TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
ifade {i} die Angabe {f}
ifade {i} der Ausdruck {m}
ifade {i} die Aussage {f}
ifade {i} die Äußerung {f}
ifade {i} die Darstellung {f}
ifade {i} die Fassung {f}
ifade {i} die Formel {f}
ifade {i} die Formulierung {f}
ifade {allg} schriftliche Erklärung {allg}
ifade {i} [dilb]das Wort {n}
ifade {i} [dilb]die Expression {f}
ifade alma {i} die Anhörung {f}
ifade alma {i} [huk]die Vernehmung {f}
ifade alma {i} [huk]die Einvernahme {f}
ifade almak {fi} anhören {v}
ifade aracı {i} das Ausdrucksmittel {n}
ifade biçimi {i} [metr]der Niederschlag {m}
ifade biçimi {i} die Ausdrucksform {f}
ifade edilebilir {s} ausdrückbar {adj}
ifade edilemez {s} unaussprechlich {adj}
ifade edilemez {s} unsagbar {adj}
ifade edilemez {s} unsäglich {adj}
ifade edilemez {s} unaussprechbar {adj}
ifade edilmiş {s} angegeben {adj}
ifade edilmiş {s} ausgesprochen {adj}
ifade edilmiş olmak {itr} lauten {itr}
ifade etme {i} die Bezeigung {f}
ifade etmede zorlanma hastalığı {i} [hek]die Brachylogie {f}
ifade etmek {v} akzentuieren {v}
ifade etmek {fi} anbringen {v}
ifade etmek {fi} andeuten {v}
ifade etmek {fi} artikulieren {v}
ifade etmek {fi} aufschließen {v}
ifade etmek {fi} ausdrücken {v}
ifade etmek {fi} aussagen {v}
ifade etmek {fi} äußern {v}
ifade etmek {fi} aussprechen {v}
ifade etmek {v} bedeuten {v}
ifade etmek {itr} bekunden {itr}
ifade etmek {v} bemerken {v}
ifade etmek {v} besagen {v}
ifade etmek {v} bezeigen {v}
ifade etmek {fi} darlegen {v}
ifade etmek {fi} darstellen {v}
ifade etmek {v} dartun {v}
ifade etmek {itr} fassen {itr}
ifade etmek {fi} geben {v}
ifade etmek {fi} reden {v}
ifade etmek {itr} sagen {itr}
ifade etmek {fi} Vorstellen {v}
ifade etmek {fi} zum Ausdruck bringen {v}
ifade etmek {allg} zur Sprache bringen {allg}
ifade güçlendirici ünlem {ünl} oh {Inter}
ifade gücü {i} die Aussagekraft {f}
ifade özgürlüğü {i} die Redefreiheit {f}
ifade şantajı {i} die Aussageerpressung {f}
ifade tarzı {i} die Ausdrucksweise {f}
ifade tarzı {i} die Diktion {f}
ifade tarzı {i} die Rede {f}
ifade tarzı {i} die Wendung {f}
ifade vermek {v} ablegen {v}
ifade vermek {fi} aussagen {v}
ifade vermek {itr} [huk]bekunden {itr}
ifade vermekten çekinme hakkı {i} das Aussageverweigerungsrecht {n}
ifade vermekten kaçınma {i} [huk]die Aussageverweigerung {f}
ifade vermeyi reddetme {i} [huk]die Aussageverweigerung {f}
ifade vermeyi reddetmek {allg} [huk]Aussage verweigern {allg}
ifade yeteneği {i} die Ausdruckskraft {f}
ifade yeteneği {i} die Redegabs {f}
ifade zorluğu {i} [hek]die Brachylogie {f}
ifade zorluğu {i} die Breviloquenz {f}
ifadede tonlama {i} [müz]der Unterton {m}
ifadeli {s} [müz]cantabile {adj}
ifadesi alınabilir {s} vernehmungsfähig {adj}
ifadesine bağlı kalmak {allg} [huk]bei seiner Aussage bleiben {allg}
ifadesini almak {v} verhören {v}
ifadesini geri almak {v} [huk]revozieren {v}
ifadesini reddetmek {v} [huk]revozieren {v}
