DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
brechen {v} aldatmak {v}
brechen {itr} aniden önüne çıkmak {itr}
brechen {itr} artık görüşmemek {itr}
brechen {itr} ayrılmak {itr}
brechen {v} bozmak {fi}
brechen {v} çiğnemek {fi}
brechen {itr} çöküp kalmak {itr}
brechen {v} demetlemek {v}
brechen {itr} donuklaşmak {itr}
brechen {v} [mil.]düşmanı yenmek {v}
brechen {v} ihanet etmek {v}
brechen {v} ihlal etmek {fi}
brechen {v} ikiye bölmek {v}
brechen {itr} ilişiğini kesmek {itr}
brechen {v} kağıt katlamak {v}
brechen {itr} kırılmak {itr}
brechen {v} kırmak {v}
brechen {itr} kopmak {itr}
brechen {v} kusmak {v}
brechen {v} parçalamak {v}
brechen {itr} parçalanmak {itr}
brechen {v} renk açmak {v}
brechen {v} [Berg]taşocağından taş çıkarmak {v}
brechen {v} verilen sözleri tutmamak {v}
brechen {v} yasalara aykırı hareketlerde bulunmak {v}
brechen {itr} yığılıp kalmak {itr}
brechen {itr} yolunu kesmek {itr}
brechen {v} yönünü saptırmak {v}
brechen {v} [mil.]zafer kazanmak {v}
brechen {allg} çarparak dönmek {allg}
brechen {allg} çatlamak {allg}
brechen {allg} ikiye bölünmek {allg}
brechen {allg} kırılmak {allg}
brechen {allg} kolunu kırmak {allg}
Indirekte Treffer
auf Biegen oder Brechen {allg} herşeye rağmen {allg}
auf Biegen oder Brechen {allg} bütün zorluklara rağmen {allg}
auseinander brechen {v} parçalamak {fi}
auseinander brechen {itr} ikiye bölünmek {itr}
auseinander brechen {itr} ikiye ayrılmak {itr}
auseinander brechen {v} parçalara ayırmak {fi}
auseinander brechen {v} bölük pörçük etmek {fi}
auseinander brechen {itr} parçalanmak {itr}
Bahn brechen {allg} kendine yol açmak {allg}
Blockade brechen {allg} ablukayı yarmak {allg}
das Brechen des Fastens {allg} [Rel.]iftar {allg}
das Genick brechen {allg} hayatını mahvetmek {allg}
das Genick brechen {allg} boynunu kırmak {allg}
das Herz brechen {allg} birisinin kalbini kırmak {allg}
das Rückgrat brechen {allg} birisini mahvetmek {allg}
das Rückgrat brechen {allg} belkemiğini kırmak {allg}
den Streik brechen {allg} grev kırmak {allg}
den Streik brechen {allg} grev kırıcılığı yapmak {allg}
die Ehe brechen {v} zina yapmak {fi}
die Ehe brechen {v} eşini aldatmak {fi}
die Treue brechen {allg} sadakati bozmak {allg}
die Treue brechen {allg} bağlılığı kırmak {allg}
jemandem das Rückgrat brechen {allg} birinin hayatını söndürmek {allg}
jemandem das Rückgrat brechen {allg} birini mahvetmek {allg}
Rekord brechen {allg} rekor kırmak {allg}
sein Versprechen brechen {v} sözünü tutmamak {fi}
seinen Eid brechen {allg} yemini bozmak {allg}