DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
führen {v} davranmak {fi}
führen {v} hareket etmek {fi}
führen {v} [Pol.]yönetmek {fi}
führen {v} [Auto]sürmek {fi}
führen {itr} [Sp]önde olmak {itr}
führen {v} rehberlik etmek {v}
führen zu {v} dil kullanmak {v}
führen zu {v} dolaştırmak {v}
führen zu {v} getirmek {v}
führen zu {v} gezdirmek {v}
führen zu {v} götürmek {v}
führen zu {v} [mil.]harp etmek {v}
führen zu {v} hayat sürdürmek {v}
führen zu {v} idare etmek {v}
führen zu {v} ispat etmek {v}
führen zu {v} kaydetmek {v}
führen zu {v} komuta etmek {fi}
führen zu {v} kullanmak {fi}
führen zu {v} kumanda etmek {v}
führen zu {v} liderlik etmek {fi}
führen zu {v} mal satmak {v}
führen zu {v} muhasebe defteri tutmak {v}
führen zu {v} nakletmek {v}
führen zu {v} önde gitmek {fi}
führen zu {v} önde olmak {v}
führen zu {v} önderlik etmek {v}
führen zu {v} rehberlik etmek {fi}
führen zu {v} sevk etmek {v}
führen zu {v} sürmek {v}
führen zu {v} taşımak {v}
führen zu {v} tutmak {fi}
führen zu {v} yaşamak {v}
führen zu {v} yol göstermek {v}
führen zu {v} yönetmek {v}
führen zu {v} yürütmek {fi}
führend {adv} baştaki {adv}
führend {adv} ileri gelen {adv}
führend {a} öncü {a}
führend {a} önde gelen {a}
führend {a} önder {a}
führende Konsortialbank {allg} [Handel]yönetici konsorsiyum bankası {allg}
führende Rolle {allg} baş rol {allg}
führendes Haus {allg} önde gelen şirket {allg}
führendes Haus {allg} önder şirket {allg}
Indirekte Treffer
abwärts führen {allg} felakete sürüklemek {allg}
Altar führen {allg} [Rel.]dini nikah kıymak {allg}
Amt führen {allg} memuriyette bulunmak {allg}
Artikel führen {allg} malın olması {allg}
Artikel führen {allg} malı bulundurmak {allg}
auf Abwege führen {v} kötü yola düşürmek {fi}
Beschwerde führen {allg} [Jur.]dava açmak {allg}
Beweis führen {allg} [Jur.]delil göstermek {allg}
Beweis führen {allg} [Jur.]delil sunmak {allg}
Buch führen {v} muhasebe yapmak {fi}
Buch führen {v} [Handel]muhasebe defteri tutmak {fi}
Buch führen {v} defter tutmak {fi}
Buch führen über {allg} ...hakkında defter tutmak {allg}
buchen führen {allg} defter tutmak {allg}
das große Wort führen {allg} palavra sıkmak {allg}
das große Wort führen {allg} büyük söz söylemek {allg}
das große Wort führen {allg} büyük laf etmek {allg}
den Nachweis führen {allg} kanıtlamak {allg}
den Nachweis führen {allg} ispatlamak {allg}
den Nachweis führen {allg} ispat etme {allg}
den Vorsitz führen {allg} başkanlık etmek {allg}
die Korrespondenz führen {allg} yazışma yapmak {allg}
Eigenleben führen {allg} istediği gibi yaşamak {allg}
ein Amt führen {allg} bir makamı yönetmek {allg}
ein Doppelleben führen {allg} çifte hayat sürmek {allg}
ein Gespräch führen {allg} bir görüşme yapmak {allg}
ein Gespräch führen {allg} röportaj yapmak {allg}
ein Gespräch führen {allg} bir konuda görüşmek {allg}
ein glückliches Leben führen {allg} mutlu bir yaşam sürmek {allg}
ein Hundeleben führen {allg} sefalet çekmek {allg}
ein liederliches Leben führen {v} hovardalık etmek {fi}
ein lockeres Leben führen {allg} bohem hayatı sürdürmek {allg}
ein Prozess führen {allg} mahkemeye vermek {allg}
ein schwelgerisches Leben führen {allg} lüks hayat sürmek {allg}
ein Wohlleben führen {allg} lüks bir hayat sürmek {allg}
eine harte Sprache führen {allg} sert bir dil kullanmak {allg}
eine Mauer um den Garten führen {allg} bahçeyi duvarla çevirmek {allg}
einen Hund Gassi führen {allg} köpeği ihtiyacını karşılaması için dışarı çıkarmak {allg}
etwas im Schilde führen {allg} kurnazlık düşünmek {allg}
etwas im Schilde führen {allg} gizli bir niyeti olmak {allg}
Fahrzeug führen {allg} taşıt kullanmak {allg}
führen zu {v} önderlik etmek {v}
führen zu {v} [mil.]harp etmek {v}
führen zu {v} yürütmek {fi}
führen zu {v} mal satmak {v}
führen zu {v} dil kullanmak {v}
führen zu {v} taşımak {v}
führen zu {v} kaydetmek {v}
führen zu {v} götürmek {v}
führen zu {v} önde olmak {v}
führen zu {v} yönetmek {v}
führen zu {v} liderlik etmek {fi}
führen zu {v} sürmek {v}
führen zu {v} ispat etmek {v}
führen zu {v} önde gitmek {fi}
führen zu {v} gezdirmek {v}
führen zu {v} yol göstermek {v}
führen zu {v} kumanda etmek {v}
führen zu {v} sevk etmek {v}
führen zu {v} idare etmek {v}
führen zu {v} nakletmek {v}
führen zu {v} getirmek {v}
führen zu {v} yaşamak {v}
führen zu {v} kullanmak {fi}
führen zu {v} rehberlik etmek {fi}
führen zu {v} hayat sürdürmek {v}
führen zu {v} muhasebe defteri tutmak {v}
führen zu {v} dolaştırmak {v}
führen zu {v} tutmak {fi}
führen zu {v} komuta etmek {fi}
Geschäft führen {allg} yönetmek {allg}
Geschäft führen {allg} yürütmek {allg}
Geschäft führen {allg} idare etmek {allg}
Gespräch führen {allg} görüşmek {allg}