DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
eben {a} arızasız {a}
eben {adv} aynen {adv}
eben {adv} aynı {adv}
eben {adv} az evvel {adv}
eben {adv} az önce {adv}
eben {adv} çabucak {adv}
eben {adv} çabuk {adv}
eben {adv} demin {adv}
eben {adv} demincek {adv}
eben {adj} dümdüz {s}
eben {adj} düz {s}
eben {adj} [mat]düzlemsel {s}
eben {adj} engebesiz {s}
eben {adv} gibi {adv}
eben {adv} güç bela {adv}
eben {adv} hemen hemen {adv}
eben {adv} hemencecik {adv}
eben {a} henüz {a}
eben {adj} her yeri aynı düzeyde {s}
eben {adv} işte {adv}
eben {adj} muntazam {s}
eben {adv} pekala {adv}
eben {adv} şimdi {adv}
eben {adv} şu anda {adv}
eben {adv} tam {adv}
eben {adv} tamamıyla {adv}
eben {adv} tıpkı {adv}
eben {adv} ucu ucuna {adv}
eben {adj} yassı {s}
eben {adj} yükselti ve çukuru olmayan {s}
eben {adv} zar zor {adv}
eben deswegen {allg} sırf bu yüzden {allg}
eben erst {allg} az evvel {allg}
eben erst {allg} daha demin {allg}
eben kam er {allg} tam o sırada geldi {allg}
die Ebenaazen {pl} [Bot.]abanozgiller {ç}
das Ebenbild {n} benzer {i}
das Ebenbild {n} hık demiş burnundan düşmüş {i}
das Ebenbild {n} model {i}
das Ebenbild {n} nüsha {i}
das Ebenbild {n} örnek {i}
das Ebenbild {n} portre {i}
das Ebenbild {n} resim {i}
das Ebenbild {n} son derece benzeyen kimse {i}
das Ebenbild {n} tam benzeri {i}
das Ebenbild {n} tasvir {i}
das Ebenbild {n} tıpkısı {i}
ebenbürtig {adj} aynı değerde {s}
ebenbürtig {adj} aynı düzeyde {s}
ebenbürtig {adj} aynı sosyal gruptan {s}
ebenbürtig {adj} aynı sosyal sınıftan {s}
ebenbürtig {adj} boy ölçüşebilecek durumda {s}
ebenbürtig {allg} dengi {allg}
ebenbürtig {adj} eşdeğerde {s}
ebenbürtig {allg} küffü {allg}
die Ebenbürtigkeit {f} aynı değerde olma {i}
die Ebenbürtigkeit {f} denklik {i}
die Ebenbürtigkeit {f} eşdeğerlilik {i}
die Ebenbürtigkeit {f} eşitlik {i}
die Ebenbürtigkeit {f} küfüv {i}
ebenda {adv} aynı yerde {adv}
ebenda {adv} işte orada {adv}
ebenda {adv} tam orada {adv}
ebendaher {konj} işte bu nedenden {bağ}
ebendaher {konj} işte bu sebepten {bağ}
ebendaher {konj} işte bu yüzden {bağ}
ebendaher {adv} işte oradan {adv}
ebendaher {adv} işte tam oradan {adv}
ebendahin {adv} işte oraya {adv}
ebendahin {adv} işte tam oraya {adv}
ebendarum {konj} asıl bu yüzden {bağ}
ebendarum {konj} işte bu sebepten {bağ}
ebender {Art.} adı geçen {tan.}
ebender {Art.} anılan {tan.}
ebender {Art.} sözü edilen {tan.}
ebenderselbe {Art.} adı geçen {tan.}
ebenderselbe {Art.} anılan {tan.}
ebenderselbe {Art.} sözü edilen {tan.}
ebendeshalb {konj} işte bu yüzden {bağ}
ebendeshalb {konj} tam bu yüzden {bağ}
Indirekte Treffer
dann eben nicht {allg} madem öyle! {allg}
eben deswegen {allg} sırf bu yüzden {allg}
eben erst {allg} daha demin {allg}
eben erst {allg} az evvel {allg}
eben kam er {allg} tam o sırada geldi {allg}
er war eben hier {allg} daha demin buradaydı {allg}
gerade eben {allg} tam bu sırada {allg}
gerade eben noch {allg} demincek {allg}
gerade eben noch {allg} az evvel {allg}
nicht eben {allg} pek öyle değil {allg}
noch eben {allg} ancak! {allg}