ifadesiz {s} tonlos {adj}
ifadesizlik {i} die Ausdruckslosigkeit {f}
Indirekte Treffer
ağırbaşlı ifade ile {s} [müz]pesante {adj}
aleyhinde ifade vermek {allg} [huk]belastende Aussagen machen {allg}
altını çizerek ifade etme {i} die Unterstreichung {f}
basmakalıp ifade {i} [bas]das Klischee {n}
bir şey ifade etmek {fi} ausmachen {v}
bozuk ifade {i} das Kauderwelsch {n}
çiçeğin cinsine ve rengine göre ne ifade ettiği {i} die Blumensprache {f}
çizerek ifade etmek {v} konstruieren {v}
coşkun ve kişisel duyguları ifade eden edebiyat {i} die Lyrik {f}
değişken ifade {i} die Redewendung {f}
dolambaçlı ifade {ç} die Umschweife {pl}
dolambaçlı ifade kullanma {ç} die Umschweife {pl}
dolambaçlı yollardan ifade etmek {fi} herumreden {v}
dolaylı ifade {i} die Umschreibung {f}
düşüncelerini ifade etme özgürlüğü {i} die Meinungsfreiheit {f}
duygularını kelimelerle ifade etmek {allg} seine Gefühle in Worte kleiden {allg}
düzgün bir ifade şekli {allg} korrekte Ausdrucksweise {allg}
eski dilde ifade tarzı {i} der Archaismus {m}
farkı bir şekilde yeniden ifade etmek {v} umschreiben {v}
farklı ifade biçimi {i} die Redefigur {f}
fiilin ifade tarzı {i} der Modus {m}
gözlerle ifade etmek {itr} blicken {itr}
güler yüzlü ifade takınmak {allg} eine freundliche Miene machen {allg}
gülünç ifade {i} die Stilblüte {f}
gündelik hayatı ifade eden resim {i} das Genrebild {n}
hareketlerle ifade edilen {s} pantomimisch {adj}
hüküm ifade etmek {fi} rechtliche Geltungskraft haben {v}
hüküm ifade etmek {fi} [huk]Wirkung haben {v}
ifade alma {i} [huk]die Vernehmung {f}
ifade alma {i} die Anhörung {f}
ifade alma {i} [huk]die Einvernahme {f}
ifade almak {fi} anhören {v}
ifade aracı {i} das Ausdrucksmittel {n}
ifade biçimi {i} die Ausdrucksform {f}
ifade biçimi {i} [metr]der Niederschlag {m}
ifade edilebilir {s} ausdrückbar {adj}
ifade edilemez {s} unsäglich {adj}
ifade edilemez {s} unsagbar {adj}
ifade edilemez {s} unaussprechlich {adj}
ifade edilemez {s} unaussprechbar {adj}
ifade edilmiş {s} ausgesprochen {adj}
ifade edilmiş {s} angegeben {adj}
ifade edilmiş olmak {itr} lauten {itr}
ifade etme {i} die Bezeigung {f}
ifade etmede zorlanma hastalığı {i} [hek]die Brachylogie {f}
ifade etmek {v} besagen {v}
ifade etmek {fi} Vorstellen {v}
ifade etmek {fi} äußern {v}
ifade etmek {v} dartun {v}
ifade etmek {fi} andeuten {v}
ifade etmek {v} bemerken {v}
ifade etmek {itr} sagen {itr}
ifade etmek {fi} aussagen {v}
ifade etmek {fi} darstellen {v}
ifade etmek {fi} anbringen {v}
ifade etmek {itr} bekunden {itr}
ifade etmek {fi} reden {v}
ifade etmek {fi} ausdrücken {v}
ifade etmek {fi} darlegen {v}
ifade etmek {v} akzentuieren {v}
ifade etmek {allg} zur Sprache bringen {allg}
ifade etmek {v} bedeuten {v}
ifade etmek {fi} geben {v}
ifade etmek {fi} aufschließen {v}
ifade etmek {v} bezeigen {v}
ifade etmek {fi} zum Ausdruck bringen {v}
ifade etmek {fi} aussprechen {v}
ifade etmek {itr} fassen {itr}
ifade etmek {fi} artikulieren {v}