DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Güte {f} güzellik {i}
die Güte {pl} [Rel.]ihsan {ç}
die Güte {f} inayet {i}
die Güte {f} insaniyet {i}
die Güte {f} iyi kalplilik {i}
die Güte {f} iyilik {i}
die Güte {f} kalite {i}
die Güte {f} kaliteli olma {i}
die Güte {f} lütuf {i}
die Güte {f} mallar {i}
die Güte {f} mürüvvet {i}
die Güte {f} şefkat {i}
die Güte {f} sınıf {i}
die Güte {f} yardımseverlik {i}
gute Augen haben {v} gözleri iyi görmek {fi}
gute Aussichten haben {allg} gerçekleştirme ihtimali yüksek olmak {allg}
gute Bekannte {allg} dost {allg}
gute Besserung {allg} geçmiş olsun {allg}
gute Charaktereigenschaft {allg} fazilet {allg}
gute Charaktereigenschaft {allg} iyi huy {allg}
die gute Dienste {pl} dostane girişim {ç}
die gute Dienste {pl} iyi hizmetler {ç}
gute drei Stunden {allg} enaz üç saat {allg}
gute eine Woche {allg} enaz bir hafta {allg}
gute Freunde werden {allg} kaynaşmak {allg}
gute Führung {allg} iyi niyetlilik {allg}
Gute Geschäfte {allg} Hayırlı işler! {allg}
gute Gesellschaft {allg} seçkin bir tabaka {allg}
gute Investition {allg} iyi yatırım {allg}
gute Kenntnisse besitzen {allg} bir şeyi iyi bilmek {allg}
gute Kenntnisse besitzen {allg} iyi anlamak {allg}
gute Miene zum bösen Spiel machen {allg} razıymış gibi görünmek {allg}
gute Nachbarschaft {allg} iyi geçinme {allg}
gute Nachbarschaft {allg} iyi komşuluk {allg}
gute Nachricht {allg} müjde {allg}
gute nacht {allg} iyi geceler {allg}
gute nacht {allg} iyi geceler! {allg}
gute Reise {allg} iyi yolculuklar! {allg}
die gute Sitte {f} iyi ahlak {i}
die gute Sitten {f} iyi gelenekler {i}
gute Stimmung sein {allg} havasında olmak {allg}
gute Stimmung sein {allg} keyfi yerinde olmak {allg}
gute Vorbedeutung {allg} hayra alamet {allg}
gute Vorbedeutung {allg} uğur {allg}
gute Zähne haben {allg} sağlam dişlere sahip olmak {allg}
der Güteaufpreis {m} ek fiyat {i}
der Güteausschuss {m} kalite komisyonu {i}
der Gütegrad {m} cins {i}
der Gütegrad {m} kalite {i}
der Gütegrad {m} kalite derecesi {i}
der Gütegrad {m} kalite standardı {i}
die Güteklasse {f} kalite sınıfı {i}
Guten Abend {allg} iyi akşamlar {allg}
Guten Abend {allg} iyi akşamlar! {allg}
guten Absatz finden {allg} iyi satılmak {allg}
guten Absatz finden {allg} peynir ekmek gibi satılmak {allg}
Guten Appetit {allg} afiyet olsun {allg}
Guten Appetit {allg} afiyet olsun! {allg}
guten Appetit! {allg} afiyet olsun {allg}
Guten Erfolg {allg} başarılar! {allg}
guten Morgen {allg} günaydın {allg}
Guten Morgen! {allg} [Redw.]günaydın! {allg}
Guten Morgen! {allg} iyi sabahlar {allg}
Guten Tag {allg} iyi günler {allg}
Guten Tag {allg} iyi günler! {allg}
Guten Tag {allg} merhaba {allg}
Guten Tag allerseits {allg} herkese merhaba! {allg}
der Gutenachtkuss {m} iyi geceler öpücüğü {i}
der Gütepass {m} kalite kontrol sertifikası {i}
die Güteprüfung {f} kalite kontrolü {i}
die Güter {pl} emtia {ç}
die Güter {pl} eşyalar {ç}
die Güter {pl} mallar {ç}
die Güter {pl} menkul mallar {ç}
guter Ausgang {allg} mutlu son {allg}
Güter des Anlagevermögens {allg} bağlı varlıklar {allg}
Güter des Anlagevermögens {allg} sabit sermaye malları {allg}
Güter des Anlagevermögens {allg} sabit varlıklar {allg}
Güter des täglichen Bedarfs {allg} günlük gereksinme malları {allg}
guter Freund {allg} ahbap {allg}
Indirekte Treffer
ach du meine Güte {allg} aman yarabbim! {allg}
ach du meine Güte! {allg} aman yarabbim! {allg}
