TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
etki {i} das Aufsehen {n}
etki {i} der Ausfluss {m}
etki {i} die Ausstrahlung {f}
etki {i} die Auswirkung {f}
etki {i} die Beeinflussung {f}
etki {i} der Effekt {m}
etki {i} der Eindruck {m}
etki {i} der Einfluss {m}
etki {i} die Einwirkung {f}
etki {i} der Erfolg {m}
etki {i} das Ergebnis {n}
etki {i} die Influenz {f}
etki {i} der Nachhall {m}
etki {i} [tek]die Tragweite {f}
etki {i} die Wirkung {f}
etki alanı {i} der Aktionsradius {m}
etki alanı {i} der Bannkreis {m}
etki alanı {i} der Einflussbereich {m}
etki alanı {i} die Einflussfläche {f}
etki alanı {i} die Sphäre {f}
etki alanı {i} der Wirkungsbereich {m}
etki alanı {i} das Wirkungsfeld {n}
etki alanı {i} der Wirkungskreis {m}
etki altına almak {v} behexen {v}
etki altında bırakma {i} die Berieselung {f}
etki altında bırakmak {v} berieseln {v}
etki altında bulundurmak {v} berieseln {v}
etki altında kalmadan {s} unbeeinflusst {adj}
etki altında kalmadan {s} unbefangen {adj}
etki altında kalmadan {s} vorurteilsfrei {adj}
etki altında kalmadan {s} vorurteilslos {adj}
etki altında kalmadan {s} zwanglos {adj}
etki altında kalmama {i} die Unbefangenheit {f}
etki altında kalmış {s} besessen {adj}
etki altında olmayan {s} natürlich {adj}
etki altında oy kullanan seçmen sürüsü {i} das Stimmvieh {n}
etki derecesi {i} der Wirkungsgrad {m}
etki derinliği {i} die Eindringsstiefe {f}
etki edilemeyen {s} unbeirrbar {adj}
etki etmek {v} affizieren {v}
etki etmek {fi} angreifen {v}
etki etmek {fi} anschlagen {v}
etki etmek {v} berühren {v}
etki etmek {fi} auswirken {v}
etki etmek {v} suggerieren {v}
etki göstermek {fi} auswirken {v}
etki gücü {i} die Wirkkraft {f}
etki gücü {i} die Wirkungskraft {f}
etki hızı {i} die Störungsgeschwindigkeit {f}
etki noktası {i} [fiz]der Angriffspunkt {m}
etki süresi {i} die Wirkungsdauer {f}
etki uyandırma {i} die Einflößung {f}
etki yapıcı {s} ausschlaggebend {adj}
etki yapmak {v} bestimmen {v}
etki yapmak {fi} auswirken {v}
etki yeri {i} die Eindringsstelle {f}
etki-tepki yasası {i} [fiz]das Wechselwirkungsgesetz {n}
etkileme {i} die Beeinflussung {f}
etkileme {i} die Behexung {f}
etkileme {i} der Charme {m}
etkileme {i} die Einflussnahme {f}
etkileme {i} die Manipulierung {f}
etkileme biçimi {i} die Wirkungsweise {f}
etkileme gücü {i} die Wirkkraft {f}
etkilemek {fi} angreifen {v}
etkilemek {fi} auswirken {v}
etkilemek {v} bannen {v}
etkilemek {fi} beeinflussen {v}
etkilemek {v} behaften {v}
etkilemek {v} berühren {v}
etkilemek {v} bezaubern {v}
etkilemek {v} bezirzen {v}
etkilemek {fi} einwirken {v}
etkilemek {v} ergreifen {v}
etkilemek {fi} hinreißen {v}
etkilemek {itr} imponieren {itr}
etkilemek {fi} in Mitleidenschaft ziehen {v}
etkilemek {fi} packen {v}
etkilemek {v} prägen {v}
etkilemek {itr} winken {itr}
Indirekte Treffer
bağlayıcı etki {i} die Bindungswirkung {f}
beklenmedik etki {allg} unerwartete Wirkung {allg}
birisine etki etmek {allg} auf jdn Eindruck machen {allg}
birisini etki altında bırakmak {v} überwältigen {v}
birlikte etki yapmak {fi} Zusammenwirken {v}
büyük etki bırakmak {fi} abstoßen {v}
çabuk etki {allg} schnelle Wirkung {allg}
caydırıcı etki {allg} abschreckende Wirkung {allg}
değersiz etki {i} die Randerscheinung {f}
derinlemesine etki {i} die Tiefenwirkung {f}
dolaylı etki {i} die Nachwirkung {f}
dünyaya dışarıdan etki eden hava veya su {fi} [yerb]exogen {v}
duygusal etki etmek {fi} angreifen {v}
en yüksek etki {i} die Spitzenwirkung {f}
etki alanı {i} der Wirkungskreis {m}
etki alanı {i} der Einflussbereich {m}
etki alanı {i} das Wirkungsfeld {n}
etki alanı {i} der Bannkreis {m}
etki alanı {i} der Wirkungsbereich {m}
etki alanı {i} die Sphäre {f}
etki alanı {i} der Aktionsradius {m}
etki alanı {i} die Einflussfläche {f}
etki altına almak {v} behexen {v}
etki altında bırakma {i} die Berieselung {f}
etki altında bırakmak {v} berieseln {v}
etki altında bulundurmak {v} berieseln {v}
etki altında kalmadan {s} zwanglos {adj}
etki altında kalmadan {s} vorurteilslos {adj}
etki altında kalmadan {s} vorurteilsfrei {adj}
etki altında kalmadan {s} unbefangen {adj}
etki altında kalmadan {s} unbeeinflusst {adj}
etki altında kalmama {i} die Unbefangenheit {f}
etki altında kalmış {s} besessen {adj}
etki altında olmayan {s} natürlich {adj}
etki altında oy kullanan seçmen sürüsü {i} das Stimmvieh {n}
etki derecesi {i} der Wirkungsgrad {m}
etki derinliği {i} die Eindringsstiefe {f}
etki edilemeyen {s} unbeirrbar {adj}
etki etmek {fi} angreifen {v}
etki etmek {v} suggerieren {v}
etki etmek {v} affizieren {v}
etki etmek {fi} auswirken {v}
etki etmek {v} berühren {v}
etki etmek {fi} anschlagen {v}
etki göstermek {fi} auswirken {v}
etki gücü {i} die Wirkungskraft {f}
etki gücü {i} die Wirkkraft {f}
etki hızı {i} die Störungsgeschwindigkeit {f}
etki noktası {i} [fiz]der Angriffspunkt {m}
etki süresi {i} die Wirkungsdauer {f}
etki uyandırma {i} die Einflößung {f}
etki yapıcı {s} ausschlaggebend {adj}
etki yapmak {fi} auswirken {v}
etki yapmak {v} bestimmen {v}
etki yeri {i} die Eindringsstelle {f}
etki-tepki yasası {i} [fiz]das Wechselwirkungsgesetz {n}
geçmişe etki {i} die Rückwirkung {f}
iyileştirici etki {i} die Heilwirkung {f}
karşı etki {i} die Rückwirkung {f}
karşı etki {i} der Antagonist {m}
kısa ve uzun etki eden insülin karışımı {i} das Mischinsulin {n}
kısıtlayıcı etki yapmak {allg} hemmend wirken {allg}
kötü etki {i} der Ausschlag {m}
manyetik etki yaratan {i} der Magnetiseur {m}
öldürücü etki {i} der Pesthauch {m}