allg} bindende Entscheidung {allg}
başka karar çıkıncaya kadar {allg} bis auf weitere Anordnung {allg}
beraatine karar vermek {fi} [huk]freisprechen {v}
bir karar vermek {allg} einen Entscheid geben {allg}
bir şey hakkında karar kılmak {allg} entschließen {allg}
bir şey hakkında karar vermek {allg} über etw entscheiden {allg}
bir şeye karar vermek {allg} entschließen {allg}
bir şeyi yapmaya karar vermek {fi} vornehmen {v}
birisi aleyhinde karar vermek {allg} entscheiden {allg}
birisi lehinde karar vermek {allg} entscheiden {allg}
birisinin idamına karar vermek {allg} auf Todesstrafe erkennen {allg}
birlikte karar vermek {fi} mitbestimmen {v}
buyurucu karar {allg} zwingender Beschluss {allg}
çok yanlış ve ağır adli karar {i} der Justizmord {m}
duruma göre karar vermek {allg} von Fall zu Fall entscheiden {allg}
emredici karar {allg} zwingender Beschluss {allg}
emsal karar {i} [huk]das Präjudiz {n}
emsal karar {allg} [huk]maßgebendes Urteil {allg}
esas karar {i} das Grundurteil {n}
esas karardan önce verilen karar {i} die Vorabentscheidung {f}
esas karardan önce verilen karar davası {i} das Vorabentscheidungsverfahren {n}
esasa ilişkin karar {i} das Sachurteil {n}
feshedici karar {allg} auflösende Bestimmung {allg}
geçici karar {allg} vorläufiger Bescheid {allg}
geçici karar {i} [huk]die Vorentscheidung {f}
geçici karar {i} [huk]der Interimsbescheid {m}
geçici karar {i} die Einstweilige Anordnung {f}
geçici karar {allg} vorläufiger Beschluss {allg}
gerekçeli karar {allg} [huk]begründetes Urteil {allg}
gıyabi karar {i} [huk]das Versäumnisurteil {n}
görünürde karar {i} das Scheinurteil {n}
güç bela bir karar vermek {fi} aufrappeln {v}
hakkında karar vermek {allg} dahin gestellt sein lassen {allg}
hatalı adli karar sonucu verilen ölüm cezası {i} der Justizmord {m}
hatalı karar {i} das Fehlurteil {n}
hatalı karar {i} [huk]der Fehlspruch {m}
hatalı karar {i} die Fehlentscheidung {f}
hatalı karar vermek {allg} [huk]falsch beurteilen {allg}
hukuki nedenlerle karar verme {allg} [huk]de jure Anerkennung {allg}
idari karar {i} [huk]der Verwaltungsakt {m}
iflasa karar vermek {allg} [tic]für Bankrott erklären {allg}
ihtiyati karar emri {allg} Erlass einer einstweiligen Verfügung {allg}
iki şey arasında karar verememe {i} der Zwiespalt {m}
iki şey arasında zor karar verme {i} das Dilemma {n}