TürkischDeutsch 
Direkte Treffer
bulunmak {fi} abbleiben {v}
bulunmak {itr} begegnen {itr}
bulunmak {itr} bestehen {itr}
bulunmak {itr} figurieren {itr}
bulunmak {fi} haben {v}
bulunmak {fi} liegen {v}
bulunmak {itr} sein {itr}
bulunmak {fi} aufhalten {v}
bulunmak {fi} befinden {v}
bulunmak {fi} finden {v}
bulunmak {fi} treffen {v}
bulunmak {fi} zusammenfinden {v}
bulunmak {itr} stecken {itr}
bulunmak {itr} stehen {itr}
bulunmak {v} vertreten {v}
bulunmak {fi} vorkommen {v}
bulunmak {fi} vorlügen {v}
bulunmak {allg} zu haben sein {allg}
bulunmak {fi} zusammenkommen {v}
bulunmak {fi} Zusammentreffen {v}
Indirekte Treffer
açık bulunmak {fi} offen stehen {v}
açıklamada bulunmak {fi} verantworten {v}
açıklamada bulunmak {fi} abgeben {v}
aile bütçesine katkıda bulunmak {fi} mitverdienen {v}
alevler içinde bulunmak {allg} in Flammen stehen {allg}
aleyhinde bulunmak {fi} anfeinden {v}
ani harekette bulunmak {itr} zucken {itr}
arsa payını aşarak tecavüzde bulunmak {fi} [mim]überbauen {v}
artırmada bulunmak {itr} steigern {itr}
asılı bulunmak {itr} hängen {itr}
asılı bulunmak {adv} hangen {adv}
aşırı ve aykırı talepte bulunmak {fi} anmaßen {v}
askıda bulunmak {allg} in der Schwebe sein {allg}
atıfta bulunmak {fi} verweisen {v}
ayak altında bulunmak {fi} herumstehen {v}
bağışta bulunmak {v} spenden {v}
bağışta bulunmak {v} gesegnetes Handeln {v}
bağışta bulunmak {v} dotieren {v}
başında bulunmak {fi} anführen {v}
başkası için ricada bulunmak {itr} fürbitten {itr}
başvuruda bulunmak {itr} petitionieren {itr}
başvuruda bulunmak {fi} Antrag stellen {v}
belirli bir oranda bulunmak {fi} verhalten {v}
bildirimde bulunmak {fi} durchsagen {v}
bilgi alışverişinde bulunmak {itr} briefen {itr}
bir açıklamada bulunmak {allg} eine Erklärung abgeben {allg}
bir arada bulunmak {allg} beieinander sein {allg}
bir girişimde bulunmak {allg} eine Existenz gründen {allg}
bir işe başvuruda bulunmak {allg} Stelle bewerben {allg}
bir kanuna aykırı harekette bulunmak {allg} gegen ein Gesetz verstoßen {allg}
bir öneride bulunmak {allg} einen Antrag stellen {allg}
bir şey ile çelişki içinde bulunmak {allg} im Widerspruch zu etw stehen {allg}
bir şey yapma cüretinde bulunmak {allg} vermessen etw zu tun {allg}
bir şeyden uzak bulunmak {allg} einer Sache entrückt sein {allg}
bir şeye hizmette bulunmak {allg} verdient machen {allg}
bir şeyi yapma küstahlığında bulunmak {fi} erfrechen {v}
bir şeyin arkasında bulunmak {allg} einer Sache nachstehen {allg}
bir teklifte bulunmak {allg} einen Antrag stellen {allg}
bir yerde bulunmak {fi} einfinden {v}
bir yerde hazır bulunmak {fi} einfinden {v}
birbirinden uzakta bulunmak {fi} auseinander liegen {v}
birine birisi için ricada bulunmak {allg} ein gutes Wort für jemanden einlegen {allg}
birine birisi için ricada bulunmak {allg} ins Zeug legen {allg}
birisine bir şey için yardımda bulunmak {allg} zu etw verhelfen {allg}
birisine etkide bulunmak {allg} suggerieren {allg}
birisine yardımda bulunmak {allg} behilflich sein {allg}
birisine yardımda bulunmak {allg} nachhelfen {allg}
birisinin emri altında bulunmak {allg} zu Gebote stehen {allg}
birisiyle iyi ilişkide bulunmak {allg} Umgang mit jdm pflegen {allg}
bitişiğinde bulunmak {fi} dabeiliegen {v}
borcu bulunmak {v} schulden {v}
boş bulunmak {v} aufdröseln {v}
büyük tehlikede bulunmak {allg} wie auf einem Pulverfass sitzen {allg}
çalışma yaşamında bulunmak {allg} im Erwerbsleben stehen {allg}
cinsel birleşmede bulunmak {itr} kopulieren {itr}
cinsel ilişkide bulunmak {itr} bocken {itr}
cinsel ilişkide bulunmak {v} beficken {v}
cinsel ilişkide bulunmak {fi} pimpern {v}
cinsel ilişkide bulunmak {fi} beiwohnen {v}
cinsel ilişkide bulunmak {fi} vögeln {v}