Ach du, meine Güte. {allg} aman allahım! {allg}
alles Gute {allg} herşey gönlünüzce olsun {allg}
alles Gute {allg} esen kalın {allg}
Alles Gute zum Fest! {s*be} [Redw.]İyi bayramlar! {s*be}
alles Gute zum Geburtstag {allg} doğum günün kutlu olsun {allg}
alles gute zum neuen Jahr {allg} yeni yılın kutlu olsun {allg}
alles Gute! {allg} esen kalın {allg}
äußerlich gute Beschaffenheit {allg} dış görünüşte iyi durumda olma {allg}
der gute Ton {allg} görgü {allg}
Du meine Güte {allg} aman yarabbim {allg}
Du meine Güte! {allg} aman yarabbim {allg}
durchschnittliche Güte {allg} standart kalite {allg}
ein Vorschlag zur Güte {allg} uzlaşma önerisi {allg}
ein Vorschlag zur Güte {allg} barış önerisi {allg}
eine gute Partie machen {allg} zengin biriyle evlenmek {allg}
eine gute Partie machen {allg} evlenmede çok şanslı olmak {allg}
eine gute Schulbildung erhalten {allg} iyi bir eğitim almak {allg}
eine gute Seele sein {allg} iyi bir insan olmak {allg}
Güte {f} mallar {i}
die Güte {f} iyi kalplilik {i}
die Güte {f} yardımseverlik {i}
die Güte {f} lütuf {i}
die Güte {f} insaniyet {i}
die Güte {f} sınıf {i}
die Güte {f} kaliteli olma {i}
die Güte {f} inayet {i}
die Güte {f} şefkat {i}
die Güte {f} kalite {i}
die Güte {pl} [Rel.]ihsan {ç}
die Güte {f} mürüvvet {i}
die Güte {f} iyilik {i}
die Güte {f} güzellik {i}
die gute Augen haben {v} gözleri iyi görmek {fi}
gute Aussichten haben {allg} gerçekleştirme ihtimali yüksek olmak {allg}
gute Bekannte {allg} dost {allg}
gute Besserung {allg} geçmiş olsun {allg}
gute Charaktereigenschaft {allg} fazilet {allg}
gute Charaktereigenschaft {allg} iyi huy {allg}
gute Dienste {pl} iyi hizmetler {ç}
die gute Dienste {pl} dostane girişim {ç}
die gute drei Stunden {allg} enaz üç saat {allg}
gute eine Woche {allg} enaz bir hafta {allg}
gute Freunde werden {allg} kaynaşmak {allg}
gute Führung {allg} iyi niyetlilik {allg}
Gute Geschäfte {allg} Hayırlı işler! {allg}
gute Gesellschaft {allg} seçkin bir tabaka {allg}
gute Investition {allg} iyi yatırım {allg}
gute Kenntnisse besitzen {allg} iyi anlamak {allg}
gute Kenntnisse besitzen {allg} bir şeyi iyi bilmek {allg}
gute Miene zum bösen Spiel machen {allg} razıymış gibi görünmek {allg}
gute Nachbarschaft {allg} iyi geçinme {allg}
gute Nachbarschaft {allg} iyi komşuluk {allg}
gute Nachricht {allg} müjde {allg}
gute nacht {allg} iyi geceler! {allg}
gute nacht {allg} iyi geceler {allg}
gute Reise {allg} iyi yolculuklar! {allg}
gute Sitte {f} iyi ahlak {i}
die gute Sitten {f} iyi gelenekler {i}
die gute Stimmung sein {allg} keyfi yerinde olmak {allg}
gute Stimmung sein {allg} havasında olmak {allg}
gute Vorbedeutung {allg} uğur {allg}
gute Vorbedeutung {allg} hayra alamet {allg}
gute Zähne haben {allg} sağlam dişlere sahip olmak {allg}
Handelsware mittlerer Art und Güte {allg} standart kaliteli ticaret malı {allg}
in Güte {allg} güzellikle {allg}
minderwertige Güte {allg} düşük kalite {allg}
nicht für Geld und gute Worte {allg} katiyen {allg}
nicht für Geld und gute Worte {allg} hiçbir suretle {allg}
nicht für Geld und gute Worte {allg} asla {allg}
seine gute Kinderstube vergessen {v} terbiyesini bozmak {fi}
von mittlerer Art und Güte {allg} orta tip ve kaliteli {allg}
wo Eulen und Käuze sich gute Nacht sagen {allg} in cin top oynuyor {allg}
wo Fuchs und Hase sich gute Nacht sagen {allg} kuş uçup kervan geçmez bir yer {allg}