TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
iddia {i} die Angabe {f}
iddia {i} die Anklage {f}
iddia {i} der Anspruch {m}
iddia {i} der Antrag {m}
iddia {i} die Behauptung {f}
iddia {i} die Beteuerung {f}
iddia {i} der Claim {m}
iddia {i} der Einwand {m}
iddia {i} [huk]die Geltendmachung {f}
iddia {i} die These {f}
iddia çürütme {i} die Entkräftung {f}
iddia davası {i} der Prätendentenstreit {m}
iddia edildiğine göre {s} angeblich {adj}
iddia etmek {fi} beanspruchen {v}
iddia etmek {v} behaupten {v}
iddia etmek {fi} berühmen {v}
iddia etmek {v} beteuern {v}
iddia etmek {fi} in Kraft setzen, zur Geltung bringen {v}
iddia heyeti {i} die Anklagejury {f}
iddia ileri sürmek {allg} Behauptung aufstellen {allg}
iddia makamı {i} [huk]die Anklagebehörde {f}
iddia makamı {i} die Staatsanwaltschaft {f}
iddia sahibi {i} [huk]der Anwärter {m}
iddia sistemi {i} [huk]das Anklageprinzip {n}
iddia tekeli {i} das Anklagemonopol {n}
iddia zorlaması {i} die Anklageerzwingung {f}
iddiada bildirilen vakıanın doğruluğunu ispat {i} der Wahrheitsbeweis {m}
iddiada kaybetme {v} verwetten {v}
iddialaşmak {itr} wetten {itr}
iddia {s} angefochten {adj}
iddia {s} anspruchsvoll {adj}
İddialı bir cümleye başlarken kullanılan bir değim {allg} Ich will einen Besen fressen {allg}
İddialı bir cümleye başlarken kullanılan bir değim {a} wenn {a}
İddialı bir cümleye başlarken kullanılan bir deyim {allg} Ich will einen Besen fressen {allg}
iddianame {i} der Anklagesatz {m}
iddianame {i} die Anklageschrift {f}
iddianame tarafı {i} die Anklagebank {f}
iddianın esası {i} [huk]der Anklagepunkt {m}
iddianın sebebi {i} [huk]der Anklagepunkt {m}
iddiasız {s} anspruchslos {adj}
iddiasız {s} einfach {adj}
iddiasızlık {i} die Anspruchslosigkeit {f}
iddiaya girmek {allg} Wette eingehen {allg}
iddiaya göre {adv} vorgeblich {adv}
iddiaya karşı çıkmak {allg} die Behauptung anfechten {allg}
iddiaya tutuşmak {allg} eine Wette abschließen {allg}
iddia çürütmek {v} entkräften {v}
Indirekte Treffer
... üzerinde hak iddia etmek {allg} Anspruch erheben auf ... {allg}
aksi iddia edilemez {s} unwiderleglich {adj}
aksi iddia edilemez {s} unwiderlegbar {adj}
aksi iddia edilemez deliller {allg} triftige Beweise {allg}
aksini iddia etmek {itr} widersprechen {itr}
aksini iddia etmek {v} bestreiten {v}
bir borcun yerine getirilmesini iddia etme hakkının diğer bir borcun yerine getirilmesine bağlı olması {i} das Funktionelles Synallagma {n}
bir hak iddia eden {i} die Prätendentin {f}
bir hak iddia eden {i} der Prätendent {m}
bir makamda hak iddia eden kişi {i} der Prätendent {m}
bir şeyi haksız yere iddia etmek {allg} anmaßen {allg}
hak iddia eden {s} prätentiös {adj}
hak iddia etme {i} die Prätension {f}
hak iddia etme {i} der Beschlag {m}
hak iddia etme {i} die Beanspruchung {f}
hak iddia etme {i} die Reklamation {f}
hak iddia etme {i} die Prätention {f}
hak iddia etmek {fi} anmaßen {v}
hak iddia etmek {allg} Anspruch erheben {allg}
hak iddia etmek {v} prätendieren {v}
hak iddia etmek {fi} anmaßen {v}
hak iddia etmek {allg} ein Recht wahrnehmen {allg}
hak iddia etmek {v} beanspruchen {v}
hak iddia etmek {allg} Ansprüche erheben {allg}
iddia çürütme {i} die Entkräftung {f}
iddia davası {i} der Prätendentenstreit {m}
iddia edildiğine göre {s} angeblich {adj}
iddia etmek {v} beteuern {v}
iddia etmek {fi} berühmen {v}
iddia etmek {v} behaupten {v}
iddia etmek {fi} beanspruchen {v}
iddia etmek {fi} in Kraft setzen, zur Geltung bringen {v}
iddia heyeti {i} die Anklagejury {f}
iddia ileri sürmek {allg} Behauptung aufstellen {allg}
iddia makamı {i} die Staatsanwaltschaft {f}
iddia makamı {i} [huk]die Anklagebehörde {f}
iddia sahibi {i} [huk]der Anwärter {m}
iddia sistemi {i} [huk]das Anklageprinzip {n}
iddia tekeli {i} das Anklagemonopol {n}
iddia zorlaması {i} die Anklageerzwingung {f}
inatla iddia etmek {allg} steif und fest behaupten {allg}
karşı iddia {i} die Gegenbehauptung {f}
kesin olarak iddia etmek {allg} Stein und Bein schwören {allg}
kuru iddia {allg} leere Behauptung {allg}
pişmanlıktan yararlanan iddia tanığı {i} der Kronzeuge {m}
pişmanlıktan yararlanan iddia tanığı {i} die Kronzeugin {f}
yasal iddia {i} der Rechtsanspruch {m}