DeutschTürkisch 
Direkte Treffer
die Bahn {f} aletlerin çalışır tarafı {i}
die Bahn {f} çığır {i}
die Bahn {f} demiryol {i}
die Bahn {f} demiryolu {i}
die Bahn {f} devir {i}
die Bahn {f} güzergah {i}
die Bahn {f} hat {i}
die Bahn {f} iz {i}
die Bahn {f} kumaş eni {i}
die Bahn {f} kumaş genişliği {i}
die Bahn {f} pano {i}
die Bahn {f} parkur {i}
die Bahn {f} pist {i}
die Bahn {f} [Naut.]rota {i}
die Bahn {f} seyir {i}
die Bahn {f} tren {i}
die Bahn {f} yol {i}
die Bahn {f} [Astr.]yörünge {i}
Bahn brechen {allg} kendine yol açmak {allg}
Bahn wirken {allg} [Verk.]açmak {allg}
Bahn wirken {allg} [Verk.]neden olmak {allg}
Bahn wirken {allg} [Verk.]sebep olmak {allg}
der Bahnanschluss {m} [Eisenb.]bağlantı hattı {i}
der Bahnanschluss {m} demiryolu bağlantısı {i}
der Bahnanschluss {m} [Eisenb.]ulaşım hattı {i}
der Bahnarbeiter {m} [Eisenb.]demiryolu işçisi {i}
der Bahnarbeiter {m} hat işçisi {i}
der Bahnaufseher {m} [Eisenb.]demiryolu hat bekçisi {i}
der Bahnbau {m} [Eisenb.]demiryolu inşaatı {i}
die Bahnbeförderung {f} demiryolu ile taşıma {i}
bahnbrechend {adj} çığır açan {s}
bahnbrechend {adj} devir açan {s}
bahnbrechend {adj} önderlik eden {s}
bahnbrechend {adj} yol gösteren {s}
bahnbrechend sein {v} çığır açmak {fi}
der Bahnbrecher {m} çığır açan {i}
der Bahnbrecher {m} [Verk.]kazıcı makine {i}
die Bahnbrecherin {f} çığır açan {i}
der Bahnbrief {m} demiryolu taşıma belgesi {i}
die Bahnbrücke {f} [Eisenb.]demiryolu köprüsü {i}
der Bahndamm {m} [Eisenb.]demiryolu seddi {i}
der Bahndurchmesser {m} [Verk.]çapı {i}
die Bahnebene {f} [Verk.]sathi {i}
die Bahnebene {f} [Verk.]yolun yüzeyi {i}
bahnen {v} [Verk.]açmak {v}
bahnen {v} [Verk.]yolu düzeltmek {v}
die Bahnfahrt {f} tren yolculuğu {i}
die Bahnfahrt {f} trenle yolculuk {i}
die Bahnfracht {f} hamule {i}
die Bahnfracht {f} tren yükü {i}
bahnfrei {a} hamulesi ödenmiş {a}
das Bahngut {n} hamule {i}
das Bahngut {n} tren yükü {i}
der Bahnhammer {m} düz çekiç {i}
der Bahnhof {m} [Eisenb.]gar {i}
der Bahnhof {m} [Eisenb.]istasyon {i}
der Bahnhof {m} [Eisenb.]tren garı {i}
der Bahnhof {m} [Eisenb.]tren istasyonu {i}
die Bahnhofshalle {f} [Eisenb.]tren istasyonu salonu {i}
der Bahnhofsvorsteher {m} [Eisenb.]gar şefi {i}
der Bahnhofsvorsteher {m} [Eisenb.]istasyon şefi {i}
die Bahnhofsvorsteherin {f} istasyon şefi {i}
die Bahnhofswache {f} [Eisenb.]gar karakolu {i}
die Bahnhofswache {f} [Eisenb.]istasyon karakolu {i}
die Bahnhofswirtschaft {f} [Eisenb.]istasyon restoranı {i}
der Bahnhofvorstand {m} istasyon şefi {i}
der Bahnknotenpunkt {m} [Eisenb.]demiryolu hat bağlantı noktası {i}
der Bahnknotenpunkt {m} [Eisenb.]demiryolu kavşağı {i}
der Bahnkörper {m} [Eisenb.]demiryolu {i}
der Bahnkörper {m} [Eisenb.]demiryolu hattı {i}
der Bahnkörper {m} [Eisenb.]demiryolu şebekesi {i}
die Bahnkosten {pl} demiryoluyla taşıma maliyeti {ç}
die Bahnkreuzung {f} [Eisenb.]demiryolu kavşağı {i}
das Bahnlagergeld {n} gar depolama ücreti {i}
das Bahnlagergeld {n} istasyon depolama ücreti {i}
bahnlagernd {a} gar deposunda {a}
bahnlagernd {adj} garda teslim {s}
bahnlagernd {a} gardan alınmak üzere {a}
bahnlagernd {a} istasyon deposunda {a}
bahnlagernd {adj} istasyondan alınmak üzere {s}
Indirekte Treffer
auf die schiefe Bahn kommen {allg} kötü yola düşmek {allg}
auf die schiefe Bahn kommen {allg} kötü yola sapmak {allg}
aus der Bahn werfen {allg} dikkatini dağıtmak {allg}
Bahn brechen {allg} kendine yol açmak {allg}
Bahn wirken {allg} [Verk.]neden olmak {allg}
Bahn wirken {allg} [Verk.]açmak {allg}
Bahn wirken {allg} [Verk.]sebep olmak {allg}
Beförderung per Bahn {allg} demiryolu ile taşıma {allg}
Deutsche Bahn AG {allg} [Verk.]Alman Demiryolları şirketi {allg}
frei Bahn {allg} vagonda teslim {allg}
frei Bahn {allg} [Handel]trende teslim {allg}
freie Bahn haben {allg} meydanı boş bulmak {allg}
Gütertransport per Bahn {allg} demiryolu ile mal taşıma {allg}
Gütertransport per Bahn {allg} demiryolu ile eşya taşıma {allg}
mit der Bahn {a} trenle {a}
mit der Bahn {a} demiryolu ile {a}
mit der Bahn befördern {allg} demiryolu ile taşımak {allg}
mit der Bahn fahren {v} trenle gitmek {fi}
mit der Bahn reisen {allg} trenle yolculuk yapmak {allg}
mit der U -Bahn fahren {allg} metroyla gitmek {allg}
per Bahn {allg} [Eisenb.]trenle {allg}
per Bahn {allg} demiryolu ile {allg}
S-Bahn {f} metro {i}
die S-Bahn "Schnellbahn" {f} hızlı tren {i}
die S-Bahn "Stadtbahn" {f} hızlı tren {i}
die U-Bahn {f} yeraltı treni {i}
die U-Bahn {f} metro {i}